Ana içeriğe atla

E-TİCARET VE ALGI YÖNETİMİ.

Bugün gerek ülkemizde gerek dünyada mal ve hizmetler giderek artan oranda Internet üzerinden satılmaktadır. Bu sebeple neredeyse tüm sektörler için Internet üzerinden yapılan tanıtım ve pazarlama operasyonları kısacası "E-Ticaret" büyük bir önem kazanmaya başlamıştır.Bugünkü yazımda ben işe teknik boyutundan ziyade uzmanı olduğum "Algı Yönetimi" açısından bakacağım ve bazı tavsiyelerde bulunacağım.

1) Öncelikle Internetin hayatımıza girmesi ve teknolojinin gelişmesiyle insanların hız algısı değişmiştir. Internetin ilk çıktığı yıllarda tek bir resmi görüntülemek için bilgisayarın başında dakikalarca beklemekte bir problem görmeyen insanlar artık her türlü sonuca saniyeler içinde ulaşmayı talep etmektedirler çünkü hıza alışmışlardır. Bu sebeple E-ticaret sitenizin hızı çok önemlidir. Sitenize giren bir müşteri eğer 3-4 saniye içinde istediği sayfaya ulaşamazsa sitenizden ayrılacak ve büyük ihtimal bir daha geri dönmeyecektir. Bu sebeple lütfen e-ticaret sitenizin hem masaüstü bilgisayarlarda hem de akıllı telefonlarda çok hızlı ve efektif çalıştığına kesinlikle emin olun ve üç kuruş tasarruf edeceğim diye yavaş ve doğru dürüst çalışmayan üstelik cep telefonlarıyla uyumsuz siteler kurdurmayın. Eğer e-ticaret yapacaksanız günümüz insanının hız algısına uygun teknolojik alt yapıya sahip bir siteniz olmalıdır.

2) Sitenize giren insanların ürün ve hizmetlerinizi doğru şekilde algılamaları ve olumlu bir düşünce içine girmeleri için maksimum 90 saniye zamanınız vardır. Hiç kimse sitenize koyduğunuz uzun yazılar ve karmaşık dizaynları incelemeyecektir. İnsan algısı en çabuk resimleri ve görüntüleri algılar. Bu sebeple sitenizde kullanacağınız ürün resimleri çok iyi kalitede ve iyi düşünülmüş resimler olmalıdır. İşi ucuza getirip oradan buradan toplanan kalitesiz ürün resimleri kullanırsanız müşterileriniz 90 saniye içinde ürününüz hakkında negatif bir düşünceye sahip olacaktır. Bunun tam tersi olarak Internet sitemiz havalı olsun diye çok karmaşık görseller ve upuzun yazılar kullanırsanız gene benzeri olumsuz bir etkiye sebep olacaksınız. Şunu unutmayın insan algısı en çabuk basit ve etkileyici resimlerle görüntülere tepki verir. Bunun dışında yapacağınız her çalışma sizin aleyhinize işleyecektir.

3) Sitenizdeki ürün resimlerinde pintilik yapmayın ve ürünlerinizi her açıdan gösteren bir çok resim kullanın. Yalnız eğer burada cinlik yapmaya kalkar ve ürünlerinizi olduğundan daha havalı göstermeye kalkan yanıltıcı görüntü ve açılar kullanırsanız müşterilerinizin beklentisi yükselecek ve ürün ellerine ulaştığı zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Doğal olarak hayal kırıklığı öfke duygusuna sebep olacak ürünü size geri iade etmeleri bir yana sitenize bir daha adım bile atmayacaklardır. Siteniz hakkında başkalarına yapacakları olumsuz propaganda da işin cabası olacaktır. Bu sebeple bu tip çalışmalarda müşterilerinizin algısını aşırı yanıltıp ürünlerinizi gerçekte olduklarından daha iyi göstermek sizin aleyhinize işleyecektir.

4) Görsel çalışmalarda resimler yanında kaliteli hazırlanmış ürün tanıtım videoları kullanmanızda da büyük fayda vardır. Tekrar edersem insan zihni ve algıları en çabuk tepkiyi görüntülere verir. Eğer ürün videolarınızda kaliteli çekim,kurgu,güzel müzikler ve ürünle alakalı ilgi çekici hikayeler kullanırsanız ürününüzü satma şansınız artacaktır. Algı yönetimi uygulamalarında görsel öğelerin doğru kullanımı çok önemlidir.

5) Algı yönetiminde sürü psikolojisi faktörü ana temalardan birisidir.İnsanlar genelde başka insanların eylemleri ve düşüncelerine büyük önem verirler. Müşterilerinizin ürününüzü ve hizmetinizi inceledikten sonra ilk bakacakları yer sitenizde diğer müşterilerin yorum ve oylamalarını gösteren kısım olacaktır.Ürünler hakkında olumlu müşteri yorumları veya olumlu oy verme sayısı gibi faktörler insanları etkileyecek ve ürünü olduğundan çok daha kaliteli algılamalarına sebep olacaktır. Tabi şirketiniz ve ürünleriniz hakkında sanal ortamdaki her tür şikayet ve negatif yorumda bunun tam tersi etki yapar. Şirketiniz ve ürünlerinizin Internet ortamında nasıl algılandığını sürekli takip etmenizde büyük faydalar vardır.

6) Müşteri ürün veya hizmetinizi satın almaya karar verip sepetindekileri ödeme aşamasına geldiği zaman eğer daha önceden belirtilmemiş bir takım ekstra ücretler,pahalı kargo seçenekleri ve karmaşık kayıt prodesürleri gibi faktörlerle karşı karşıya gelirse sıkılıp sinirlenerek sepetindeki ürünleri boşaltıp bir daha sitenize uğramaması büyük ihtimaldir. Çünkü insanlar kandırılma duygusu yaşamaktan veya zor prosedürlerden hoşlanmazlar. Siteniz kullanımı çok kolay,basit işlemlerle satışın gerçekleştirildiği ve müşterinin ödemesi gereken miktarın açık ve net olduğu bir yapılandırmaya sahip olmalıdır. Internet üzerinde güven algısı çok önemlidir ve eğer güvensizlik yaratan bir algı oluşturuyorsanız işiniz çok zordur. Bu arada bu tip durumlarda erkek müşteriler zihin yapıları farklı olduğu için bayan müşterilerden daha sert tepki gösterirler ve ürünü almaktan vazgeçme kararını daha kolay verirler. Eğer erkek müşterilere hitap eden bir ürün veya hizmetiniz varsa konu hakkındaki uyarılarımı onla çarpın.

7) İnsanlar ürün hakkında satın alma kararı verirken kargo ücretini psikolojik olarak boşa verilen bir para olarak görür. Eğer kargo ücreti almadan satış yapabiliyorsanız bu harika olur. Yani kargo ücretini ürün fiyatı içine kattığınız zaman çok daha avantajlı duruma geçersiniz çünkü insanlar çok az miktarda da olsa kargoya verecekleri ekstra ücreti olduğundan daha olumsuz bir ışıkta değerlendirecektir.

8) Internet üzerinden ödeme konusunda güven çok önemlidir. Bu sebeple güvenilir algıya sahip Visa,Mastercard gibi kredi kartı markalarını sitenizin her yerinde kullanmaya çalışın. Bu logolar müşterilerinizde ödeme konusunda olumlu bir algı oluşturacaktır. Ödeme ve kredi kartı meselesini ne kadar güvenli gösterebilirseniz o kadar avantajlı olacaksınız. Ödeme aşamalarında sitenizde müşteride güven unsuru yaratacak sembol ve prosedürlerin doğru dizaynı da önemlidir.

Toparlarsam.

E-Ticaret konusunda Internet üzerinden satışını yaptığınız ürün ve hizmetler hakkında olumlu bir Algı Yönetimi ortaya koymak istiyorsanız Internet sitenizin teknolojik altyapısı,hızı,dizaynı,kullandığınız görsel materyallerin kalitesi ve yapılanması,ürünleriniz hakkındaki olumlu yorumlar ve sunduğunuz güvenli ödeme seçenekleri maddelerinin her birini son derece profesyonel bir şekilde ele almanız ve genel bir Algı Yönetimi stratejisi içinde değerlendirmeniz gerekir.

"Açarız bir internet sitesi ne olacak" mantığıyla ne yazık ki E-Ticaret alanında başarılı olmanız mümkün değil ve tüm dünyanın giderek Internet üzerinden ticaret alanına kaydığını düşünürseniz bu alandaki başarısızlığınız sizin ve şirketiniz için felaket olacaktır.

Kısacası eğer bu konularda iyi bir Algı Yönetimi Stratejiniz ve bu stratejiyi destekleyecek Internet teknolojileri alanında hizmet veren çözüm ortaklarınız yoksa işiniz zor.

E-Ticaret ve Algı Yönetimi konusunda danışmanlık,görüş veya eğitim isteyen şahıs ve firmalara bir Algı Yönetimi uzmanı olarak her türlü yardıma hazır olduğumu da yazımın sonunda belirtmek isterim.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ

  TELEFONUNU SIK DEĞİŞTİRMEYEN İNSANLARIN PSİKOLOJİSİ sevgili dostlar, geçenlerde düşündüm. bazı insanlar vardır, telefon firması daha yeni modelin tanıtım videosunu yayınlarken kredi kartını çıkarmaya başlar. kamera artık geceleri ayın üzerindeki kraterleri de çekiyormuş. işlemci yüzde 14 daha hızlıymış. telefonun köşeleri geçen senekinden 0,7 milimetre daha yuvarlakmış. arkadaşımız hemen heyecanlanır: “abi bu başka olmuş.” bir başka insanın elinde ise dört senelik telefon vardır. ekranında ufak bir çizik. pil eskisi kadar iyi değil. kamerası yeni modeller kadar şahane değil. sorarsınız: “telefonu değiştirmeyi düşünmüyor musun?” cevap: “niye değiştireyim? çalışıyor.” işte bu “çalışıyor” kelimesi benim ilgimi çekti. çünkü mesele her zaman para değil. parası olduğu halde telefonunu yıllarca kullanan insanlar da var. ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak biraz araştırdım. meğer telefonunu sık değiştirmeyen insanların davranışının arkasında oldukça ilginç psikolojik sebepler olabiliyo...