Ana içeriğe atla

Kayıtlar

FAKİR OLMANIN FAYDALARI

FAKİR OLMANIN FAYDALARI Sevgili dostlar, Son zamanlarda Amerika ve Almanya'da bir telaş ve feryat her tarafta görülmekte.  Yok fakir kalacaklarmış, yok paraları pula dönmüş. Amerikalı ve Alman arkadaşlarım her gün Whatsapp üstünden beni arayıp "ne yapacağız hocam" diye beni gecenin üçünde yataklardan kaldırıyor. Onlara hep aynı şeyi söylüyorum. "Öncelikle fakirlik ve zenginlik tamamen algılara dayalıdır. Neye göre fakirsin ve kime göre zenginsin değil mi efendim ? " diyorum "Çok da şey etmemek lazımdır" diye de ekliyorum Sonra başlıyorum fakirliğin faydalarını anlatmaya.  Bir süre konuştuktan sonra "Yes Jedi Master, you are probably right" diyerek bana teşekkür ediyorlar. Bugün sizinle Amerika veya Almanya gibi zor durumdaki ülkelerde yaşayan arkadaşlarınız varsa kullanabileceğiniz bir kaç bilgiyi sizinle paylaşacağım. Amme hizmeti olsun gariplere. Aynen şu aşağıda yazacaklarımı onlara tekrarlayın. FAYDA 1   Kişisel Gelişim İmkanları Şimdi do
En son yayınlar

PARA PSİKOLOJİSİ

  PARA PSİKOLOJİSİ Sevgili dostlar, Baştan söyleyeyim paradan hiç anlamam çünkü paradan anlayacak kadar param hiç olmadı. Parası çok insanla tanıştım, dersler verdim ama onların para büyüsünden de bana hiç bulaşmadı ve para pozitif olamadım. Matematiğim de beş ila dördün toplamı eşittir yedi seviyesinde. O sebeple benim yazımdan yatırım tavsiyesi alacak kişiye budalalık Nobel ödülü verilmesi için Nobel komitesine başvuruyu bizzat ben onun yerine yaparım. Sadece naçizane insan psikolojisinden azucuk anladığını zanneden birisi olarak herkesin dolar ve faiz üzerine kelamlar ettiği şu ortamda benim neyin eksik dedim.  Mesele bu. Çünkü herkes sanki bilirmişim gibi parayı dolarlasak da mı saklasak yoksa faizlesek de mi saklasak diye bana soruyor.  Neyse bir iki saçmalayayım bakalım ne olacak. Şimdi efendim dünyada iki büyük psikolojik etmen vardır bu işlerde. Arz ve Talep. Yani bir şeyin değer algısı yüksekse ona talep çok olur ve değeri artar. Bir şeyin değer algısı düşükse ona talep az olu

GÖZLÜKLER VE ALGI YÖNETİMİ.

  GÖZLÜKLER VE ALGI YÖNETİMİ. Sevgili dostlar, Algı Yönetiminde temel kurallardan biri dışarıya karşı gösterdiğimiz imajın psikolojik ikna silahı olarak kullanılmasıdır. Ancak bu her iki yöne işleyen bir testere gibidir. Karşınızdaki insanın bilinçli olarak ne giyip kuşandığına, neleri takıp takıştırdığına dikkat kesilir ve nereye bakacağınızı bilirseniz müthiş bir avantaj kazanırsınız. Kendinizde kişisel aksesuarlarınızı akıllıca kullanırsanız elinde taş sopadan başka bir şey bulunmayan orman yerlilerinin üstüne makineli tüfekle giden İngiliz sömürge ordusu gibi güçlü guvvatlı olursunuz. Şimdi size ailenizin Algı Yönetimi uzmanı olarak kişisel imajın sadece gözlükle alakalı durumlarından bir kaç tiyo vereceğim.  Buyrun güzel güzel okuyun hiç bir işinize yaramasa şu sıkıntılı günlerde size biraz eğlence olur. Gözlük deyip geçme çünkü önemli meseledir vesselam.  Efenim yapılan bir bilimsel çalışmada gözlüklü insanların ortalamanın üstünde zeki ve akıllı olarak algılandığı ortaya çıkmışt

