Ana içeriğe atla

SAKİN KALMANIN YOLLARI (STRES YÖNETİMİ TEKNİKLERİ)


Sevgili dostum gerek iş hayatında gerek özel hayatında edinmen gereken en önemli özelliklerden birisi kriz durumlarında sakin kalmayı becerebilmen, öfke ve korku patlamalarıyla önce kendine sonrada etrafındakilere zarar vermekten vazgeçmendir. Özellikle üst düzey yöneticiler ve ağır stresli işlerde çalışanlar için sakin kalmanın yollarını öğrenmek ve streslerini yönetebilmek son derece önemli gereksinimdir. Şimdi sizlere stres seviyenizi nasıl kontrol edebileceğinize dair biraz fikir vermek istiyorum umarım faydalı olur.

1) Önce sahip olduklarına şükretmeyi öğrenmen lazım. Şu anda elinde olan şeylerin kıymetini iyice anlaman stres seviyende oldukça büyük bir azalmaya sebep olacaktır. Kaliforniya üniversitesinde yapılan bir araştırma gün içinde belli aralıklarla elindekilere şükreden ve sahip oldukları iyi şeyleri aklına getiren insanların kanlarındaki kortizol seviyesinin oldukça düştüğünü gözlemledi. Kortizol denen bu madde stres hormonudur ve düşmesi stres seviyesinin düştüğünü de gösterir. Yani kısaca şikayet etmeyi bırak ve azıcık şükret.

2) Sürekli “öyle olursa ne olur ?” “ böyle olursa ne olur ?” gibi soruları kendine sorup bu soruların karşılığında zihninde felaket senaryoları görüntülemekten vazgeç. Hayat içinde her olayın milyonlarca olasılığı vardır ve genelde en kötü senaryolar hiç gerçekleşmez. Sakin ol ve kurmayı bırak.

3) Zihin eğer olumlu bir şeye odaklanırsa içinde bulunduğun stresli durumun yarattığı etkiyi azaltır ve negatifliği hissetmemeni sağlar. İçinde bulunduğun gün içinde her şey ters gitmiş bile olsa ufacık da olsa tek bir olumlu şeye odaklanabilirsen zihnin olumsuz durumun etkisiniz azaltacaktır.

4) Stres yaratan ortamların dışına çıkarak zihnini sıfırla. Birkaç gün işi gücü bırak, daha önceden gitmediğin güzel bir ortama git, telefonunu kapat ve bırak beynin kendisini biraz toparlayarak stres seviyeni kontrol altına alsın. Sürekli aynı ortamda, aynı insanlarla ve susmayan cep telefonlarınla stres seviyeni beynin kontrol altına alamaz.

5) Kafein vücuduna adrenalin hormonu salgılanmasını tetikler. Adrenalinde stres seviyeni arttırır. Stresli durum bitene kadar kahveyi, kolayı kes veya azalt. Çok bunaldım şöyle koyu bir kahve içeyim düşüncen gerçekten de hiç iyi bir fikir değil çünkü kafein aldığın zaman salgılayacağın adrenalin yanan sobanın üzerine jet yakıtı dökmen gibi bir sonuç verecektir.

6) Uykusuz geçen düşünceli geceler stres seviyelerine hiç yardımcı olmaz çünkü beynin kendini şarj ettiği tek durum uykudur ve stresli dönemlerde uyumazsan kısa zamanda pilin biter ve daha da kötüsü kendini daha fena durumlara sokacak kararlar alırsın.

7) İçinden geçirdiğin ve bir türlü durduramadığın baykuş gibi karamsar düşünceleri kesmek zorundasın. Bunu yapmanın en güzel yolu da böyle düşünceler aklına geldiği zaman otur bir deftere yaz. Bu hem beynin kötü düşünce üretme hızını kesecek hem de yazdığın şeyleri okuduğun zaman düşüncelerinin ne kadar saçma olduğunu anlayacaksın.

8) Algını yönetmen ve seni korkutan ya da öfkelendiren durumları zihninde yeniden ve olumlu bir şekilde çerçevelemen lazımdır. Bunu yapmanın en güzel yolu da yaptığın genellemeleri dikkatlice düşünerek boşa çıkarmaktır. Mesela “ben her zaman başarısız olurum” düşüncesini başarılı olduğun zamanları bir liste halinde yazarak çok kolay bir şekilde kırabilirsin ki başarısız olduğunu sandığın durumların bile üzerinden zaman geçtiği zaman aslında son derece olumlu gelişmeler olduğunu hatırlayacaksın.

9) Stres ve Korku seviyen çok arttığı zaman en basit ve acil çözüm beynini yavaşlatman ve geçmişle geleceğe uzanıp durmasını engellemendir. Bunun da en etkin yolu kapıyı bacayı kapatıp, rahat kıyafetler giyip, bir sandalyeye güzelce oturup derin nefesler alıp vermendir. Her alıp verdiğin nefesi de sayar ve bu nefesleri giderek yavaşlatırsan içinde bulunduğun ana daha kolay odaklandığını göreceksin. Anda kalabilirsen geçmişin ve geleceğin zihninde ürettiği baskı ortadan kalkar.

10) Korku ve Stresin karşısına tek başına çıkma. Ailen ve yakın arkadaşlarından destek iste. Bazen tek bir güzel sohbet bile seni rahatlatıp sakinleştirebilir. Sakinleştiğin zamanda doğru kararlar alırsın. Yapabileceğin en kötü şey stresli durumundan kimseye bahsetmeyip normal davranmaya çalışmaktır. Eğer böyle yaparsan düdüklü tencere gibi patlarsın.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…