Ana içeriğe atla

MASLOW VE ALGI YÖNETİMİ


Abraham Maslow (1908-1970) sosyal psikoloji üzerinde yaptığı çalışmalarla özellikle günümüz Algı Yönetimi uygulamalarına büyük etkisi olan bir bilim adamıdır. “İnsan Olmanın Psikolojisi” isimli kitabından kendi eğitimlerimin içeriklerini oluştururken de sık sık faydalanmışımdır. Özellikle insan davranışları konusuna meraklıysanız bu kitabı alıp birkaç kez okumanızı tavsiye ederim (mümkünse İngilizcesinden çünkü çevirileri felaket)

Maslow hocamız temel olarak insanların beş temel ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli debelenip durduklarını ve mutluluk arayışında hep bir sonraki aşamadaki ihtiyaçların peşinden koşturduklarını söyler. Buradaki ince nokta, piramit üzerinde gösterilen ihtiyaç seviyelerinden bir tanesini tamamlamadan bir sonrakine geçemeyeceğinizdir.

Bu teori Algı Yönetimi uygulamalarını planlarlarken oldukça işe yarar ve sahada çok etkili olduğu da defalarca ispatlanmıştır.
Mesela bu teoriye göre planlanmış ve başarıyla uygulanan bir kaç örnek vereyim.

FİZYOLOJİK İHTİYAÇLAR
Su firmaları tüm kampanyalarını birinci kademe Fizyolojik ihtiyaçlara göre dizayn eder. Reklamlarında sürekli “susuzluk, saflık ve temizlik” üzerine çalışılır. Temiz su ihtiyacı insan için çok kuvvetli bir fizyolojik ihtiyaç olduğu için bu sektörde sürekli ve başarıyla kullanılır.
Bazı gıda ama özellikle fast food firmaları da birinci kademe fizyolojik ihtiyaçlar üzerinden gider. Özellikle sattıkları yiyeceklerin görselleri Photoshop marifetiyle sulu, besleyici ve leziz olarak zihninize çakılır bunun üstüne restoranlarına saçtıkları ateşte kızarmış YAPAY et kokularını da eklerseniz fizyolojik ihtiyaçlar alanını çok iyi kullanırlar. Bakın şimdi yazarken bile karnım acıktı.

GÜVENLİK İHTİYACI
Sigorta firmaları direkt bu alandan vuruş yapar. Güven altında olma ihtiyacınız ve korkularınız itinayla kullanılır. “Hayat Güvencesi” veya “Sağlık Güvencesi” gibi terimler bile zaten teorinin bu ikinci basamağından alınmıştır. Mesajları temel olarak “gelin bizim poliçemizi alın ve tüm güvenlik korkularınızdan kurtularak kafanız rahat olsun” üzerinden gider. Bir dönem saha ekiplerinde çalıştığım şu an Türkiye’de artık temsil edilmeyen büyük bir Amerikan sigorta firmasının bu alanda korkunç etkili reklamları vardı ve ben bile korkudan kendime iki poliçe yaptırmıştım. Çünkü güvenlik ihtiyacınız ve korkularınız karnınızın en yumuşak noktasıdır.

AİT OLMA VE SEVGİ İHTİYACI
Piramidin bu alanını Sosyal Medya firmaları tepe tepe kullanır. Sosyal medya gönderilerinizin beğenilmesi, paylaşılması ve sizden bahsedilmesi bu ihtiyacınızı sanal da olsa müthiş derecede karşılar. Tüm dünyada milyonlarca insanın sosyal medyaya bu kadar ilgi göstermesinin sebebi bu araçların tamamen piramidin bu seviyesine hitap etmesindendir. Mesela bu yazıyı okuduğunuz sosyal medya platformunda beğenmeniz veya paylaşmanız aslında benim üzerimde Algı Yönetimi yaparak beni daha çok paylaşımda bulunmaya yöneltecektir.

DEĞER İHTİYAÇLARI
Burası tamamen ego veya nefsin alanlarıdır. Özgüven, saygı duyulmak ve önemli hissedilmek bir insanın en temel ihtiyaçlarındandır ve Algı Yönetiminde tepe tepe kullanılır.
Lüks tüketim tamamen bu alandan yol alır. “Kendini özel hissetmek istiyorsan damlası altın değerinde bu parfümümüzden sürünün ” veya “Güçlü görünmek istiyorsan beş yıllık kazancını bizim lüks arabamıza yatır” gibisinden mesajlar umulmadık ölçüde işe yarar çünkü tamamen değer ihtiyaçlarınıza hitap etmektedir.

