Ana içeriğe atla

KORUNMANIZ GEREKEN 20 MANİPÜLASYON TEKNİĞİ



Sevgili dostlar,

Hayatınız boyunca türlü odaklar tarafından sürekli yönlendirilirsiniz. Kötü niyetli yönlendirme tekniklerinin gücü gizliliklerinde yatar. Size karşı yapılan bir manipülasyon girişimini fark ettiğiniz anda üzerinizdeki gücü kaybolur.

Bu yazımda insanları yönlendirme ve manipüle etme amaçlı olarak kullanılan 20 manipülasyon tekniğini farkındalığınızı arttırmak amacıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım faydası dokunur.

1) Yalan : "Askerdeyken piyade erdim ama herkes benden korkardı. Bir gün Albayın odasının kapısına tekmeyi vurdum girdim ve nedir bu yemeklerin hali dedim"

2) Eksik anlatım : Direksiyon başında telefonla konuşurken önündeki yayayı görmeyen ve aniden fren yapmak zorunda kaldığı için arkasındaki araba tarafından çarpılan adam "Yolda gidiyordum bir anda önüme yaşlı bir adam atladı ona çarpmayayım derken arkamdaki salak herif bana çarptı. Durup dururken masraf çıkardılar bana"

3) Duygusal dengesizlik üretmek: "İşten eve geldiğim zaman eşim beni bir gün prenses gibi tatlı şekilde karşılıyor ama ertesi gün hiç sebep yokken tam bir cadı oluyor. Ne yapacağımı ben de bilemiyorum bu sebeple kızmasın diye her dediğini kabul ediyorum"

4) Sevgi bombası kullanmak :  "Dün bir derneğin toplantısına arkadaşım tarafından götürüldüm. Garip fikirleri var ama beni öyle büyük bir sevinçle karşıladılar ve o kadar el üstünde tuttular ki ister istemez sempati duydum. Hatta toplantı sonunda bağış topladılar, normalde adetim olmamasına rağmen çıkardım yüz lira verdim. Neden böyle yaptım anlamadım"

5) Cezalandırmak : "İş yerinde beraber çalıştığım arkadaşım çok garip bir insan. Normalde çok neşeli birisi ama ne zaman izin kullanmak istesem bana bağırmaya başlıyor veya hafta boyunca selamı sabahı kesip ağzını bıçak açmıyor. Herhalde, izin aldığım için çok üzülüyor olmalı"

6) İnkar: "Bardağı ben düşürmedim o zaten masanın kenarında duruyormuş, kendi kendine düştü zaten yer çekimi diye bir şey var değil mi ? "

7) Gerçeği Döndürmek: "Geçen hafta yolda yürürken bizim mahalledeki büfe gözüme çarptı,şöyle bir baktım bu kesin iflas eder dedim. Bugün baktım boşaltmışlar kapısında kiralık yazıyor. Bazen kendi ileri görüşümden ürküyorum"

8) Ufaltma : " Onların kavga etmesinden ben sorumlu değilim, hem ben ne demişim ki, hiç bir şey söylemedim zaten söylemişsem bile onların iyiliği için söylemişimdir"

9) Kurbanı oynama :  "Yıllarca emek verdim sırf tazminatımı vermeden işten çıkarmak için kasadan para aldı dediler, tamam aldım ama hemen ertesi gün yerine koyacaktım zaten"

10) Kurbanı suçlama : "İşçilere kullanmaları için her türlü korunma malzemesini aldık ama giymemişler kardeşim. İşte kaza oldu ağır şekilde yaralandılar. Şimdi benim işveren olarak ne suçum var tabii ki tazminat falan vermeyeceğim, bu halleri kendi suçları"

11) Olumlu Pekiştirme : "Bugün benim tüm dediklerimi yaptığın için güzel bir harçlığı hak ettin. Eğer yarın da böyle olursan daha fazla veririm. Zaten çok akıllı çocuksun sen."

12) Kalenin yerini sürekli değiştirme : " Bu sunumu güzelce hazırlarsan izne çıkabilirsin demiştim ama bir de ek olarak rapor yazman lazım. O raporu yazdığın zaman izne çıkabilirsin."

