Ana içeriğe atla

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.


PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.

İkna nedir diye düşündüğünüz zaman herkesin aklına farklı şeyler gelir. Kimi insan için ikna demek her gün gördüğü reklamlar kimisi içinde iş yerinde sorumluluğu altındaki personelini ikna etmek için kullandığı taktiklerdir. 

İkna herkesin hayatında farklı bir yere sahiptir ve her insan için farklı bir anlama gelebilir ancak şu bir gerçektir ki ikna dediğimiz unsur hepimizin günlük hayatında son derece önemli bir faktördür. Siyaset, hukuk, medya, haberler ve reklamcılık gibi bir çok alan tamamen ikna psikolojisinin alanına girer. 

İş yaşamı dediğimiz şey de esasında ikna etmek veya ikna edilmek üzerine kurulmuş bir yapıdır.

Tüm bu alanlarda diğer insanları ikna etmenin gereklerini yerinde uygulayanlar başarılı olurken bunu önemsemeyenler başarısız olur.

İnsanların bir kısmı ikna taktiklerine karşı bağışıklıkları olduğunu zanneder ve bu “doğal yetenekleri” sayesinde kendilerini her tür “ikna girişimine” karşı koruyabileceklerine veya her durumda “işin doğrusunu” anlayacaklarına ya da kendi kararlarını özgürce alan insanlar olduklarına inanırlar.

Bazı olaylarda bu gerçek olabilir ancak çoğu durumda ikna taktikleri ve algı yönetimi konusunda eğitim almamış insanlar, karşılarında eğitimli profesyoneller olduğu zaman oldukça çaresizlerdir.

Bu insanların anlamadığı ve önemsemediği şey ikna taktiklerinin esas gücünün fark edilmez ve görünmez olmasından kaynaklandığıdır.

Televizyonda gördüğünüz reklam veya size bir şeyler satmaya çalışan satış elemanı mesele değildir esas mesele farkına bile varmadığınız psikolojik açılardan size yaklaşan ve üzerinizde ne olduğunu bilmediğiniz teknikler kullanan ikna odaklarıdır.

Algı Yönetimi ve İkna taktikleri eğitimlerimin her birinde en sık karşılaştığım tepki “şaşırma” tepkisidir çünkü ben onlara gösterinceye kadar bir çok insan nasıl yönlendirildiklerinin farkında bile olmazlar.

Burada tabi önemli bir ayrıma dikkat çekmek isterim.

Psikolojik İkna taktikleri ve Algı Yönetimi unsurları onları kullanan kişinin niyetine göre olumlu yada olumsuz bir anlam kazanır. Kamu yararına yapılmış ve insanlara büyük faydalar sağlayan çok başarılı çalışmalar da vardır.

Önemli olan bu taktikleri öğrenmiş olmanızdır. Öğrendikten sonra ister kendinizi kötü niyetli ikna girişimlerine karşı korur, ister iyi niyetlerle başka insanlara faydalı çalışmalarda bulunursunuz. Zaten bu taktikleri öğrendikten sonra dünyaya bakışınız asla eski şeklinde olmayacaktır. Bir gazeteyi okurken hatta bir diziyi izlerken bile başka insanların fark etmediği şeyleri fark etmeye başladığınızı göreceksiniz.

Peki ikna nedir. İletişim Profesörü Richard Perloff’un “İknanın Dinamikleri” kitabına göre ikna 
“özgür seçim hakları olduğuna inanan insanların tavır, davranış ve eylemlerinde somut değişimler üretmek için kullanılan psikolojik bir süreçtir”

Profesör Perloff’un tanımındaki önemli nokta ikna taktiklerinin etkili olması için gereken esas faktörün karşınızdaki insanların “özgür seçim hakları” olduğunu düşünmeleridir. Kendisini bir şeylere zorlandığını düşünen insanlar savunma durumuna geçecekleri için kullanılan teknikler etkin olmayacaktır.

İnsanlar binlerce yıl boyunca başka insanları ikna etmenin yollarını araştırmışlardır. Antik Yunanda özellikle Aristo’nun bu konuda çok ciddi çalışmaları olmuştur. Ancak özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası Psikoloji ve Propaganda bilimlerinin gelişmesi İkna eylemini bir bilime dönüştürmüştür. 

Benim de eğitimlerimde takip ettiğim yol işte bu bilimsel yoldur.

İkna Psikolojisi ve Algı Yönetiminin bugün dünyadaki durumunu kısaca özetleyecek olursam.

1. İnsanları ikna etmeye yönelik mesajların rakamı ciddi oranlara ulaşmıştır. Günlük hayatınızda sadece bir gün içinde üç yüz ile üç bin arasında Psikolojik İkna ve Algı Yönetimi “vuruşuna” maruz kalıyorsunuz.

