Ana içeriğe atla

TEŞEKKÜRLER


 Sevgili Dostlar,


Yıllardır faydalı olmaya çalıştığım siz değerli kardeşlerimden ufak bir ricam olmuştu.

Acayip acayip tiplerin yüzbinlerce takipçisi olduğu İnstagram aleminde şu hocanızın takipçi sayısı komik durumdaydı. Bu sebeple algoritma yaptığım faydalı paylaşımları ciddiye almıyordu.

"Bu ülkenin bilgiye ve gerçeğe önem veren kaliteli insanları neredesiniz bizleri yalnız bırakmayın zaten bir avuç kaldık hadi şu hocanıza destek olun ve beni takip edin" demiştim.

Sağ olun desteğiniz hatta sırf beni takip etmek için kapattığı instagramı yeniden açan dostlarımız sayesinde on bini bulduk.

Evet önemsiz bir sayı gelebilir ama aslında önemliydi.

Yıllardır dağlara taşlara boşuna mı konuşuyorum yoksa gerçekten bir fayda üretebiliyor muyum görmem lazımdı.

Sağ olun var olun. Destek oldunuz. Güç verdiniz.
Bizler birbirimize destek olmazsak ezilir ufalanır gideriz unutmayın.

Buyurunuz artık ufak da olsa instagram algoritmasına karşı güçlendik. Buradan bakabilirsiniz.

https://www.instagram.com/aydinserdarkuruizmir

Hepinize sevgilerim ve saygılarımla.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?

  KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?  İyilik ve kötülük dünyaya ilk fırlatıldığımız günden bu güne önümüze konan bir seçenek. İlk olarak masallarla başlar annemizin bize anlattığı. Masalda mutlaka kötü bir karakter vardır. Kırmızı Başlıklı kızı yemeye kalkan kötü kurt, pamuk prensesi zehirleyen üvey anne gibi ve bizim yanımız her zaman iyilerin yanıdır. Daha sonra çizgi filmler girer yaşam hanemize. Örneğin Tom ve Jerry kedi fare masalında biz hep ufak minik fareyi tutarız, Kötü kalpli Gargamele karşı mavicik Şirinlerin yanındayızdır. Sonra görüntülü masallar olan filmler girer hayatımıza Star Wars evreninde Jedi olmak isteriz ve Yoda manevi babamız olsun diye iç geçiririz. Süpermen'in yanında Lex Luthora karşı savaşırız. Sonra yıllar geçer hayatın daha da içine gireriz çünkü artık bedenimiz büyümüştür ve masallar arkamızda kalmıştır ancak aynen o masallarda okuduğumuz çelik gibi net iyi ve kötü ayrımını ararız hayatta. Tüm dünya içinde kendimizin de olduğu iyile...

SALAKLIĞA ÖVGÜ