Ana içeriğe atla

ETKİLİ BİR DANIŞMANDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER.



Sevgili dostum,

Eğer bir firma sahibiysen veya üst düzey bir yöneticiysen dürüst, tecrübeli ve profesyonel danışmanlara mutlaka ihtiyacın vardır çünkü bir insan her şeyi bilemez ve her konuda doğru kararlar alması imkansızdır. Tarih boyunca Sezarlardan Sultanlara kadar tüm başarılı yöneticilerin yanı başlarında her zaman çok kaliteli danışmanlar bulunmuştur çünkü akıllı yönetici aklının her şeye yetmeyeceği gerçeğini bilen yöneticidir.

Sana danışmanlık yapacak kişi yakın akraban ve arkadaşın olamaz çünkü bu kişiler yakın oldukları ve sana sevgi besledikleri için verdiğin kararları ve stratejilerini duygusal filtrelerinden geçirerek okuyacaklardır. Kısacası kargaya yavrusu şahin gözükür ve eşinden dostundan sana danışman olmaz.

Danışman olarak kullanacağın kişi veya kişiler çalışanın da olmamalıdır çünkü yanında çalışan, maaş ve makam verdiğin insanlar bunları kaybetmek korkusuyla hatalarını görmezden gelebilir ve pohpohlamakla, yağcılığı danışmanlık zannedebilir. Böyle bir danışman seni uçurumun kenarına kadar “haklısınız efendim” ve “aman ne güzel buyurdunuz” gibi laflara sürükledikten sonra gözü yaşlı bir şekilde uçurumdan düşüşünü izler. Yanında çalıştırdığın ve maaşını verdiğin insanlardan da sana danışman olmaz.

Kısacası danışmanlık alacağın insanları kendi çevren dışından ve mümkünse profesyonel olarak bu işi yapanlar arasından seçmen lazım. İyi bir danışmanın isteyeceği ücret hiç de az olmadığı gibi vereceği kötü fikirlerinde bedeli çok ağır olabilir. Bu sebeple bir danışman seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle bir özetlemek istiyorum.

1) Dürüsttür: İyi bir danışmanda olması gereken en büyük meziyet dürüst olmaktır. Danışman becerilerini ve daha önce yaptığı işleri sürekli sana ve çevresine övüp duruyorsa ve enerjisini elindeki işe değil de kendi reklamına harcıyorsa hiçbir işine yaramaz. Üstelik verdiği raporlar ve sunumlar gerçekçi, uygulanabilir ve kolay anlaşılabilir olmanın tersine süslü, bilimsel görünümlü kelimelerle bezeli, atıp tutma ve boş tahminlerle dolu ve ne dediğini anlamak için şifre çözücü gereken şeylerse o arkadaşla çalışmanızı tavsiye etmem.

2) Müşterisinin başarısını kendi başarısı olarak görür : Bazı danışmanlar ellerindeki projeyi lastik gibi uzatır da uzatır, araştırma üstüne araştırma, toplantı üstüne toplantı düzenler. Bir de bakarsınız normalde birkaç hafta sürmesi gereken bir çalışma beş ay olmuş halen bitmemiş ve siz danışmanın hiç de ucuz olmayan saat ücretlerini ödemeye tıkır tıkır devam ediyorsunuz. İyi bir danışman için başarı müşteriden koparabildiği kadar para koparmak değildir tam tersine danışanın işinin hızlı ve etkin bir şekilde görülmesi ve projesinin başarılı olmasıdır. İyi danışmanlar proje bittikten sonra artık danışmanlık ücreti almıyor olsa bile sürekli müşterilerini takip ederler ve projenin gelişimini izlerler. Kendilerine ihtiyaç duyulduğu zamanda para pul hesabı yapmadan hemen yardıma koşarlar. Kötü bir danışmansa müşterisi olan şirkette tuvalete bile giderken acaba burada geçirdiğim zamanlarda çok para kaybediyor muyum diye düşünür. Yani paragöz ve kılı kırk yararcasına saat hesabı tutan danışmanlarla çalışmayın derim.

3) Müşterisiyle samimi bir ilişki içinde olur: Soğuk, havalı, kendisini her açıdan müşterilerinden daha üstün gören, kibirli, sürekli seçkinci ve elit takılan, kendisine danışan firma sahiplerinin arkasından “cahil”, ”öküz”, “sonradan görme” gibi sıfatlar içeren konuşmalar yapan ama bu firma sahipleriyle yüz yüze görüşürken sahte saygı davranışları içinde bulunan, kısacası samimi ve içten olmayan hiçbir danışmanı kapınızdan bile sokmayın. Kendisini ve aklını çok beğenen ve sizi içten içe aşağılayan bir danışmanınız olacağına hiç olmasın çok daha iyidir.

