Ana içeriğe atla

HAYATINIZI DEĞİŞTİRMENİN 9 YOLU.


HAYATINIZI DEĞİŞTİRMENİN 9 YOLU.

Sevgili Dostlar,

Algı Yönetimi zihinsel tekniklerini kullanarak hayatınızda değişim üretmeniz mümkündür. Bu gün size hayatınızı değiştirmek için kullanabileceğiniz bazı yöntemlerden bahsetmek istiyorum

1) “Bugünkü durumum geçmişte yaptığım seçimlerin sonucudur ve gelecekteki durumum da bugün yaptığım seçimlerin sonucu olacaktır” cümlesini dürüstçe söylemediğiniz ve hayattaki seçimlerinizin sorumluluğunu almayıp suçu sürekli dışarıya atmaya devam ettiğiniz müddetçe değişmeniz ve gelişmeniz mümkün değildir. Önce geçmişte aldığınız kararların bugün sizi nasıl etkilediğini iyice düşünün. Sonra gelecekte olmak istediğiniz insanın nasıl bir insan olduğuna karar verin. En sonunda da gelecekteki hedefinize ulaşmak için bugün hangi kararları almanız gerektiğini bilin. Son olarak da bu kararları uygulayın.

2) İletişim kurmayı öğrenin. Çoğu insan diğer insanlarla konuşurken onları anlamak isteyerek dinlemez ve sadece verecekleri cevabı düşünerek dinlerler. Karşınızdaki insanları gerçekten anlamayı başarabilirseniz bu size büyük bir güç kazandıracaktır.

3) İnsanlara şu anki hallerine göre davranırsanız onları değiştiremezsiniz. İnsanlara onların olmaları gereken şekilde davranırsanız işte o zaman değişirler. Aynı şekilde kendinize de bugünkü haliniz gibi değil ilerde olmak istediğiniz insan gibi davranın, yavaş yavaş değiştiğinizi fark edeceksiniz. Örneğin bir firmada çalışıyor ama ilerde başarılı bir işadamı veya işkadını olmak istiyorsanız şu andan itibaren hayalinizdeki o başarılı insan nasıl davranırsa o şekilde davranışlar göstermeye başlayın. Kendine güveniniz ve insanların size olan tavırları oldukça değişecektir.

4) Etrafınızda gördüğünüz her şey ve yaşadığınız her olay oldukları gibi görünmezler. Dünyayı olduğu gibi değil olduğumuz gibi görürüz. Bebekliğinizden beri beyninizi şekillendiren aileniz ve çevreniz size dünyayı belli bir şekilde görmeyi telkin etmişlerdir. Siz değiştikçe dünyaya olan bakışınız da değişecektir.

5) Önce yapmak istediklerinizi etraflıca düşünün sonra eyleme geçin. Eyleme geçtikten sonra bu yaptıklarınızı bir alışkanlığa dönüştürün. Alışkanlık haline getirdiğiniz eylemleriniz zamanla karakterinizi de değiştirecektir. Eğer karakteriniz değişirse geleceğiniz de değişmeye başlar. Bu formül her yapmak veya olmak istediğiniz şey için geçerlidir.

6) Size fayda verecek bilgileri öğrenmeniz yeterli değildir. Çünkü bir şeyleri bildiğiniz halde bildiklerinizin gereğini yapmıyorsanız o bilgileri hiç bilmeyen bir insandan farkınız yoktur.

7) Değişim kapınız sadece içerden açılabilir. Hiç kimse, hiçbir hoca veya kitap sizi dışardan değiştiremez. Değişim isteği ve başarıya yürüme hırsı içinizden gelmelidir aksi takdirde değişim kapısını sizin yerinize kimse dışarıdan açamaz.

8) Sadece değiştirebileceğiniz ve gücünüz dahilindeki şeylere enerjinizi harcayın. Kendi hayatınız, aileniz, sağlığınız ve mutluluğunuza emek verin ve değiştiremeyeceğiniz, gücünüz dahilinde olmayan şeyleri değiştirmek için boşa emek vermeyin. Odaklanmayan ve doğru yere yönlendirilmeyen enerji hiçbir işe yaramaz. Bebeği diğer odada ağlarken kendisi televizyonda izlediği bebeklerin durumuna üzülen insanların durumuna düşmeyin.

9) Hayatınızdaki en önemli beceri “Okumaktır”. Okumak size açılmaz görünen kapıların açılmasını sağlayacak anahtarları verir. Üniversite mezunu olduğu halde kitap okumayan bir insanın okuma yazma bilmeyen cahilden hiçbir farkı yoktur. Eğer okuma yazma biliyorsanız kendinizi geliştirmemek konusunda hiçbir mazeretiniz olamaz.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Analiz, Danışmanlık, Koçluk ve Eğitim talepleriniz için Sosyal Medya üzerinden veya aşağıdaki e-posta adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.
serdarkuru1975@hotmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ Sevgili dostum, Bugün üzerinde uygulanıyor olabilecek yada gelecekte karşı karşıya kalabileceğin bazı psikolojik baskı tekniklerinden örnekler vermek istiyorum. Her zaman dediğim gibi seni ancak bilmediğin yumruklar devirebilir ama geldiğini gördüğün her tür saldırıya karşı önlem alabilirsin. 1 ) Öncelikle üzerinde psikolojik olarak baskı kurmaya çalışan insanlardan acıma falan bekleme. Yaptıklarında da bir mantık filan arama. Neden benim üzerime geliyorlar gibi saçma sorular seni sadece daha zayıflatır. Bu tür şeytanlar başka insanların acılarından beslenir. Sen ne kadar acı ve sıkıntı çekersen o oranda zevk alırlar. Öncelikle böyle bir saldırıyı mantığınla çözmek için zaman kaybetme. Zaten sen baskı görmen için bir sebep aradıkça kendi kendini de suçlamaya başlarsın, bu da tam saldırgan manyağın istediği şeydir. Çünkü kendini suçladıkça acın daha da artar ve acın arttıkça o pisliklere daha fazla zevk verirsin. 2) Sana saldıranlar genelde sosyop...