Ana içeriğe atla

YAŞAM KOMANDOSU OLMAK.



YAŞAM KOMANDOSU OLMAK.

Sevgili dostlar,

Askeri sınıflar içinde en seçkinlerinden bir tanesi komandolardır. Zaten bu sebeple "Özel Kuvvetler" denir yani özeldirler.

Özel olmalarının sebebi normal askerlerin dayanamayacağı ve teslim olmaya zorlanacağı şartların komandoların doğal ortamları olmasıdır.

Komandolar en zor şartlarda,aç,susuz ve cephanesiz bile olsalar önce o şartlara uyum sağlamaya daha sonra da bu zorlu şartların üstesinden gelerek hedeflerine ulaşmaya yönelik eğitilirler.

Her yanları düşmanla çevrilen normal bir askeri birlik imha edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirken, komandolar böyle bir durumda düşmana "durun daha yeni başladık" derler.

Kısacası komando her türlü zorlu şart ve durumda hedefine ulaşabilecek türden bir askerdir.

İşte değerli dostum yaşamda kendine koyduğun hedefler doğrultusunda ilerlerken, kafa yapının da gerçek bir komandonun düşünce tarzına benzemesi lazımdır.

Yaşamda karşılaştığın her durumda önce o duruma uyum sağlamayı sonrada üstesinden gelmeyi amaçlayacaksın.

Yani bir yaşam komandosu olacaksın.

Ama tabi bu "iyi o zaman hocam, hadi bende komando olayım" şeklinde gerçekleşmez.

Bedenen ve zihnen kendini eğitmen ve komando olmayı hak etmen gerekir.

Komando üniforması ve beresi takmakla komando olunmaz.

Zorlu eğitimlerden geçip, güçlüklerin alevinde çelikleşmen gerekir.

Bir komando önce bedenini hazırlar.

Yediklerine dikkat eder.

Vücudunu yağlı ve şekerli şeylerle doldurmaz.

Gerekirse oruç tutarak ve diyet yaparak kendini hem açlığa alıştırır, hem de sağlık kazanır.

Bir öğünü kaçırdığı zaman başı dönmeye başlayan adamdan ve kadından yaşam komandosu olmaz.

Bir yaşam komandosu için spor ve hareketli olmak bir yaşam biçimidir.

Türlü sporlarla fiziksel olarak kendini güçlendirir, hatta bir savunma sporunu da düzenli yaparak mücadeleci yanını geliştirir.

Komando için sadece bedensel hazırlıklar yetmez.

Zihinsel ve psikolojik olarak da güçlü olmalıdır.

Boşa zaman harcamaz, sürekli öğrenir. Okur,izler,dinler ve düşünür.

Bilgi bakımından kendisini sürekli geliştirir.

Psikolojik olarak da güçlüdür.

Öncelikle sağlam bir inancı vardır. İnancı sağlam olduğu için korku ve stresten fazla etkilenmez.

Kendisini odaklayacak her türlü psikolojik tekniği de öğrenir ve uygular.

Komando başarılı olmak için uygun şartları beklemez ve zorluklardan şikayetçi olmaz.

Kendini zor şartlara önceden hazırladığı için her tür durumda ne yapması gerektiğini bilir.

Başaranın yolunun zevk ve rahatlıktan değil, acı ve sıkıntıdan geçtiğini anlaşmıştır.

Kısacası bir yaşam komandosu üzerinde üniforması ve kafasında beresi olmasa da kafa yapısı olarak gerçek komandolardan farklı değildir.

Toparlarsam sevgili dostum,

Başarı ve güzellikler istiyorsan.

Fiziksel ve zihinsel sağlam bir duruşun olmalı .

Oturduğun yerde tembellik yaparak güzelliklere ulaşamazsın.

O yüzden bu yazıyı okuduktan sonra köşene çekil ve bir "Yaşam Komandosu" olmak yolunda ilk adımını at.

Önce inancını belirle.

Yapmak istediklerini NEDEN yapmak istiyorsun ?

Seni yaratan senden NE istiyor ?

Bu inancın sağlam olursa gitmen gereken liman yani yaratılış amacın netleşir.

Hedefin netleştikten sonra hazırlanmaya başla.

Kendine bir beslenme,spor ve eğitim programı hazırla.

Aynen bir komando gibi kendini kampa sok.

Gün içinde boş duracağın bir an bile olmasın. Dinlenmenin bile programında bir yeri ve amacı olsun.

Spor yapmak ve bir şeyler öğrenmek gerçekten isteyen için çok zor değil.

Bugün bu yazıyı okuyabiliyorsan Internete ulaşabiliyorsun demektir.

Dünyanın ve ülkenin beslenme,spor ve eğitim alanındaki uzmanları Internet üzerinde sana bildiklerini bedava aktarıyorlar.

Araştır ve ihtiyacın olan bilgileri edin.

Bilgilerini edindikten sonra programını oluştur.

Tüm etrafına bir "Yaşam Komandosu" olacağını ilan et.

Bundan sonra başka bir şekilde yaşayacağını da söyle.

Bunu yaparsan kararlarından cayman zorlaşır.

En önemlisi harekete geç ve sebat et.

Eylem çok önemlidir.

Korkma, eğer ilk adımdaki inancın sağlam, nedenlerin önemli  ve  hedeflerin dünyaya, insanlara ve kendine faydalıysa Allah sana yardım edecektir.

Yapacakların için gereken gücü inşallah bulacak ve sana daha önceden açılmayan kapıların açıldığını göreceksin.

Yapamayacağını hissettiğin ve moralinin bozulduğunu düşündüğün zamanlardaysa You Tube'a "komando andı" yaz ve dinle.

Onlar yapabiliyorsa sende yapabilirsin.

Komando Andı

Baş döndüren yerlere
Engel tanımaz aşarız
Yüce engin dağları
El verir uzanırız mor siyah bulutlara
Ben Türk Komandosuyum
Düşmanı çelik pençemle ezerim
Her yerde ben varım
Havada, karada, denizde, çölde
Çatakta ve batakta
Her zaman ve her yerde
Hazır
Daima hazır
Kim; Komando
Kim: Komando
Kim: Komando
Olamazsın
Hey.
Olamazsın
Hey
Komando !
Allah!


Faydalı hedefler doğrultusunda yenilgi ve bezginlik kabul etmeyen bir Yaşam Komandosu olabilmen umuduyla.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru







































Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ

  TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ sevgili dostlar, geçenlerde düşündüm. bazı insanlar vardır, telefon firması daha yeni modelin tanıtım videosunu yayınlarken kredi kartını çıkarmaya başlar. kamera artık geceleri ayın üzerindeki kraterleri de çekiyormuş. işlemci yüzde 14 daha hızlıymış. telefonun köşeleri geçen senekinden 0,7 milimetre daha yuvarlakmış. arkadaşımız hemen heyecanlanır: “abi bu başka olmuş.” bir başka insanın elinde ise dört senelik telefon vardır. ekranında ufak bir çizik. pil eskisi kadar iyi değil. kamerası yeni modeller kadar şahane değil. sorarsınız: “telefonu değiştirmeyi düşünmüyor musun?” cevap: “niye değiştireyim? çalışıyor.” işte bu “çalışıyor” kelimesi benim ilgimi çekti. çünkü mesele her zaman para değil. parası olduğu halde telefonunu yıllarca kullanan insanlar da var. ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak biraz araştırdım. meğer telefonunu sık değiştirmeyen insanların davranışının arkasında oldukça ilginç psikolojik sebepler olabiliyo...