Ana içeriğe atla

İNSANLARI ANALİZ EDİP OKUMANIN 3 YÖNTEMİ.



İNSANLARI ANALİZ EDİP OKUMANIN 3 YÖNTEMİ.

Sevgili dostlar,

Belli teknikleri kullanarak başka insanları okuyabilmek ve onlar hakkında genel bir fikir edinebilmek için kullanabileceğiniz bir çok bilimsel yöntem vardır. Bugün sizlerle bunlardan kolay uygulayabileceğiniz üç tanesini paylaşacağım.

1) GENEL GÖRÜNÜŞÜ İNCELEME

İnsanların görünüşleri sözlerinden çok daha fazlasını anlatır. Kıyafetlerine dikkat edin. Şık iş kıyafetleri giymesi başarı hırsına,kot pantolonu rahatlık düşkünlüğüne ve vücudu gösteren kıyafetler dikkat çekici olma güdüsüne bağlanabilir. Taktığı takılara dikkat edin. Bu takılarda kullandığı semboller o kişinin dünya görüşüne yönelik pek çok ipucu verir. Duruşuna dikkat edin. Dik bir kafa ve duruş kendine güveni gösterirken öne eğilmiş kafa ve gövde kendine güvensizliğe bağlı korunma ihtiyacına delil olabilir.

Bedenini nasıl hareket ettiriyor inceleyin. İnsanlar ilgi duydukları şeylere kendileri bile farketmeden eğilirler ve beğenmedikleri şeylerden de bedenlerini uzak tutarak geriye doğru esnerler. Çaprazlanmış kol ve bacaklar öfke,stres ve korkuyu gösterir. Ellerini ceplerinde veya arkasında saklayan birinin büyük ihtimal sizden sakladığı bir şeyler vardır kafasında. Dudaklarını ısırma ve tırnakları ağza götürmede kontrol edilemeyen stresin ipucudur.

Sonra yüzüne dikkatle bakın. Duygularımız yüze yansır ve bazen derin izler bırakır. Alnında çizgileri bol bir insan endişe ve aşırı düşünme dolu bir hayat yaşıyordur. Gözlerin hemen yanındaki kırışıklıklar mutlu bir insanın ipucudur. Aşağı doğru büzülmüş dudaklar öfkeyi de gösterebilir, bunalımı da. Sıkılmış dişler ve dudaklarda o kişinin saldırıya hazırlandığının haberini size verir.

2) İÇ GÜDÜLERİNİZİ DİNLEME

Karşımızdaki insanla alakalı bir çok bilgi aslında beynimiz tarafından işlenir ancak çok az bir kısmını bilinçli olarak fark ederiz. Bu bilgilerin bilinçaltı kısmı iç güdü veya his olarak size duyurulur. Birini ilk gördüğünüz anda " gözünüz tutmadıysa" bu hissi boş vermeyin ve o kişiyi daha dikkatle incelemeye başlayın. Çünkü beyniniz size bazı çelişkili sinyaller konusunda uyarı vermektedir. Bazen bu uyarılar oldukça yoğun gelir ve bazı insanlarla konuştuktan sonra ya kendinizi halsiz hissedersiniz ya da bir yerleriniz ağrımaya başlar. Bunun sebebi beyninizin dikkatinizi çekmeye çalışırken aşırı enerji harcamasıdır.

3) DUYGUSAL ENERJİLERİ HİSSETME

İnsanlar etraflarına belli tür bir enerji yayarlar. Bu enerjileri aslında hepimiz hissedebiliriz ancak bir çoğumuz kendimizi bu hislere duyarsız hale getirdiğimiz için yeterince önem vermeyiz. Bir insandan samimi ve arkadaşça hisler mi alıyorsunuz yoksa sizde belli belirsiz bir huzursuzluk mu üretiyor.
Gözlerine bakın. Gözlere doğru dürüst bakmaya kendinizi alıştırırsanız o insanın hissettiği bir çok duyguyu da beyniniz otomatikman kapmaya başlar. Kinle bakan bir göz ve sevgiyle bakan bir göz arasındaki fark her zaman algılanabilir. Karşınızdaki insan elinizi sıktığı veya omzunuza dokunduğu zaman ne tür bir duygu aktarımı oluyor. Sıcak,samimi bir enerjimi yoksa sahte ve buz gibi bir duygu mu alıyorsunuz. Ses tonlarını çok dikkatle dinleyin. Bazen bir "Günaydın "kelimesinin bile size söylenme tarzı insanların gerçek duyguları konusunda çok ciddi ipuçları verir.

Kısacası uyurgezerliği bırakın ve karşınızdaki insanları gerçek anlamda görün,duyun ve hissedin. Bunları doğru yaparsanız bir çok insan hakkında oldukça doğru yargılarda bulunabilirsiniz. (Hata payını ve yanlış analiz ihtimalini hiç bir zaman unutmayın çünkü kendi duygusal durumumuz gözlemlerimizi de etkiler.) Ancak çok tecrübeli gözlemciler kendi duygusal durumları ne olursa olsun sakin bir şekilde doğru gözlemlerde bulunabilirler.İnsanları doğru okumak için bilgi ve tecrübe çok önemlidir.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com
https://aycakuru.com.tr/









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ Sevgili dostum, Bugün üzerinde uygulanıyor olabilecek yada gelecekte karşı karşıya kalabileceğin bazı psikolojik baskı tekniklerinden örnekler vermek istiyorum. Her zaman dediğim gibi seni ancak bilmediğin yumruklar devirebilir ama geldiğini gördüğün her tür saldırıya karşı önlem alabilirsin. 1 ) Öncelikle üzerinde psikolojik olarak baskı kurmaya çalışan insanlardan acıma falan bekleme. Yaptıklarında da bir mantık filan arama. Neden benim üzerime geliyorlar gibi saçma sorular seni sadece daha zayıflatır. Bu tür şeytanlar başka insanların acılarından beslenir. Sen ne kadar acı ve sıkıntı çekersen o oranda zevk alırlar. Öncelikle böyle bir saldırıyı mantığınla çözmek için zaman kaybetme. Zaten sen baskı görmen için bir sebep aradıkça kendi kendini de suçlamaya başlarsın, bu da tam saldırgan manyağın istediği şeydir. Çünkü kendini suçladıkça acın daha da artar ve acın arttıkça o pisliklere daha fazla zevk verirsin. 2) Sana saldıranlar genelde sosyop...