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
Burası piramidin en tepesidir ve Maslowa göre her insanın hedefi buraya varmak olmalıdır. Çok az insan buraya varabilir ama “buraya varan kendini kurtarır. kutsal insan gibi bir şey olur” havası da vardır. Ancak Algı Yöneticilerinin elinden buradakilerde kurtulamaz tabii.

Buradaki insanlar genelde “eleğimizi eledik ve egomuzu hallettik artık dünyadaki diğer insanlar için çalışacağız ve onların mutluluğu için emek harcayacağız” modundadır. İşte tam da bu alandan Algı Yönetimi oklarını yerler. Ruhani veya idealist amaçlarla bağış, para toplayan tüm organizasyonların ana hedef kitlesi buradaki insanlardır. Buradakiler aşırı derecede idealist olabileceği için çok mantıksız ve kendileri için çok tehlikeli hedeflere de yönlendirilebilirler. Kısacası bu seviyede olan insanların paraları veya kendileri çeşitli yollarla hedef alınıp rahatlıkla kullanılabilir.

Toparlarsam tabi burada Algı Yönetiminde kullanılan yüzlerce psikolojik teoriden sadece bir tanesi olan Maslow teorisinin binlerce farklı uygulama şeklinden sadece birkaç tanesinden basit örnekler belirttim ama en azından bir fikir verebildiğimi sanıyorum.
İnsanların her tür fizyolojik, psikolojik ve ruhsal ihtiyaçları algılarını etkiler ve bu ihtiyaçlar üzerinden kararları yönlendirilebilir. En son satın aldığınız eşyaları bir düşünüp bunları satın alma kararı verirken hangi ihtiyacınızın ağır bastığını fark ederseniz, Maslow hocamızın piramidinin hangi katında olduğunuzu da anlarsınız.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com
www.facebook.com/algiyonetimi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALGI YÖNETİMİ ALTINDASINIZ.

Sevgili dostlar,

1) Bugünkü tüketim çılgınlığı ve doymak bilmez “satın alma isteklerimiz bundan yüz sene önce “halkla ilişkilerin babası” olarak bilinen Edward Bernays tarafından ortaya konulan Algı Yönetimi teknikleriyle başlatılmıştır. Bernays modern psikolojinin kurucusu Sigmund Freud’un yeğeniydi ve amcasının özellikle insan bilinçaltı ve zihinsel mekanizmaları üzerine yaptığı çalışmalardan faydalanarak Algı Yönetiminin kurallarını ortaya çıkardı ve bugün “modern tüketici” denilen insanın ilk harcını kardı.

2) Bernaysın iş ortağı Paul Mazur yaptıkları işi çok güzel özetlemiştir ve demiştir ki “İnsanlar ellerindeki mallar ve ürünler eskimeden yenilerini satın almaya ihtiyaç duymalıdırlar. Yeni bir zihinsel yapı kurmamız lazım ve insanların istekleri onların gerçek ihtiyaçlarından daha fazla olmalıdır” Bernays ve Mazurun 1920’li yıllarda yaptıkları çalışmalar sayesinde bugün tüm dünyadaki insanlar sürekli “yenisine ihtiyaç duymaktadırlar”.  Bir otomobili birkaç sene kullanıp üzerin…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.
İkna nedir diye düşündüğünüz zaman herkesin aklına farklı şeyler gelir. Kimi insan için ikna demek her gün gördüğü reklamlar kimisi içinde iş yerinde sorumluluğu altındaki personelini ikna etmek için kullandığı taktiklerdir. 
İkna herkesin hayatında farklı bir yere sahiptir ve her insan için farklı bir anlama gelebilir ancak şu bir gerçektir ki ikna dediğimiz unsur hepimizin günlük hayatında son derece önemli bir faktördür. Siyaset, hukuk, medya, haberler ve reklamcılık gibi bir çok alan tamamen ikna psikolojisinin alanına girer. 
İş yaşamı dediğimiz şey de esasında ikna etmek veya ikna edilmek üzerine kurulmuş bir yapıdır.
Tüm bu alanlarda diğer insanları ikna etmenin gereklerini yerinde uygulayanlar başarılı olurken bunu önemsemeyenler başarısız olur.
İnsanların bir kısmı ikna taktiklerine karşı bağışıklıkları olduğunu zanneder ve bu “doğal yetenekleri” sayesinde kendilerini her tür “ikna girişimine” karşı koruyabileceklerine veya her durumda…