Ana içeriğe atla

YALAN HABER MAKİNESİ NASIL ÇALIŞIR ?


YALAN HABER MAKİNESİ NASIL ÇALIŞIR ?

Sevgili Dostlar,

Tüm dünyada aktif şekilde çalışan ve her günün her saniyesi gündemimizi trilyonlarca birbirinden farklı yalan haberle dolduran global yalan haber makinesinin kullanım kılavuzunun bir parçasını bugünkü yazımda ele almayı düşünüyorum. 

Ben ele aldıkça sizde güzel güzel öğrenirseniz yalan haberlerin peşinden lazer ışığının üstüne hoplayıp zıplayan kediler gibi koşmaktan da vazgeçer ve enerji tasarrufu sağlarsınız.

Yalan haber dünyada temel olarak Sosyal Medya üstünden ciddi haber görünümlü yalanların milyonlarca insana yedirilmesi olarak özetlenebilir. (Bazı gelişmemiş Afrika kabile ülkelerinde sadece sosyal medya üzerinden değil bildiğiniz ciddi görünümlü gazeteler ve tvler üzerinden de yalan haber servisi yapılır)

Yalan haberlerin yayılma amacı insanları belli düşünce ve eylemlere yönlendirmektir.

Bu yalan haberler o kadar güzel oluşturulur ki gerçek haberlerden çok daha inandırıcı oldukları için insanlar bazen gerçek haberleri yalan ama yalan haberleri kutsal gerçekler zanneder.

Şimdi efendim yalan haber makinesinin kullandığı 7 temel teknik şunlardır

a) Espri amaçlı yapılan haberler : Zarar verme amacı yoktur sadece gülünsün diye yapılır ama rasyonel düşünce alışkanlığı olmayan ülkelerde insanları ciddi ciddi inandırma potansiyeli vardır. "Erzurum'da hortuma yakalanan yaşlı adam iki saat sonra kendini Antalya sahillerinde buldu" 

b) Alakasız içerik : Burada dikkat çekici bir başlık atılır ama altındaki haberin başlıkla alakası yoktur. Okumaya üşenen insanlar genelde sadece başlığı okudukları için iş görür. Yolda yürürken düşüp ayağını burkan kadın haberi "Görevini yapmayan belediyeden tuzak gibi yol çalışması" başlığıyla verilir. 

c) Yanlış içerik : Haberin içeriği külliyen yalandır .  "1952 senesinde Çoruma düşen Rus Nükleer füzesinin parçaları inşaat temelinden çıktı" 

d) Sahte Kaynak : Resmi kurumların ağzından yalan haber uydurulur.  "New York Rasathanesi dört gün sonra saat 21.32 de  tüm dünyada deprem fırtınası başlayacak açıklamasını yaptı" 

e) Sahte Görüntü : Internet ortamlarına üzerinde oynanmış resim ve videolar salınır. "Hawaii açıklarında görünen ejderhalar dehşet saçtı."

f) Tamamen Yalan Haber : Resmi, Videosu , başlığı, içeriği ve kaynakları baştan başa yalan olan haberlerdir.  

Yalan haber işinde en çok kullanılan sahte resimlerdir. 

Çünkü zihinleri görsel çalışan insan evlatları resimlere haber metinlerinden daha çok ilgi gösterir. Okumaya üşenenlerin en sevdikleri şey cafcaflı ve hemen her şeyi açıklayan resimlerdir. Bir resim görünce hemen inanırlar ve etraflarıyla resmi paylaşmaya başlarlar. Photoshop programı benzeri programlar Yalan Haber Makinesi ustaları için dünyanın en güzel icadıdır.

Mesela farz edelim bir bebek resmi bulursunuz ve tam kolunun üstüne güzel bir Nazi Gamalı Haçı çizersiniz. Sonra da "Almanya'da Neo Nazi hemşireler doğan Türk bebeklerinin kollarına bıçakla gamalı haç çizdiler."  şeklinde verirsin kaosu. 

Resimle kandırmada bazen Photoshop yapmaya bile gerek kalmaz. Örneğin on sene önce çekilen bir resmi sanki daha dün çekilmiş gibi sunarsanız basit yoldan işi bitirirsiniz. Varsayalım iki sene önce çekilmiş bir yoğun bakım resmini "Yeni Koronavirüs mutasyonu Juju Avrupa'da binlerce insanı yoğun bakıma soktu" şeklinde verirsiniz olur biter.  

Biraz daha uğraş gerektiren ama doğru yapılırsa müthiş işe yarayan başka bir araçta sahte videodur. Video düzenlemek zor iş olduğu için genelde eski çekilmiş videolar sanki yeni çekilmiş gibi yayınlanır. 