4) Müşterisine sadece duymak istediği şeyleri söylemez: Etkin bir danışmanın en önemli özelliği gerçekleri ve doğruları allayıp pullamadan ve yağlamadan size söyleyebilmesidir. Bir projede durum berbatsa ve iş felakete doğru gidiyorsa gelip size bunu açık açık söyleyebilmesi lazımdır. Eğer sizin kendi firmanıza zarar verecek hareketleriniz ve düşünceleriniz varsa da karşınıza dikilip kibar bir şekilde “Affedersiniz ama bu yapmak istediğiniz saçmalık” diyebilecek cesareti de olması lazımdır. Zaten danışmanın parasını hak etmesi demek gözleriniz bağlı bir şekilde duvara toslamak üzereyken ve etrafınızdaki herkes sizi yağlayıp gaza getirirken, korkmadan ve cesurca sizi eleştirebilmesidir. Danışmanın görevi size yağ çekmek değil somut çözüm önerileri ve sizi kendinize getirecek eleştirileri masaya koymaktır.

5) Müşterilerine bazen meydan okurlar : Bir yönetici bazen sabah gazetede okuduğu bir haberin etkisi altında kalabilir veya bir gece önce yemek masasında arkadaşının söylediği bir laftan etkilenip farklı düşünceler içine girebilir. Bir gün bir bakarsınız müşteriniz size deli saçması ve uygulanması mümkün olmayan delice bir fikirle gelmiş ve bunun üstünde çalışmanızı istiyor. Kötü bir danışman bu fikrin rezaletini görmesine rağmen saat başı alacağı ücreti düşünerek ellerini ovuşturur ve neşeyle “tabii efendim bu harika bir fikir hemen üzerinde çalışalım der” ve o an kafasını kurcalayan tek şey iş patladığı zaman kimi günah keçisi yapacağıdır ve bu büyük ihtimal olayla hiç alakası olmayan zavallı bir şirket çalışanı olacaktır ve işi sabote etmekle suçlanacaktır. Etkin ve iyi bir danışmansa daha bu delice fikri duyduğu an olayın rezaletini kavrar ancak gene de üzerinde birkaç gün çalıştıktan sonra verdiği raporda o saçma fikri öyle bir rezil eder ve kararlıca “hayır bu iş olmaz” derki o fikri ortaya atan müşteri bile konuyu artık bir daha açamayacak hale gelir. Bir danışman müşterisine ne zaman kesin ve net bir “hayır” diyeceğini çok iyi bilen insandır.

6) Soru sormasını bilirler : Etkin bir danışman önüne getirilen konuda anlamadığı yerler olduğu zaman hiç utanmadan, ego yapmadan ve “aman beni bilgisiz sanacaklar” demeden en aşağı kademedeki çalışanlardan en tepedeki yöneticilere kadar herkesle temasa geçip güçlü sorular sorarak anlamadığı yerleri öğrenmeye çalışır. Sizi mahvedecek danışman tipi önüne getirilen konu hakkında hiçbir fikri olmadığı halde sırf “zeki insan” imajı bozulmasın diye çok iyi anlamış gözüken ve işin sonunda bir konteyner inciri heba eden danışmandır.

7) Eleştiri almaktan çekinmezler : Bir danışmanın yaptığı işlerde gelişmesinin ve başarıya ulaşmasının temel faktörlerinden birisi etrafından gelen eleştirilere kulak kabartması ve kendisini de en acımasız şekilde eleştirebilmesidir. Eğer size danışmanlık yapacak kişi tüm dağları ve denizleri ben yarattım havalarında dolaşan ve en ufak eleştiride parlayarak ortalığı cehenneme çeviren bir karaktere sahipse bu insanı firmanızdan ve işlerinizden mümkün olduğunca uzak tutmanızda fayda var. Çünkü eleştiri kaldıramayan insan sürekli en vahim hataları üst üste yapacak ve elindeki projeyi mahvedip sizi büyük zarara sokana kadar da durmayacaktır.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZARA İŞİNİN ALTINDAKİ FARE YENİĞİ

Önce haberimize bir bakalım.

http://www.hurriyet.com.tr/unlu-markanin-elbisesinden-fare-cikti-40280304

Efendim habere göre Amerikada ünlü bir markadan kendine elbise alan Amerikalı hanım kızımız kendini bir kaşıntı alınca elbiseyi kontrol etmiş ve şok geçirip bayılmış çünkü efendim elbisenin astarından minik ve ölü bir fareciğin pençeleri gözüküyormuş.Tabi hemen kıyameti koparmış ve ünlü firmayı dava etmiş. Firmada panik olmuş ve durumu inceleyeceklerini söylemiş.

Dikkat ederseniz haberde firma kimdir,nedir hiçbir bilgi yok.Haberdeki resimdeki marka kısmı da itinayla kapatılmış.

Şimdi işin daha bir detayı için size aynı olayı anlatan yabancı bir haber link'i veriyorum

http://gothamist.com/2016/11/14/zara_rat_dress_lawsuit.php

Bu verdiğim linkteki haber olayı daha da açıklığa kavuşturuyor ve bahsedilen firmanın hanımların ülkemizde de çok sevdiği Zaranın Amerika bayisi olduğunu anlıyoruz.

Şimdi benim takıldığım esas nokta firma değil, paylaştığım resimden de görebileceğiniz gibi söz konus…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…