DOĞUM SIRASINA GÖRE İKNA

DOĞUM SIRASINA GÖRE İKNA. Sevgili dostum, İnsanları ikna etmek Algı Yönetiminde kullanılan psikolojik bir süreçtir ve karşındaki insanın doğum sıralaması ikna psikolojisine büyük etki eder. Eğer ikna etmek istediğin kişinin kaçıncı çocuk olduğunu biliyorsan tavuk kümesine girmiş tilki gibi sevinebilirsin çünkü elinde büyük bir koz vardır demektir. Hadi bugün iyi bir günümdeyim sana bir kaç tiyo vereyim belki pazarda altın haline dönüşmüş sebze meyve için pazarlık yaparken kullanırsın. İLK ÇOCUK İlk çocuklar üzerlerinde aşırı ihtimam ve disiplin gösterildiği için zamanla mükemmeliyetçi olurlar.  Herkesin güvendiği, önemli bir iş olduğu zaman çağırdığı tam bir görev insanı haline dönüşürler. Başarılı siyasetçi ve iş insanlarının genelde ilk çocuk olması pek de tesadüf değildir.  İlk çocuklar genelde aynı anda yüz tane iş yapmaya çalışırlar ve sorumlulukları çok bile olsa yenilerini kabul etmeleri zor olmaz. Bu sebeple ona "bunu ancak senin gibi biri yapabilir" türü cümleler kur

SATIŞLARDA KULLANILAN 10 İKNA TEKNİĞİ.

  SATIŞLARDA KULLANILAN 10 İKNA TEKNİĞİ. Sevgili dostlar, Zorlu piyasa şartlarında satış yapmanız gereken bir mesleğiniz varsa veya alış veriş yaparken kötü niyetli bir satışçının taktiklerinden korunmak istiyorsanız kullanılan Algı Yönetimi ve İkna tekniklerini bilmenizde fayda var.  Sizinle tam on adet basit ve etkili teknik paylaşacağım.  Teknik 1 : Ödüllendirme etkisi "Bugün satın alırsanız yüzde on beş indirim alabilirsiniz"  (Satın alma eylemi indirim ödülüyle desteklenir ama ödül sadece o gün geçerlidir) Teknik 2 : Cezalandırma etkisi "Bugün saat 18.00'e kadar sipariş vermediğiniz takdirde yüzde on beş indirim fırsatını kaybedeceksiniz" Teknik 3 : Gizli Bilgi  Avantajı etkisi. "Ben sizin yerinizde olsam bugün bu ürünü alırım çünkü firmamız kasada özel bir indirim çeki verecek ama sadece özel müşterilere haber verildi. Sizi sevdiğim için bu özel bilgiyi sizinle paylaşıyorum. Karar sizin"   Teknik 4 : Gizli bilgi korkusu etkisi. "Benden duymu

ZEKA VE YALNIZLIK

  ZEKA VE YALNIZLIK Sevgili dostlar, Şu aralar Arthur Shopenhauer üstadın "Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar" kitabını okuyorum ya da okumaya çalışıyorum diyelim. Çünkü üstat öyle bir yazmış ve öyle net tespitlerde bulunmuş ki cümlelerin altını çizmekten kalemler tükendi ve kitap çocuk boyama kitabına döndü. Beni en etkileyen fikirlerinden bir tanesi de şu. Üstat diyor ki. İnsanın mutluluğun iki düşmanı vardır. Acı ve Can sıkıntısı. Bunlardan bir tanesinden kurtulup diğerinin pençesine düşeriz. Örneğin karnımız acıkır ve açlık acısı çekeriz sonra yemek yer doyarız fakat karnımız doyunca şimdi ne yapsam acaba diye düşünmeye başlarız. Paramız yokken acı çekeriz ama paramız olduğu zaman canımız sıkılmaya başlar ve  hayatım çok monotonlaştı deriz. Shopenhauer diyor ki. Zeka seviyesi bu denklemde büyük rol oynar. Öncelikle zeka seviyesi vasat insanlar acılarla daha kolay mücadele ederler çünkü zihinleri duyarsızdır.  Hemen dibinde kadının birinin dövüldüğüne şahit olan vasat bir

ZİHİN NOTLARI

ZİHİN NOTLARI. Sevgili dostum, Bütün problemlerin zihnini ve içinden geçen türlü düşünceleri kendin zannetmenden kaynaklı Mutsuzluğun ve mutluluğun dışındaki olaylardan değil o olaylar hakkındaki düşüncelerinden oluşmakta. Geçmiş ve geleceği düşünmekten o kadar acı çekiyorsun ki şu anda yaşadığın hiç bir mutluluğu fark edemiyorsun. Anlamıyorsun ki hem geçmiş hem de gelecek zihninde oluşan ve aslında var olmayan düşüncelerden ibaret. Tüm yaşamını hatta evreni kendinin kontrol edebileceğini hatta aynen bir Tanrı gibi kontrol ettiğini düşünüyorsun. Bu sadece zihninin sana yaşattığı bir hayal ve illüzyon. Tüm yaşamını kontrol edebileceğini zannettiğin için aynı anda yüz tane işi yapmaya çabalıyorsun ve aynen koca bir gökdeleni itmeye çalışan karınca gibisin.  Acı çekiyorsun çünkü karınca olduğunu kabul etmek istemiyorsun. Kafandaki düşünceler bir engizisyon işkencecisi gibi ruhunu sürekli kamçılıyor ve çiviler çakıyor ama sen işkencecine aşık olmuşsun onları bir türlü bırakamıyorsun. Egon