Ana içeriğe atla

İŞE ALIM MÜLAKATLARINDA KULLANABİLECEĞİNİZ 10 ALGI YÖNETİMİ TAKTİĞİ

İş başvurusunda bulunduğunuz firmanın sizi çağırdığı işe alım mülakatı tam bir algı yönetimi sürecidir. Burada işe başvuran kişi olarak amacınız kendiniz hakkında olumlu bir algı oluşturarak işe alınma şansınızı mümkün olduğunca arttırmaktır. Bu sebeple elinize öz geçmişinizi alıp güzel bir kıyafet giymekten çok daha stratejik bir düşünce yapısı içinde olmanız gerekir. Şimdi sizinle işe alım mülakatlarında kullanabileceğiniz bazı taktiklerden örnekler vermek istiyorum.

1) Sizi işe alacak şirket ve mülakatı yapacak kişi sizin için bir hedeftir. Mülakatınıza mutlaka bir ön hazırlık ve istihbarat çalışması yaparak gitmeniz lazımdır. Hedefinizin algısını doğru yönetebilmek için onun şu anki algısı hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi edinmeniz gerekir. Mülakatınız öncesi sakince bilgisayarınızın başında oturun ve başvurduğunuz firma ile sizinle mülakatı yapacak kişi hakkında Internet üzerinden edinebileceğiniz tüm bilgileri edinmeye çalışın. Başvuru yaptığınız firmanın değerleri ve sizinle mülakat yapacak kişinin karakter özelliklerini iyi analiz etmeniz size büyük bir avantaj sağlayacaktır. İçinde yaşadığımız çağın en güzel tarafı artık firmalar, patronlar ve işe alım görüşmelerini yapacak kişilerin kendileri hakkındaki her bilgiyi hem de kendi istekleriyle internete koymalarıdır. Özellikle sosyal medya platformlarından hakkınızda karar verecek kişiler hakkında son derece kritik bilgiler edinebilirsiniz. Tabi bunu hakkıyla yapabilmek için ciddi bir gözlem ve analiz yeteneğinizin olması da gereklidir. Bu yeteneklerinizi nasıl geliştirebileceğinize ilerideki yazılarımda değinmeye çalışacağım

2) Eğer ciddi bir kariyer hedefliyorsanız özellikle sosyal medyadaki imajınıza dikkat etmeniz lazımdır. Dünya tarihinde ilk defa insanlar belki de dünyanın sonuna kadar duracak Internet kayıt sistemine duygu ve düşüncelerini kaydediyorlar. Gelecekte torunlarınızın torunları bile sizin nasıl bir insan olduğunuz bilgisine kolaylıkla erişebilecek. Bu sebeple Internet üzerinde nasıl bir imajınız olduğuna çok dikkat edin. Size ciddi bir pozisyon önerecek bir şirkette hiç merak etmeyin sosyal medya hesaplarınızı itinayla ve dikkatlice kontrol edecektir. Özgeçmişinizde müthiş profesyonel bir imaj verirken Facebook hesabınızda yıllar önce üniversitede katıldığınız bir eğlencede içtiğiniz bir şişe votka sonrası çektirdiğiniz ve size o zamanlar çok “karizmatik” gelen resminiz emin olun dikkate alınacaktır. Size tavsiyem bu yazımı okuduktan sonra sosyal medya hesaplarınızı ciddi ve eleştirel bir gözle kontrolden geçirmeniz ve dünyaya vermek istediğiniz algıyla uyuşmayan her veriyi kaldırmanızdır.

3)Size sorulabilecek olası mülakat sorularını önceden öngörmeye çalışın. Bu konuda Internet üzerinde size fikir verebilecek çok iyi kaynaklar bulunmaktadır. Özellikle İnsan kaynakları sitelerini iyi inceleyin ve mülakat tecrübesi olan arkadaşlarınızdan fikir alın. Mülakatlarda genelde birbirine benzer ve standart sorular karşınıza çıkacaktır. Her soru için vereceğiniz cevabı mutlaka önceden belirleyin ve mülakata gitmeden prova yapın. Burada en önemli konu cevaplarınızın kısa, somut odaklı ve olabiliyorsa hikaye formatında olmasıdır. Örnek olarak eğitiminizle alakalı bir soruyu “İşletme bölümü mezunuyum” şeklinde cevaplamak yerine bu bölümü hangi düşünceler ve hedeflerle seçtiğinizle alakalı ilginç bir hikayeniz varsa çok daha etkileyici olacaksınız. Unutmayın insanlar düz bilgilerden değil akılda kalan hikayelerden etkilenirler.

4) Kişisel görünümünüze büyük önem verin. Başvuru yaptığınız firmanın kıyafet kültürü hakkında önceden bilgi sahibi olmanız harika olacaktır ancak bilmediğiniz zamanlarda şunu unutmayın belli bir duruma göre gereğinden fazla giyinmek gereğinden az giyinmekten her zaman iyidir. Kıyafetlerinizin renk uyumuna, temizliğine ve özellikle ayakkabılarınızın durumuna dikkat edin. Çok kaliteli ve şık durmadığı müddetçe şangır şungur takılardan kaçının. Mülakata girmeden hemen önce yemek yemeyin ve sigara içmeyin. Gömleğinizin orta yerindeki bir salça izi veya buram buram sigara dumanı kokan ceketiniz hakkınızdaki algıyı çok kısa zamanda negatife çevirebilir.

