Ana içeriğe atla

İZLE : The MacKintosh Man - 1973


 İZLE : The MacKintosh Man - 1973


İngiliz istihbaratına sızmış bir Sovyet casusunu ortaya çıkarmak için Rearden isimli bir İngiliz istihbaratçı sahte bir suçlu kimliğine bürünür ve bu kimlikle cezaevine girerek cezaevinde bulunan eski bir Rus ajanıyla temasa geçmeye çalışır.


Filmin en önemli ilginçliği şudur. Film "Freedom Trap" isimli bir romandan uyarlama ve bu roman George Blake isimli çift taraflı bir İngiliz ajanının gerçek hikayesinden esinlenmiştir.


George Blake İngiliz istihbaratı görevlisi olarak Kore savaşında taraf değiştirmiş ve Sovyet askeri istihbaratı MGB adına çalışmaya başlar.


1961 senesinde yakalanır ve vatana ihanetten 42 yıl hapse mahkum edilir. Ancak ilginç şekilde 1966 senesinde hapisten kaçarak Sovyetler Birliğine sığınır ve KGB tarafından üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirilir.


George Blake 2020 senesinde Moskova'da öldü ve hiç bir zaman İngiltere'ye dönmedi. Öldüğü zamanda bizzat başkan Putin tarafından taziye edildi.


(Büyük devletler rejimler değişse bile kendilerine çalışan devşirme ajanlara sahip çıkarlar Sovyetler adına çalışan bir İngiliz ajana Sovyetler yıkıldıktan sonra sahip çıkılması önemlidir.)


Filmi bir de bu gözle izleyin derim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?

  KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?  İyilik ve kötülük dünyaya ilk fırlatıldığımız günden bu güne önümüze konan bir seçenek. İlk olarak masallarla başlar annemizin bize anlattığı. Masalda mutlaka kötü bir karakter vardır. Kırmızı Başlıklı kızı yemeye kalkan kötü kurt, pamuk prensesi zehirleyen üvey anne gibi ve bizim yanımız her zaman iyilerin yanıdır. Daha sonra çizgi filmler girer yaşam hanemize. Örneğin Tom ve Jerry kedi fare masalında biz hep ufak minik fareyi tutarız, Kötü kalpli Gargamele karşı mavicik Şirinlerin yanındayızdır. Sonra görüntülü masallar olan filmler girer hayatımıza Star Wars evreninde Jedi olmak isteriz ve Yoda manevi babamız olsun diye iç geçiririz. Süpermen'in yanında Lex Luthora karşı savaşırız. Sonra yıllar geçer hayatın daha da içine gireriz çünkü artık bedenimiz büyümüştür ve masallar arkamızda kalmıştır ancak aynen o masallarda okuduğumuz çelik gibi net iyi ve kötü ayrımını ararız hayatta. Tüm dünya içinde kendimizin de olduğu iyile...

SALAKLIĞA ÖVGÜ