Ana içeriğe atla

GİRİŞİMCİLİKTE BAŞARI İÇİN 10 TAVSİYE.

Her alanda olduğu gibi etkin bir Algı Yönetimi Stratejisi sizi girişimcilik alanında da başarıya ulaştıracaktır. Şimdi sizlere faydalı olabileceğini düşündüğüm ve her tür girişimcilik projenizde kullanabileceğiniz bazı Algı Yönetimi taktiklerini paylaşmak istiyorum

1) Beceri, bilgi ve yetenek her girişimcinin sahip olması gereken özelliklerdir. Ancak sizin için en stratejik nokta gelişen olayları ve değişen şartları olumlu olarak algılama yeteneğinizdir. Başarı bir zihinsel durumdur ve yeni adım attığınız girişimcilik hayatının sürekli değişen şartları etrafınızda gelişen her durumun olumlu yönlerini görüp kendiniz ve çevrenize olumlu bir algı yansıtmanızı gerektirir. En “olmaz” ve “imkansız” durumda bile “olur” ve “imkan dahilinde” yönleri görmek için kendinizi eğitmeniz lazımdır.

2) Başarı için kestirme yol yoktur. Etrafınızdaki birçok insan sizin kestirme yolları seçmeniz için algınızı değiştirmek ister. Önünüzdeki yollardan görece olarak en basitini ve kolayını değil herkesin “kesinlikle olmaz” ve “delirdin galiba” dediği yolu seçmenizi tavsiye ederim. İnsan psikolojisi genelde zahmetsiz ve kolay yollara sapma eğilimindedir ve algısını da buna göre düzenler ancak başarı her zaman uzun ve zorlu yolların sonunda gelir. Eğer öyle olmasa etrafınızda bu kadar başarısız insan görmezdiniz.

3) Herkesin yaptığını yaparak ve “doğru” olarak kabul edilmiş alanlara yatırım yaparak kazanamazsınız. Kimsenin aklına gelmeyen ve sadece size özel “niş” bir alan bulmanız lazımdır. Her insan farklı yaratıldığı için zaten size kolay gelen ve sevdiğiniz bir alanı seçerseniz “niş” olmanız çok daha kolaydır. Sürüye uyma psikolojinize galip gelerek ve sürünün sizin üzerinizde kurduğu yanıltıcı algı kapanından çıkarak sadece kendi özel alanınızda çalışın. Yani başkasının filminde figüran olacağınıza kendi filminizde yönetmen ve başrol oyuncusu olun.

4) Deliler gibi çalışmak değil akıllıca çalışmaya odaklanın. Eski dünyanın “çok çalışan kazanır elması kızarır” algısı artık değişti. Bugün teknoloji eskiden saatler sürebilecek pek çok işi dakikalar içinde yerine getirebiliyor. Düşebileceğiniz en büyük tuzak işinizle alakalı her şeyi kendiniz yapmaya çalışmaktır. Başka insanlardan ve teknolojiden mümkün olduğunca faydalanarak kendiniz için en etkin çalışma ritmini bulun. “Çok çalışmak” algınızı “etkili çalışmak” olarak değiştirin.

5) Motivasyon ve Moral çok önemlidir. Genelde çoğu insan bir işe ilk başladığı zaman büyük bir motivasyonla işe koyulur ancak iş hayatının gerçekleri ve engeller yoluna çıktıkça “başarı algısı” değişir ve motivasyonu giderek düşmeye başlar. Başarı ile aranızdaki duvarı kırmak için amacınız dev bir balyozla elinize alıp müthiş bir motivasyonla duvara birkaç defa vurduktan sonra bu iş olmuyor diyerek geri dönmek değil elinizdeki küçücük çekiçle bıkmadan usanmadan günlerce, aylarca hatta yıllarca o duvara milyonlarca kez vurarak çökertmek olmalıdır. Sebat ve İnatçılık başarı için önemlidir ve bunların arkasındaki güç motivasyondur.

6) Kendinizi çok akıllı görüp sürekli kendi algınız doğrultusunda hareket etmek hiç iyi bir fikir değildir. Sürekli herkesten ve her yerden fikir ve bilgi edinmeye çalışın. Sadece kendi algınızla iş yaparsanız son derece yanlış bir yerde kendinizi bulabilirsiniz çünkü insan algıları kandırılmaya ama özellikle kendini kandırmaya son derece müsaittir. Her yerden polenleri toplayan bir arı olun ancak kovanınıza dönüp yapacağınız bal size özel olsun.