13) Yanıltma : "Tamam sana borçlu olduğum miktarı söylüyorsun anladık ama önce gönderdiğin ürünlerin kalitesini konuşalım. Bir de bundan sonraki vereceğim sipariş konusunda da konuşmak istediğim önemli şeyler var. Bu konularda acilen görüşmemiz lazım"

14) İğneleme : "Patrona yeni proje hakkında sunum yapacağım diyorsun ama bence önce boynuna kravat diye taktığın şu acayip şeyi değiştir. Kardeş sen giyinmeyi sirkte falan mı öğrendin hiç beceremiyorsun bu işleri bir gün gel de seni alışverişe götüreyim".

15) Suçluluk üretme : " Bugüne kadar benle hiç ilgilenmedin. Bu öz kardeşin ne yer ne içer diye hiç sormadın. Şimdi senden üç kuruş para istiyorum hala yüzünü ekşitiyorsun. Zengin olabilirsin ama vicdanlı olmak başka bir şeydir. Bir gün sende benim durumuma düşebilirsin var mı bir garantin şu hayatta ? "

16) Pohpohlama : " Sayın başkanım bizim şehrimiz tarihi boyunca sizin gibi akıllı ve çalışkan bir belediye başkanı görmedi. Sizin yanınızdayken kendimi çok büyük bir şahsiyetin yanındaymış gibi hissediyorum. İlerde siz çok daha büyük bir devlet adamı olduğunuz zaman torunlarıma bu günleri anlatacakmışım gibi geliyor."

17) Masumu oynama: "Neeee bilgisayardaki tüm belgeleri ben mi silmişim ??! Ben bırak orada bir şeyler silmeyi o bilgisayara haftalardır yaklaşmadım bile. Bak çok üzüldüm şimdi, kim sildi acaba ?"

18) Aşırı saldırganlık :  "Bana bak eğer bir daha işe geç geldiğini görürsem önce ayaklarını kırar sonra kovarım. Kimse benim idaremdeki bir yerde işe geç gelemez. En sinir olduğum şeydir bak seni son kez uyarıyorum sonra demedi deme"

19) İzolasyon : "Ruhsal Dönüşüm kampı için on beş gün boyunca orman içindeki bir evde kapalı kalmamız ve yanımıza telefon dahil hiç bir kişisel eşyamızı almamanız gerekiyormuş"

20)  Rol oynama : " Yeni tanıştığım adam çok yakışıklı ama dışarıdan çok soğuk duruyor. Kendisi beni çok sevdiğini söylüyor ama gözlerinde bir sıcaklık görmüyorum. Galiba sorun bende. Zaten o da sorunun bende olduğunu söylüyor".

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru
https://aycakuru.com.tr/




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ Sevgili dostum, Bugün üzerinde uygulanıyor olabilecek yada gelecekte karşı karşıya kalabileceğin bazı psikolojik baskı tekniklerinden örnekler vermek istiyorum. Her zaman dediğim gibi seni ancak bilmediğin yumruklar devirebilir ama geldiğini gördüğün her tür saldırıya karşı önlem alabilirsin. 1 ) Öncelikle üzerinde psikolojik olarak baskı kurmaya çalışan insanlardan acıma falan bekleme. Yaptıklarında da bir mantık filan arama. Neden benim üzerime geliyorlar gibi saçma sorular seni sadece daha zayıflatır. Bu tür şeytanlar başka insanların acılarından beslenir. Sen ne kadar acı ve sıkıntı çekersen o oranda zevk alırlar. Öncelikle böyle bir saldırıyı mantığınla çözmek için zaman kaybetme. Zaten sen baskı görmen için bir sebep aradıkça kendi kendini de suçlamaya başlarsın, bu da tam saldırgan manyağın istediği şeydir. Çünkü kendini suçladıkça acın daha da artar ve acın arttıkça o pisliklere daha fazla zevk verirsin. 2) Sana saldıranlar genelde sosyop...