Ana içeriğe atla

BİLİNÇALTI ZİHNİNİZ.



Sevgili dostlar,

1) Bilinçaltı zihniniz her şeyi kaydeden, sınırsız kapasitede bir hafıza kartı gibidir.

2) Yirmi bir yaşınıza geldiğinizde dünyanın en büyük ansiklopedisi olan Brittanica ansiklopedisinin yüz katından daha fazla bilgiyi bilinçaltı zihniniz kaydetmiş olur.

3) Bilinçaltı hafızanızdan hiçbir şey silinmez sadece kullanılmayan dosyalar arasına konurlar (unutmak dediğiniz budur) ve belli tekniklerle her tür bilgiyi yeniden ortaya çıkarmak mümkündür. Belli teknikler sayesinde çok yaşlı ve hafıza kaybı yaşadıkları söylenen insanlar bile elli sene önce yaşadıkları olayları sanki on dakika önce olmuş gibi hatırlayabilmektedirler. Bilgisayarınıza seneler önce yüklediğiniz bir video dosyasını oynattığınız zaman eski görüntüleri ekranınıza getirmesi gibi yıllar önce yaşadığınız tüm olaylarda tüm netlikleriyle bilinçaltı hafızanızda kayıtlıdır.

4) Bilgisayar veya telefona yüklenmiş işletim sistemi, o cihazla neleri yapabilip neleri yapamayacağınızı belirler. Örneğin Android sistemli bir telefonun yapabilecekleriyle IOS sistemli bir telefonun yapabilecekleri farklıdır. Bilinçaltı “karakterinizi” oluşturan ana bir işletim sistemidir. Yıllar içinde ona yüklediğiniz her bilgi “karakterinizi” oluşturur ve neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, nelerden korkup neleri seveceğinizi belirler.

5) Bilinçaltı zihninizin iradesi yoktur aynen bilgisayarınıza klavye üzerinden komutlar vermeniz gibi  verdiğiniz komutları yerine getirir. Bilinçaltı zihniniz dev bir bahçedir ve ona hangi tohumu ekerseniz o ürünü verir. Bilinçaltınıza siz veya başkaları tarafından “pis kokulu diken” tohumları ekilmişse hayatınıza “güzel kokulu güller” vermesini bekleyemezsiniz. Hayatınızda bugün yaşadığınız olumsuzluklar ve mutsuzluklar bundan önce bilinçaltınıza ektiğiniz veya başkalarının ektiği tohumların sonucudur. Bu “pis kokulu dikenlerin” bilinçaltınızdan ayıklanıp yerine hayatınıza “güzel kokulu gül” tohumlarının atılması mümkündür.

6) Bedeninizin ısısı ve kan dolaşımınız otomatik sistemlerce dengelenir. Mesela kan dolaşımınız için özellikle çaba harcamazsınız ve bilinçaltınız bunların hepsini düzenler. Buna “Homeostatik Denge” denir. Aynı şekilde bugün ve geçmişte yaptığınız her tür davranışta buna benzer şekilde bilinçaltınız tarafından düzenlenir. Eğer bilinçaltınıza olumlu ve faydalı davranışlar yüklemişseniz bunları yapmaya devam edersiniz ve aldığınız sonuç mutlu ve başarılı bir hayat olur. Eğer bilinçaltınıza zamanında zararlı davranışlar yüklemişseniz bunları yapmaya devam edersiniz ve sonuç mutsuz bir hayat olur. Bilinçaltınız irade gücünüzden güçlüdür ve otomatik denge sistemi doğru ayarlanmazsa bir takım eylemleri hayatınıza geçirmeniz çok zordur. Bir türlü spora başlayamayan veya kendini geliştirecek eylemleri yerine getiremeyen insanların sorunu irade eksiklikleri değil bilinçaltı mekanizmalarının yapmak istedikleri her değişimi otomatik olarak sıfırlamasıdır. Çözüm bilinçaltındaki kötü etkileri analiz etmek ve Homeostatik Dengeyi yararlı bir şekle dönüştürmektir.

7) Başarılı olmak için hareketsizlik alanından çıkarak kafanızdaki planları eyleme dönüştürmeniz gerekir. Bazı insanlar sürekli kendi hayatlarıyla alakalı planlar kurmalarına rağmen bunları bir türlü eyleme dökemezler. Bunun sebebi bilinçaltı işletim sistemlerinin onları sürekli başladıkları yere geri döndürmesi ve harekete geçmelerini engellemesidir. Bilinçaltınız bilgisayar gibidir sizin için neyin yararlı ve neyin zararlı olduğunu bilemez sadece ona  programladığınız şeyleri yerine getirir. Çözümünüz ana programın değiştirilmesidir.

8) Çok başarılı ve güçlü insanlara baktığınız zaman sürekli doğru kararlar alıp eyleme geçtiklerini görürüz. Normal insanlardan çok daha fazla çalışabilirler ve çok daha başarılı olurlar. Bunun sebebi bilinçaltı zihinlerinin doğru programlanmış olmasıdır. Bazı insanlarda ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kişisel gelişim kitabını okuyup hangi eğitimleri alırlarsa alsınlar bir türlü kendilerini başarıya ve mutluluğa götüremezler. Bunun sebebi de gene yanlış bilinçaltı zihin programıdır.  Tuş kilidi kapalı olan bir telefonu ne yaparsanız yapın kullanamazsınız. Önce doğru şifrenin girilip tuş kilidinin açılması gereklidir. İşte bilinçaltı işletim sisteminiz aynen böyledir.

Kısacası bugünkü hayatınızda aldığınız kararların ne oldukları, mutluluk ve başarınız zihninizin içindeki ana işletim sistemine bağlıdır ve bu ana işletim sistemi olan bilinçaltı zihninizin doğru çalışıyor olması hayatınızdaki en önemli konulardan bir tanesidir.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Analiz, Danışmanlık, Koçluk ve Eğitim talepleriniz için Sosyal Medya üzerinden veya aşağıdaki e-posta adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.
serdarkuru1975@hotmail.com



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ

  TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ sevgili dostlar, geçenlerde düşündüm. bazı insanlar vardır, telefon firması daha yeni modelin tanıtım videosunu yayınlarken kredi kartını çıkarmaya başlar. kamera artık geceleri ayın üzerindeki kraterleri de çekiyormuş. işlemci yüzde 14 daha hızlıymış. telefonun köşeleri geçen senekinden 0,7 milimetre daha yuvarlakmış. arkadaşımız hemen heyecanlanır: “abi bu başka olmuş.” bir başka insanın elinde ise dört senelik telefon vardır. ekranında ufak bir çizik. pil eskisi kadar iyi değil. kamerası yeni modeller kadar şahane değil. sorarsınız: “telefonu değiştirmeyi düşünmüyor musun?” cevap: “niye değiştireyim? çalışıyor.” işte bu “çalışıyor” kelimesi benim ilgimi çekti. çünkü mesele her zaman para değil. parası olduğu halde telefonunu yıllarca kullanan insanlar da var. ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak biraz araştırdım. meğer telefonunu sık değiştirmeyen insanların davranışının arkasında oldukça ilginç psikolojik sebepler olabiliyo...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...