2. İkna Mesajlarının iletilme yöntemleri müthiş hızlara sahiptir. Internet, televizyon ve radyo sayesinde her hangi bir ikna mesajının çok kısa zamanda milyonlarca insana iletilebilmesi mümkündür.

3. Psikolojik İkna Taktikleri ve Algı Yönetimi artık dev bir sektör halindendir. İşleri insanları ikna etmek olan reklam ajansları, pazarlama ve halkla ilişkiler firmalarının yanı sıra bir çok sektördeki farklı firmalar da bu konuda ayrı departmanlar kurmaktadırlar. Dünyada bu süreç çok daha fazla gelişmiştir ancak özellikle farklı sektörlerdeki firmalara verdiğim eğitimlerde ülkemizde de bir çok firmanın da bu konuda farkındalık geliştirdiğini görmekteyim.Eğer bir firmanız varsa ve rakibiniz Psikolojik İkna Taktikleri ve Algı Yönetimi alanında eğitim görmüş yöneticilere ve ekibe sahipse onların karşısında işiniz çok ama çok zor demektir.

4. İkna ve Algı Yönetimi giderek görünmez hale gelmektedir. Bilindik reklam uygulamaları artık yerini Algı Yönetimi unsurları içeren gizli reklamlara bırakmaktadır. Artık bir ürün reklamlarla satılmaya çalışılmamakta bunun yerine insanların o ürünü otomatik olarak satın alacağı imajlar ve hayat şekilleri kitlelere kabul ettirilmektedir. Örneğin “gezginlik” imajı turizm ve havayolu sektörleri için özel olarak oluşturulmuş bir imajdır.

5. İnsanlar artık her konuda bilgiye daha çabuk ulaşabilmekte, satın alacakları ürün ve hizmetler konusunda ciddi araştırmalarda bulunmaktadırlar. Bu sebeple firmaların klasik reklamları çoğu zaman işe yaramamaktadır. Bu sebeple akıllı firmalar klasik reklamların yerine Psikolojik İkna Taktikleri ve Algı Yönetimi içeren operasyonlar yapmaktadırlar. Son zamanlarda “ben bu ürünü/hizmeti acaba neden satın aldım ? ” gibi bir soruyu kendi kendinize sormuşsanız büyük ihtimal görünmez bir Algı Yönetimi kampanyasına maruz kalmış olabilirsiniz.

Toparlarsam.

Hayatın ama özellikle iş hayatının temeli “ikna etmek” ve “ikna edilmek” üzerinde yürümektedir. Eğer başarılı olmasını istediğiniz bir iş yeri sahibiyseniz veya iyi bir kariyere sahip bir çalışansanız diğer insanları nasıl ikna edeceğinizi öğrenmeniz çok önemlidir. 

Bu sebeple Psikolojik İkna Teknikleri ve Algı Yönetimi konusunda bilgilenmeniz ve eğitim almanız sizin için bir lüks değil çok önemli bir gerekliliktir. 

Şartların sürekli değiştiği ve rekabetin sertleştiği piyasalarda bu gerçeğin farkına varanlar rahat bir hayat sürerken bunu önemsemeyenlerin çekecekleri büyük sıkıntılara önümüzdeki yıllarda hep beraber şahit olacağımızı düşünüyorum.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
Eğitmen- Koç (ACC) -Yazar

İlgilenenlere özel not :
Psikolojik İkna Taktikleri ve Algı Yönetimi eğitimleri hakkında bilgi almak için :

AYÇA KURU AKADEMİ - İSTANBUL
Telefon : 0(554)280 44 84

Yorumlar

  1. Bu yazinin da ikna ve algi yonetiminin ne kadar onemli ve gerekli bir yetkinlik olduğunu anlatmak uzere bir algı yönetimi yaptığını düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ

  TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ sevgili dostlar, geçenlerde düşündüm. bazı insanlar vardır, telefon firması daha yeni modelin tanıtım videosunu yayınlarken kredi kartını çıkarmaya başlar. kamera artık geceleri ayın üzerindeki kraterleri de çekiyormuş. işlemci yüzde 14 daha hızlıymış. telefonun köşeleri geçen senekinden 0,7 milimetre daha yuvarlakmış. arkadaşımız hemen heyecanlanır: “abi bu başka olmuş.” bir başka insanın elinde ise dört senelik telefon vardır. ekranında ufak bir çizik. pil eskisi kadar iyi değil. kamerası yeni modeller kadar şahane değil. sorarsınız: “telefonu değiştirmeyi düşünmüyor musun?” cevap: “niye değiştireyim? çalışıyor.” işte bu “çalışıyor” kelimesi benim ilgimi çekti. çünkü mesele her zaman para değil. parası olduğu halde telefonunu yıllarca kullanan insanlar da var. ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak biraz araştırdım. meğer telefonunu sık değiştirmeyen insanların davranışının arkasında oldukça ilginç psikolojik sebepler olabiliyo...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...