7) Yanlışlarınızı kabul etmek son derece önemlidir. Ego denen canavarın algılarınızı bozarak size hatalarınızla aptallıklarınızı başarı ve aklını kullanma şeklinde yutturması son derece kolaydır. Bir hata yaptığınızı anladığınız zaman bunu kabul edin ve durumu düzeltmek için çalışmalara başlayın. Yanlış rotada keskin kayalıklar üzerindeki bir deniz fenerine doğru hızla ilerleyen bir geminin kaptanı eğer egosuna yenilir ve yanlış bir algıya kapılırsa sonu o kayalıklarda batmak olacaktır. Yanlış rotada ilerlediğinizi anladığınız an bunu kabullenin ve rotanızı çevirin bu kadar basit. Sadece bunu kendilerine kabul ettiremedikleri için batan yüzlerce yeni kurulmuş şirket bulunur.

8) Sosyal medya üzerinde mutlaka bir kişisel marka oluşturmanız ve dışarıya verdiğiniz algıyı yönetmeniz lazımdır. Internet ve sosyal medya araçlarını kullanmasını bilmeyen hatta bunu önemsemeyen girişimcinin hali elinde harita olmadan hiç bilmediği bir ormanın içine dalan kişinin durumuna benzer. Sosyal medya ve Internet üzerinde kişisel markanızı nasıl oluşturmanız konusunda bir bilginiz yoksa mutlaka sosyal medya odaklı bir algı yönetimi eğitimi almanızı tavsiye ederim. Bu alanda yapacağınız yatırım ofis mobilyasına harcayacağınız paradan çok daha önemlidir.

9) Yeni bir iş kurdunuz ve başarınıza çok inandınız diye insanların size paralarını vermek için cüzdanlarını çıkartarak ofisinizin kapısı önünde sıraya gireceklerini falan sanmayın. İnsanlar temel olarak kendi çıkarlarını düşünürler. Bir değer sunduğunuza ve hayatlarını daha güzel bir hale getireceğinize dair insanları ikna etmeniz lazım. Bu da sadece reklam yapmakla olmaz. Eğer bir ürün ya da hizmet satıyorsanız bunların insanların hayatlarını nasıl daha güzel bir hale getireceğine dair özellikle sosyal medyayı faydalı paylaşımlarla bilgi bombardımanına tutmanız gerekiyor. Mesela pencere sistemleri satıyorsanız ne kadar güzel ürünler sattığınız konulu yapacağınız reklamlar hiçbir işe yaramaz. Bunun yerine insanlara pencere sistemleri konusunda bilgi verirseniz ve o bilgiden insanlar bir fayda edinirse sizin markanıza ilgi duyacaklardır. Girişiminiz her ne üzerineyse sakın o işe sadece para kazanmak amacıyla girmeyin hedefiniz öncelikle insanlara fayda sağlamak olsun. İnsanlara yeterince fayda sağlarsanız ve buna gerçekten inanırlarsa meraklanmayın para da gelir. Bugün Facebook kurucusu Zuckerberg multi zilyonerse bunun sebebi sunduğu hizmetin her birimizin hayatına dokunması ve bizlere çeşitli yollardan fayda sağlamasıdır. Sağladığınız fayda ne kadar büyükse banka hesabınıza yatacak paralarda o kadar büyük olacaktır.

10) Kendi işinizle mutlaka kendiniz ilgilenin. İnsanlardan tavsiye, bilgi ve hizmet alın ancak işinizle alakalı her şeyi milimetresine kadar bilin ve kritik kararları mutlaka kendiniz verin. “Yatırım için param var hadi bir restoran veya otel açalım başına da bu işten anlayan birisini koyar keyfimize bakarız” bakış açısıyla bir işe girmektense paralarınızı koca bir binanın tepesinden aşağı atmanız çok daha faydalı olacaktır. Sorumluluk ve kararları başkalarına devrettiğiniz ve hakkında çok az şey bildiğiniz bir yatırımın batması neredeyse matematiksel olarak kesindir.

Girişimcilik tabii ki bu kadar basit değildir özellikle kişisel bir marka yaratmak özel bir bilimdir. Buradaki basit tavsiyelerin sizi en azından düşündürmesi ve faydalı olması dileğiyle (İnsanlara faydalı olmak önemlidir demiştim sanırım)

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…