Ana içeriğe atla

Düşüncesiz Başarı Olmaz.

İnsanlar günlük yaşamında nelerin üstüne en fazla kafa yoruyorsa onları hayatında gerçekleştirme oranı fazlalaşır.
Hedefini somut şekilde belirleyen insanlar uyumadıkları zamanın çoğunu hedefleri hakkında düşünerek geçirirler.Hedefleri konusunda ulaşabildikleri her şeyi okur,izler ve ilgili insanlarla görüşüp bilgi alırlar.Hedefleri konusunda bilinebilecek her şeyi bilirler hatta rüyalarında bile bazen hedeflerini görürler.
Doğru dürüst hedefi olmayan ve sürekli yapacağım edeceğim diye ortaklıklarda dolaşan insanlar da zamanlarını boş ve kendilerine faydalı olmayan şeyleri düşünerek geçirir.Hedefleri varsa bile bunu nasıl yapacakları konusunda "hallederiz abi" lafını geçmeyen bilgi birikimleri vardır.Hiç bir yeni bilgiyi okumaktan ve izlemekten hoşlanmazlar hele hele birilerine kesinlikle fikir sormazlar çünkü zaten her şeyin en iyisini bildiklerini düşünürler. Bunları sürekli ortada somut hiç bir gelişme olmayan hayali hedefler peşinde koşarken görürsünüz.
Başarısızların çoğu lafta hedefleri olan,sesleri çok çıkan ama içerik olarak hiç bir hazırlıkları ve alt yapıları bulunmayan kağıttan kaplanlar arasından çıkar.Başarılı insanlarsa genelde sessiz sedasız ama son derece sağlam bir altyapıyla hedeflerine doğru ilerlerler.
Bir insanın hedeflediği konuda başarılı olup olamayacağı konusunda bir fikir istiyorsanız ona size yapacağını söylediği hedefi konusunda çok detay ve teknik bir soru sorun.
Eğer size büyük bir heyecanla bildiklerini detaylıca anlatıyorlar ya da en azından öğrenmek için bir çaba gösteriyorlarsa bunların gelecekleri parlak demektir.
Ancak eğer sizin sorunuza "bunlar ufak işler yaa, düşünme sen hallederiz bunları" diyorlarsa o kişiden hiç bir cacık olmaz analizini güvenle yapabiliriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …