Ana içeriğe atla

ÇOCUK MODASI VE ALGI YÖNETİMİ




19.Yüzyıla kadar çocuklar için ayrı bir giyim sektörü ve çocuk modası diye bir kavram yoktu. O dönemlerin çocukları büyüklerin giydikleri kıyafetlerin ufaltılmış kopyalarını giyer ve ortalarda ufaltılmış yetişkinler gibi minik takım elbiseler ve minik gece kıyafetleriyle gezerlerdi. 

Çocuklar için özel olarak elbiselerin dizayn edilmesi fikri son yüzyılda başladı ve üretici firmaların uygun algı yönetimi uygulamalarıyla insanlara kabul ettirilerek günümüzün anne babaların en çok para harcadığı son derece karlı bir çocuk modası sektörü doğdu.

Doğru bir Algı Yönetimi planlamasıyla daha insanların dahan önce ihtiyaç duyduklarını bile hissetmedikleri bambaşka bir moda ihtiyacı oluşturabilirsiniz.
Örneğin istenirse hiç bir özelliği olmayan beyaz bir mendili bir kaç aylık bir algı yönetimi çalışması ve uygun tanıtım yatırımıyla yaygın bir moda haline getirmeniz mümkündür. Önemli olan nerelere dokunacağınızı bilmenizdir.

Piyasa şartlarının zorlaştığı dönemlerde yeni algılar ve yeni ürünleri ortaya koyabilenler kazanacaktır. İşleri hep alıştığı şekilde yapmaya çalışan ve yeniliklere kapalı kişi ve şirketlerde kaybedecektir. 

Algılar duyguları ve duygular kararları etkiler.

Algı Yönetimi Eğitimleri için :

AYÇA KURU AKADEMİ 
https://aycakuru.com.tr/ 
Tel: 0554 280 44 84


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALGI YÖNETİMİ ALTINDASINIZ.

Sevgili dostlar,

1) Bugünkü tüketim çılgınlığı ve doymak bilmez “satın alma isteklerimiz bundan yüz sene önce “halkla ilişkilerin babası” olarak bilinen Edward Bernays tarafından ortaya konulan Algı Yönetimi teknikleriyle başlatılmıştır. Bernays modern psikolojinin kurucusu Sigmund Freud’un yeğeniydi ve amcasının özellikle insan bilinçaltı ve zihinsel mekanizmaları üzerine yaptığı çalışmalardan faydalanarak Algı Yönetiminin kurallarını ortaya çıkardı ve bugün “modern tüketici” denilen insanın ilk harcını kardı.

2) Bernaysın iş ortağı Paul Mazur yaptıkları işi çok güzel özetlemiştir ve demiştir ki “İnsanlar ellerindeki mallar ve ürünler eskimeden yenilerini satın almaya ihtiyaç duymalıdırlar. Yeni bir zihinsel yapı kurmamız lazım ve insanların istekleri onların gerçek ihtiyaçlarından daha fazla olmalıdır” Bernays ve Mazurun 1920’li yıllarda yaptıkları çalışmalar sayesinde bugün tüm dünyadaki insanlar sürekli “yenisine ihtiyaç duymaktadırlar”.  Bir otomobili birkaç sene kullanıp üzerin…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.
İkna nedir diye düşündüğünüz zaman herkesin aklına farklı şeyler gelir. Kimi insan için ikna demek her gün gördüğü reklamlar kimisi içinde iş yerinde sorumluluğu altındaki personelini ikna etmek için kullandığı taktiklerdir. 
İkna herkesin hayatında farklı bir yere sahiptir ve her insan için farklı bir anlama gelebilir ancak şu bir gerçektir ki ikna dediğimiz unsur hepimizin günlük hayatında son derece önemli bir faktördür. Siyaset, hukuk, medya, haberler ve reklamcılık gibi bir çok alan tamamen ikna psikolojisinin alanına girer. 
İş yaşamı dediğimiz şey de esasında ikna etmek veya ikna edilmek üzerine kurulmuş bir yapıdır.
Tüm bu alanlarda diğer insanları ikna etmenin gereklerini yerinde uygulayanlar başarılı olurken bunu önemsemeyenler başarısız olur.
İnsanların bir kısmı ikna taktiklerine karşı bağışıklıkları olduğunu zanneder ve bu “doğal yetenekleri” sayesinde kendilerini her tür “ikna girişimine” karşı koruyabileceklerine veya her durumda…