Ana içeriğe atla

3 PSİKOLOJİK BASKI TAKTİĞİ



3 PSİKOLOJİK BASKI TAKTİĞİ

Sevgili dostlar,

İnsanları yönlendirme konusunda silah ve sopadan daha fazla etkili olan en önemli araç Psikolojik Baskı Taktikleridir. 

Böyle bir durumda kendinizi ve ailenizi hatta sevdiklerinizi koruyabilmeniz için ailenizin Algı Yönetimi Uzmanı olarak size bir kaç kuple bilgi vereceğim umarım işinize yarar efendim.

TAKTİK 1 - KÖTÜ SÜRPRİZ 

İnsan beyni sürekli denge arayışı içindedir. Eğer tahmin edilebilir bir durumsa en kötü durumlara bile beynin alışabilir. Örneğin seni bağlayıp bir odaya tıkarlarsa ve her gün saat tam on ikide gelip yüzüne iki tokat atarlarsa ilk başlarda duyduğun korku ve acı bir hafta geçtikten sonra azalır çünkü beynin durumu öngörebildiği için denge durumu oluşturur. Ancak ertesi gün saat sekizde aniden odaya girip sana tek bir tokat atarlarsa şoka girersin çünkü beynin denge sistemi bozulur. Bu taktikte amaç sana öngörülemez bir ortam oluşturup beynini telkine açık hale getirmektir. Örneğin seninle Cuma günü saat üçte kendi ofisinde önemli bir iş konusunda görüşmek için  randevu veren biri bu görüşmeyi aniden saat beşte farklı bir mekana döndürürse o toplantı için yaptığın tüm hazırlıklar çöpe gider ve ne yapacağını bilemez hale gelirsin. Ya da sana sürekli iyi davranan birisi aniden saldırırsa veya sana kredi vereceğini söyleyen banka son dakika da krediyi geri çekerse beynin gene boşluk durumuna geçer. Çözüm her tür kötü sürprizde kendine doğru karar verebilmek için süre tanımaktır ve kesinlikle ani kararlarla zorlanmaya izin vermemektir. 


TAKTİK 2 -  ZAMAN KISITLAMASI KOYMA

Bu taktik önceki taktiğin bir devamıdır. Buna göre beynimiz panik durumuna girdiği zaman Adrenalin salgılar ve bu hormon tüm mantıksal süreçleri kapatır. Yani heyecanlı ve acil hiç bir durumda normal mantıklı kararlar verme şansınız yoktur. Bunu bilen manipülatörler sizi her zaman acil kararlar vermeye zorlarlar. Bu kapsamda "rezervasyonlarımız dolmak üzere" , "bu fırsatı değerlendirmek için sadece bir gününüz var" veya "seninle hemen buluşmamız gerekiyor çok önemli hayati bir mesele var" gibisinden oltalar atılır. Sana tavsiyem dostum hiç bir konuda etraflıca düşünmeden karar verme ve seni aceleye getirmeye çalışanlara dikkat et.


TAKTİK 3 -  ALAYCILIK

Hepimizin güvensizlik duyduğumuz yönleri vardır. Kimi saçını beğenmez, kimi eğitim durumundan hoşlanmaz kimisi doğduğu yerden hazzetmez. Eğer bir konudaki güvensizliğiniz manipülatör tarafından fark edilirse (ki iyi bir gözlemci bunu hemen fark eder örneğin en çok eleştirdiğin konu bir ipucudur)  hassas noktanıza doğru laf dokundurmalar ve alaycı güdümlü füzeler yollamaya başlar. Örneğin saçınızın dökülmesi zayıf noktanızsa kellerle alakalı yapılacak her tür espri ayarlarınızı bozacaktır. Bu durumda  öfke veya utanç duygusu beyninizin düzgün çalışmasını engeller ve normalde mantıklı değerlendireceğiniz bir durumda saçma sapan kararlar vererek kendinizi ziyan edersiniz. Şakayla karışık bu tür dokundurmalar yapanlara kızıp öfkelenmek yerine sakince amaçlarını analiz etmeye çalışın ve odaklanmanızı arttırın.

Ek Hediye : Bu konuda ilginç bilgiler için kanalımda bulunan "GÜNLÜK HAYATTA ALGI YÖNETİMİ" videomu tamamen ücretsiz ve bedava izlemeni tavsiye ederim.

İşte kanalım

https://www.youtube.com/c/AydinSerdarKuru


Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru                                


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ HAYATIMIZA NASIL SOKULDU ?

  Sevgili dostlar, Yaz bitmek üzere. Yaz demek de güneş gözlüğü demek. Ama eskiden sadece gözlerimizi güneşten korusun diye taktığımız şu basit gözlükler, zaman içinde milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki güneş gözlüğü artık yaz kış dinlemeden kullanılan bir aksesuar oldu. Geçen gün otobüste gidiyorum. Neredeyse benim dışımda herkes güneş gözlüğü takmıştı. Bir anda kendimi binlerce kara merceğin altında incelenen ufak bir kurbağa gibi hissettim. Bir de bunların kötü tarafı şu: Karşındaki insanın nereye baktığını da anlayamıyorsun. Dolayısıyla hepsi sana bakıyormuş gibi geliyor. Peki bu iş nasıl başladı? Şimdi ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak konuya bir bakalım. **1) Üretim devrimi: Lüksü ucuzlatmak** 1929 senesine kadar güneş gözlüğü denen mesele daha çok zenginlerin ulaşabildiği bir şeydi. Çerçeveler fildişi, kaplumbağa kabuğu ve elle işlenmiş metaller gibi pahalı malzemelerden yapılıyordu. Yani öyle herkesin gidip alacağı bir şey değil...

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ

PSİKOLOJİK BASKI TEKNİKLERİ Sevgili dostum, Bugün üzerinde uygulanıyor olabilecek yada gelecekte karşı karşıya kalabileceğin bazı psikolojik baskı tekniklerinden örnekler vermek istiyorum. Her zaman dediğim gibi seni ancak bilmediğin yumruklar devirebilir ama geldiğini gördüğün her tür saldırıya karşı önlem alabilirsin. 1 ) Öncelikle üzerinde psikolojik olarak baskı kurmaya çalışan insanlardan acıma falan bekleme. Yaptıklarında da bir mantık filan arama. Neden benim üzerime geliyorlar gibi saçma sorular seni sadece daha zayıflatır. Bu tür şeytanlar başka insanların acılarından beslenir. Sen ne kadar acı ve sıkıntı çekersen o oranda zevk alırlar. Öncelikle böyle bir saldırıyı mantığınla çözmek için zaman kaybetme. Zaten sen baskı görmen için bir sebep aradıkça kendi kendini de suçlamaya başlarsın, bu da tam saldırgan manyağın istediği şeydir. Çünkü kendini suçladıkça acın daha da artar ve acın arttıkça o pisliklere daha fazla zevk verirsin. 2) Sana saldıranlar genelde sosyop...