Ana içeriğe atla

BALON VE İĞNE

Büyüklenen insan bir hayal dünyasında yaşar. İçine sürekli hava dolduran ve şişip genişledikçe kendisini daha da yenilmez zanneden naylon bir balondur kendisi. Yalanlar söyler,planlar kurar,insanların yüzüne gülüp onları överken arkasından türlü tuzaklar kurmaya çalışır. Bu yaptıkları kısa vadede ona başarı getirdikçe kendisine daha da güvenir cüreti daha da artar. En sonunda yoluna minicik ve ufacık gözüken bir toplu iğne çıkar. Dev gibi şişmiş naylon balon minicik toplu iğneyi görünce "ben bunu ezer geçerim aklı varsa yolumdan çekilir" der. Minik toplu iğne ufacıktır ama çelikten üretilmiştir ve ucu sivridir. Kimseye karışmaz ve kendi halinde yaşamını sürdürür. Kocaman balonun kendi üzerine gelmesine anlam veremez çünkü o balonun aslında ne olduğunun ve kendisiyle çarpışırsa başına ne geleceğinin farkındadır. Balonun bu basit gerçeği göremiyor olmasına şaşırır. En sonunda balon minik toplu iğneyi ezip geçmeye karar verir. Onun üzerine atlar ve kaçınılmaz bir son olarak GÜMM diye patlayarak tarihe karışır. Tam patladığı anda gerçekleri görmüştür ama artık çok geçtir. Tüm tarih, içi egolarının boş havasıyla dolmuş kibirli naylon balonların kendilerini minik ve alçak gönüllü toplu iğnelerin üzerine atıp patlamaları şeklinde basitçe özetlenebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?

  KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?  İyilik ve kötülük dünyaya ilk fırlatıldığımız günden bu güne önümüze konan bir seçenek. İlk olarak masallarla başlar annemizin bize anlattığı. Masalda mutlaka kötü bir karakter vardır. Kırmızı Başlıklı kızı yemeye kalkan kötü kurt, pamuk prensesi zehirleyen üvey anne gibi ve bizim yanımız her zaman iyilerin yanıdır. Daha sonra çizgi filmler girer yaşam hanemize. Örneğin Tom ve Jerry kedi fare masalında biz hep ufak minik fareyi tutarız, Kötü kalpli Gargamele karşı mavicik Şirinlerin yanındayızdır. Sonra görüntülü masallar olan filmler girer hayatımıza Star Wars evreninde Jedi olmak isteriz ve Yoda manevi babamız olsun diye iç geçiririz. Süpermen'in yanında Lex Luthora karşı savaşırız. Sonra yıllar geçer hayatın daha da içine gireriz çünkü artık bedenimiz büyümüştür ve masallar arkamızda kalmıştır ancak aynen o masallarda okuduğumuz çelik gibi net iyi ve kötü ayrımını ararız hayatta. Tüm dünya içinde kendimizin de olduğu iyile...

SALAKLIĞA ÖVGÜ