Ana içeriğe atla

ÖYLESİNE BİR ORMAN HİKAYESİ.


İçinde yaşadığımız bu vahşi ormanda kelimelerle uyuşturulur insanlar,

Herkesin ağzındadır kendi düşünmedikleri ve başkalarına ait olan kelimeler.

Bu kelimeleri tüküre tüküre dolaşırlar ortalıkta hem de kasılarak,

Bilge bir kralın tacını çalıp dolaşmaya çıkmış dilencilere benzerler.

Bu ormanda iyi bir açıklama getirebileceğiniz her yalanı söylemek ve her ahlaksızlığı yapmak serbesttir, yeter ki açıklamanız “ikna edici” olsun.

Birbirinden çok uzaktaki dağ tepelerinden birbirlerine yalanlar bağıran ama seslerini duyuramayan insanların ormanıdır burası.

Bu yalanların en büyükleri kendi korkularıdır, her zaman korkar ve her zaman yalan söylerler.

Bu ormandaki insanlar sürüler halinde yaşar.

Sürüler güçlerini liderlerinden, liderler güçlerini sürülerinden alır.

Sürülerin arasında yalnız başlarına takılmayı seven akıllı insanlar tek tük süzülür ancak görünmezdir onlar ve duymaz kimse seslerini sürülerin gürültüsünden.  

Bu ormanda her şey terstir.

Normalde bir insanın kendisini ciddiye alıp, kendisini ilgilendirmeyen olayları çok da ciddiye almaması gerekir.

Bu ormandaysa insanlar kendilerini ciddiye almazlar ancak kendilerini ilgilendirmeyen ufacık şeyleri ciddiye alırlar.

Her türlü gereksiz oyuncak ve çöpe büyük paralar öderler ancak kendi özgürlüklerini kazanmak için bir kuruş bile bedel ödemeye kesinlikle yanaşmazlar.

Orman sakinlerinin çoğu akılsız olduğu için sürekli işlerini ellerine yüzlerine bulaştırır

Ve her zaman başarısızlıklarının sebeplerini değil ama bolca bahanesini bulurlar.

Kendilerine benzer herkes “bizdendir”

Kendilerine benzemeyen herkes “onlardandır”

Birbirlerine tıpa tıp benzeyen oyuncak robotlar gibi sürdürürler yaşamlarını ve bir kez bile “başka hayatları” merak etmezler.

Sadece merak etmemekle kalmazlar.

Kendi cehalet ateşleriyle tutuşturdukları, kendi cehennemlerinde yanarken, kendilerinden başka herkesi de suçlar bu ormanın sakinleri.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir