Ana içeriğe atla

İLK İZLENİM VE ÖN YARGILAR YANILTICIDIR


İlk izlenim ve ön yargılar yanıltıcıdır.

1910 senesinde bir grup şakacı İngiliz ki aralarında ünlü kadın yazar Virginia Woolf'da vardır (en soldaki ufak tefek ve sarıklı olan) tiyatro kostümleri giyerek İngiliz donanmasının bir savaş gemisini Habeşistan Sultanı ve heyeti yalanı adı altında teftiş etmişlerdir.

Koca İngiliz amiralleri karşılarındaki yüzü boyalı ve sarıklı cüppeli tiplere kanmış ve tören merasimiyle onları karşılayıp en üst seviyede ağırlamışlardır.

Habeş sultanı rolündeki adam İngiliz savaş gemisini gezerken gördüğü her şeye "Bunga Bunga" diye bağırarak saçmalamasına rağmen bu bile onları karşılayan ve her şeyi bildiklerini düşünen İngiliz donanma subaylarının uyanmasına yetmemiştir.

Bu "eşşek şakası" daha sonra grubun başındaki ve Sultan rolünü oynayan şairin bu ilginç hikayeyi ekte verdiğim resimle birlikte İngiliz gazetelerine anlatmasıyla ortaya çıkmış ve tabi İngiliz Deniz Kuvvetleri rezil olmuştur.

Şakacı grubu tutuklatmak isteselerde mahkeme bu olayı sadece şaka olarak değerlendirip takibat yapmamıştır (tabi grubun içinde iki tanede genç İngiliz asilzade olması da bu karara etki etmiştir)

En ilginç tarafta bu savaş gemisi yıllar sonra Birinci dünya savaşında bir Alman denizaltısını mahmuzlayarak batırmak gibi görülmemiş bir olaya imza attığı zaman İngiliz Deniz Bakanlığına gelen tebrik telgraflarından birinin üstünde "BUNGA BUNGA" yazmasıydı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ Sevgili dostum, Bugün üzerinde uygulanıyor olabilecek yada gelecekte karşı karşıya kalabileceğin bazı psikolojik baskı tekniklerinden örnekler vermek istiyorum. Her zaman dediğim gibi seni ancak bilmediğin yumruklar devirebilir ama geldiğini gördüğün her tür saldırıya karşı önlem alabilirsin. 1 ) Öncelikle üzerinde psikolojik olarak baskı kurmaya çalışan insanlardan acıma falan bekleme. Yaptıklarında da bir mantık filan arama. Neden benim üzerime geliyorlar gibi saçma sorular seni sadece daha zayıflatır. Bu tür şeytanlar başka insanların acılarından beslenir. Sen ne kadar acı ve sıkıntı çekersen o oranda zevk alırlar. Öncelikle böyle bir saldırıyı mantığınla çözmek için zaman kaybetme. Zaten sen baskı görmen için bir sebep aradıkça kendi kendini de suçlamaya başlarsın, bu da tam saldırgan manyağın istediği şeydir. Çünkü kendini suçladıkça acın daha da artar ve acın arttıkça o pisliklere daha fazla zevk verirsin. 2) Sana saldıranlar genelde sosyop...