Ana içeriğe atla

TETRİS VE DEĞİŞİM



Tetris oyununda yukarıdan her gelen yeni parçanın uyması gereken bir yer ve alması lazım olan bir şekil vardır. Oyunun sistemi,gelen her parçayı kendine ait olan yerin şekline uydurup duvarın bir parçası haline getirmeye dayanır. Gelen parçanın şekli, parçası olacağı duvardaki yere uygun değilse duvar yıkılarak oyun kaybedilir. Şirketlerin yaptığı da buna benzer. Her yeni gelen yönetici adayı kendine özgün güçleri ve karakter özellikleriyle gelir. Kurumsal kültüre uydurma adı altında gelen aday kendini ne kadar çabuk duvardaki yerine uydurursa o kadar başarılı görülür ve firma içinde yükseltilir. En sonunda en tepeye kadar çıkan yöneticinin hiç bir kişisel özelliği kalmamış ve kurumsal duvarın sıradan bir parçası olmuştur. Bir firma özgün ve kendine has güçleri olan farklı şekillere sahip insanları bünyesinde tutabildiği ölçüde uzun ömürlü olacaktır. Aksi takdirde tek düze insanlardan oluşturulan kurumsal duvarlar sürekli gelen değişim depremleriyle yerle bir olmaya mahkumdur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN

SANAL KUMAR: PARA DEĞİL DOPAMİN OYNUYORSUN Ailenizin algı yönetimi uzmanı olarak uzun zamandır yazı yazmıyordum; “yazının devri bitti” diye kendimi videoların ışığına kaptırmıştım. Sonra içimdeki yazar çıktı, yakama yapıştı ve klasik cümleyi kurdu: “Kes sesini.” (Evet, yine yazıyoruz.) Bugün konu şu: Yakın çevreme kadar dalgaları vuran sanal kumar pandemisi. Pandemi diyorum çünkü otobüste yanına oturan amcadan tut, kafede kapüşonunu geçirip telefona gömülmüş liseliye kadar… çok kişi aynı şeye bakıyor: ekrandaki o “bir tur daha” düğmesine. Ve burada mesele “ahlak” değil. Bu yazı ahlak dersi değildir; kimseye “ben sizden daha akıllıyım/ahlaklıyım” diye vaaz verecek bir özgüven deliliğim yok. Benim derdim şu formül: bağımlılık + toplu kandırma + toplu çöküş. Şimdi bilimsel yerden gidelim; ama sıkıcı akademik dil de yapmayalım. (Okurken esneme refleksi olanlar için… evet, seni görüyorum.) I) OLUŞUM MEKANİZMALARI a) Beynin ödül sisteminin ele geçirilmesi (değişken pekiştirme) Bak dostum, sa...

KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?

  KÖTÜ İNSANLAR KÖTÜ OLDUKLARININ FARKINDA MIDIR ?  İyilik ve kötülük dünyaya ilk fırlatıldığımız günden bu güne önümüze konan bir seçenek. İlk olarak masallarla başlar annemizin bize anlattığı. Masalda mutlaka kötü bir karakter vardır. Kırmızı Başlıklı kızı yemeye kalkan kötü kurt, pamuk prensesi zehirleyen üvey anne gibi ve bizim yanımız her zaman iyilerin yanıdır. Daha sonra çizgi filmler girer yaşam hanemize. Örneğin Tom ve Jerry kedi fare masalında biz hep ufak minik fareyi tutarız, Kötü kalpli Gargamele karşı mavicik Şirinlerin yanındayızdır. Sonra görüntülü masallar olan filmler girer hayatımıza Star Wars evreninde Jedi olmak isteriz ve Yoda manevi babamız olsun diye iç geçiririz. Süpermen'in yanında Lex Luthora karşı savaşırız. Sonra yıllar geçer hayatın daha da içine gireriz çünkü artık bedenimiz büyümüştür ve masallar arkamızda kalmıştır ancak aynen o masallarda okuduğumuz çelik gibi net iyi ve kötü ayrımını ararız hayatta. Tüm dünya içinde kendimizin de olduğu iyile...

SALAKLIĞA ÖVGÜ