Bazen de bir videonun farklı açıları kesilip sadece istenen kısmı yayınlanır. Örneğin ailesine saldıran  serseriyi tek yumrukta yere yıkan adamın videosunun öncesi kesilip sadece yumruk atma kısmı yayınlanarak "Akli dengesi bozuk adam sokakta dehşet saçtı" şeklinde verilebilir.

Ya da bir konuşma videosunda tek bir cümle çekip alınır ve ona göre başlıkla verilir.  Mesela ünlü bir din aliminin "Hastayken oruç tutmayın" cümlesinin "Hastayken" kısmını kesip "Ünlü din aliminden Oruç Tutmayın çıkışı" başlığıyla verirseniz güzel sonuçlar alabilirsiniz.

Eğer paranız ve imkanınız fazlaysa tamamen sahte videolarda çekebilirsiniz. Profesyonel oyuncular ve özel dekorlar eşliğinde etkili videolara imza atılabilir. Bunlar aynen sanatsal kısa filmler gibi çekilir. Doğru yapılırsa atom bombası kadar etkili olurlar. Örneğin düşmanlık üretmek istediğiniz belli gruba ait insanların şirin bir yavru kediyi canlı canlı yaktıklarını gösteren tamamen sahte video ortalığı birbirine katacaktır.

Yazılı şekilde kullanılan yaygın bir teknikte yorumları bilgi şeklinde vermektir.

Örneğin emekli ve hafif bunamış bir Rus general bulursunuz, üniformasını giymesini rica edersiniz ardından ona "sayın general farz edelim üçüncü dünya savaşı çıktı ve siz Türkiye ile savaşa girdiniz böyle bir durumda İstanbul boğazını ele geçirme gücünüz olur mu ?" şeklinde kolpa bir soru sordunuz ve cevap olarak "Ordumuz İstanbul Boğazını 24 saat içinde ele geçirecek güçtedir." şeklinde cevap aldınız . Bu sözleri generalin üniformalı resimleri eşliğinde "Rus Generalden Türkiye'ye büyük tehdit" başlığı altında verdiniz mi seyredin yaygarayı.

Başka kullanılan bir yöntemde önce sahte bir organizasyon kurmaktır. Mesela "Dünya Süt Üreticileri ve İnekseverler Federasyonu" şeklinde bir organizasyon kurarsınız. Sonra bunun başkanı görüntüsü altında biriyle röportaj yaparsınız. Bu sahte başkana "Ülkemizde üretilen sütlerin çoğunda son derece tehlikeli Mycobacterium tüberclosis mikrobu vardır. Halkımızın sağlığıyla oynanıyor" sözünü söyletirsiniz. Sonra da "Süt Uzmanlarından Dehşetli Uyarı" başlığıyla verirsiniz gider Internet alemlerine.

Evet konu uzun yazı kısa. Bu konuda yazsam yazsam bitmez.

Sözün özü özellikle sosyal medya üstünden önünüze atılan haber görünümlü her paylaşıma tüm radarlarınızı açarak aynen Sherlock Holmes tavrıyla bakın. Her gördüğünüz habere ve her izlediğiniz videoya da hemen atlamaktan vazgeçin.

Bu konuda daha geniş bilgi için You Tube kanalımdaki videoları izlemeniz size yeni ufuklar açabilir.

https://www.youtube.com/c/AydınSerdarKuru


Sevgilerimle   


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ

  TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ sevgili dostlar, geçenlerde düşündüm. bazı insanlar vardır, telefon firması daha yeni modelin tanıtım videosunu yayınlarken kredi kartını çıkarmaya başlar. kamera artık geceleri ayın üzerindeki kraterleri de çekiyormuş. işlemci yüzde 14 daha hızlıymış. telefonun köşeleri geçen senekinden 0,7 milimetre daha yuvarlakmış. arkadaşımız hemen heyecanlanır: “abi bu başka olmuş.” bir başka insanın elinde ise dört senelik telefon vardır. ekranında ufak bir çizik. pil eskisi kadar iyi değil. kamerası yeni modeller kadar şahane değil. sorarsınız: “telefonu değiştirmeyi düşünmüyor musun?” cevap: “niye değiştireyim? çalışıyor.” işte bu “çalışıyor” kelimesi benim ilgimi çekti. çünkü mesele her zaman para değil. parası olduğu halde telefonunu yıllarca kullanan insanlar da var. ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak biraz araştırdım. meğer telefonunu sık değiştirmeyen insanların davranışının arkasında oldukça ilginç psikolojik sebepler olabiliyo...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...