5) Görüşmeye mutlaka en az on beş dakika önce gidin ve bekleyeceğiniz zamanı iş yerindeki enerji ve havayı gözlemlemeyle değerlendirin. Hakkınızdaki tüm belgeler güzel bir dosya içinde çantanızda bulunsun, not alabileceğiniz şık bir kalemle defteri de o çantadan eksik etmeyin. Mülakata girmeden artık o cep telefonunuzu kapatın ve ağzınızda çiklet varsa daha şirket binasına girmeden ondan kurtulun.

6) Algı yönetiminin temeli ilk izlenimdir. Sizinle mülakatı yapacak kişi ve şirket içinde karşılaşacağınız diğer insanlar hakkınızdaki ilk izlenimlerinizi 5 ila 10 saniye arasında edineceklerdir. Mülakata gittiğiniz binanın park yeri sorumlusundan, kapıdaki güvenliğe, asansöre beraber bindiğiniz kişilerden firmadaki sekreterlere kadar herkese en iyi imajınızı vermeye çalışın. Unutmayın kimse önemsiz değildir son derece iyi geçen bir mülakatın sonrasında şirketin çaycısının hakkınızda yapacağı tek bir negatif yorum bile doğru zamanda doğru kulağa ulaşırsa işinizi bitirebilir. Herkesle kibarca selamlaşın ve sakin hareketlerle gülümseyerek göz temasında bulunun. Zaten önceki maddelerdeki tavsiyelerimi yerine getirdiyseniz hakkınızdaki genel algı son derece olumlu olacaktır. Mülakatın ilk yirmi dakikasında hakkınızdaki kararın çoktan verileceğini sürekli aklınızda tutun.

7) Mülakat esnasında yapmacık, heyecanlı ve çok uzun konuşmalardan uzak durun. Size sorulan sorulara verdiğiniz cevaplar samimi, sakin ve kısa olmalıdır hele bir de ilgi çekici ufak hikayelerle anlatımınızı süslerseniz hedefi on ikiden vurdunuz demektir. Sizinle mülakat yapan kişi ne derse desin kesinlikle önceki iş yerleriniz hakkında olumsuz konuşmayın hatta genel olarak hiçbir şey ve hiçbir kimse hakkında olumsuz konuşmamak için kendinizi şartlayın. Önceki patronunuzun ne kadar kötü bir insan olduğunu ballandıra ballandıra anlatmanız yeni patron adaylarınızın gözünde hiç hoş durmayacaktır.

8) Beden diliniz konusunda çok dikkatli olun. Bu alanda eksikliğiniz varsa iyi bir yerden eğitim alın. Dünyanın en bilgili ve tecrübeli profesyoneli olsanız bile eğer beden dilinizle yanlış sinyaller veriyorsanız işiniz çok zordur. Gülümseme, göz teması, açık beden dili kullanma, aktif dinleme ve onaylama faktörleri mülakat başarınız için çok önemlidir. Gövdenizi öne eğme, uzaklara boş boş bakma, elinizdeki kalemle oynama, oturduğunuz sandalyede sanki altınızda çivi varmış gibi kıpırdanma, saçınızı karıştırma ve homurdanma gibi negatif sinyaller işe alım mülakatınızın başarısızlıkla sonuçlanması için oldukça yeterlidir. Unutmayın ne yazık ki insanlar kitapları kapaklarına göre değerlendirir ve size mantıksız gelse bile durum budur. İnsanlar sizin içinizdeki bilgileri okumaya karar vermeden önce kapağınıza bakacaklar ve eğer hoşlarına gitmezseniz sizinle vakit harcamayacaklardır.

9) Mülakat yapan görevliler iş görüşmesi yaptıkları adayların kendilerine akıllıca sorular sormasından etkilenirler. Buradaki püf noktası akıllıca sorular sormaktır. Eğer yeterince hazırlık yapmaz ve sadece zeki görünmek için acaip sorular sorarsanız bu silah fena halde ters teper. Mülakat öncesinde yapacağınız hazırlık, başvuru yaptığınız firma ve sektörle alakalı edineceğiniz bilgiler doğrultusunda çok iyi birkaç tane soruyu önceden hazırlayıp mülakatınıza öyle gidin.

10) Mülakatınız nasıl geçerse geçsin evinize döner dönmez hiç zaman kaybetmeden mülakatı yapan kişiye güzel bir teşekkür maili atın ve kendisinin profesyonelliğinden büyük kazanımlar edindiğinizi söyleyin ve gösterdiği sempati için kendisine teşekkür edin. Attığınız mailin bir kopyasını da eğer bulabilirseniz mülakatı yapan kişinin amirlerinin mailine gönderin. Kim olursa olsun her insan motive edilmekten hoşlanır ve eğer bu onun yöneticilerinin önünde yapılırsa etkisi daha da artar. Bu tür psikolojik avantajları kullanmaya çalışın. Burada kritik durum maili mülakatın olduğu akşam atmanız ve ilgili kişinin mailinizi ertesi gün görmesidir. Aradaki zamanı uzatırsanız psikolojik olarak kişinin size olan sempatisini mülakat sürecine yansıtmasını zorlaştırırsınız. Unutmayın bu insanların sizin dışınızda yüzlerce sorumluluğu var ve zihinlerinde sempatik bir imaj yaratmak istiyorsanız zamanınız kısıtlı.

Doğru Algı yönetimi ve mülakat taktikleri tabii ki bu kadar az değil ancak verdiğim bu basit önerilerin bile doğru kullanmanız halinde sizlere mülakat süreçlerinizde ufak da olsa bir avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …