Ana içeriğe atla

ALGI YÖNETİMİ VE MARKETİNG.

Ürün ve hizmetlerinizi Pazarlamak yada Marketing operasyonları eğitimlerini verdiğim "Algı Yönetimi" konseptinde oldukça önemli bir yere sahiptir. İyi veya kötü niyetli olarak ayırmadan bir kaç örnek paylaşmak isterim.

1) Bilgisayar oyunları yazılımları üreten ünlü firma EA (Electronic Arts) 2010 senesinde çıkardığı "Dante's Inferno" isimli oyunun satışları çakılınca süper kurnaz bir hamleyle bir kaç sosyal medya danışmanı ve bir kaç tiyatrocu işe aldı. Bu kişiler tüm Amerikada EA firmasının son oyununun açıkça Şeytanı övdüğünü anlatan müthiş bir sosyal medya atağı başlattılar üstüne üstlük bir kaç tiyatrocuda şirketin kapısı önünde sanki aşırı muhafazakar Hristiyan gruplarmış gibi gösteriler yaptı. Bu tip şeylere hassas olan toplumun dikkati bir anda oyunun üstüne çevrilerek oyunun satışları bir kaç ayda rekor üstüne rekor kırdı.

2) Levis firması 90'lı yıllarda piyasa kötüye gidip kot satışları düşünce Dockers markası altında zorlarsanız işyerinde de giyebileceğiniz giyim ürünleri üretmeye başladı. Burada mesele sadece hafta sonu serbest giyinebilen çalışan kesimi bu ürünleri almaya nasıl ikna edecekleriydi. Çözümü büyük bir kampanya başlatarak ve işyerlerinde en azından bir gün rahat giysiler giyilmesinin çalışanlara ne kadar büyük motivasyon vereceğinden bahseden türlü uzmanı ekranlara çıkartıp bu konularda şirketleri cesaretlendirerek buldular. İşte "Casual Friday" denen yani Cuma günleri şirketlerde serbest giyim uygulaması böyle başladı. Yani mesele çalışanın rahatlığı falan değil resmi iş kıyafetleri dışında rahat stile sahip elbiseleri de satın almaları için yönlendirilmeleriydi.

3) Amerika Birleşik devletlerinde 1948 senesinde yapılan bir araştırmada kişi başına düşen yıllık kahve içme oranı 181 litreydi. Bugün bu oran sadece 87 litreye düşmüştür. Bunun sebebi insanların bir anda kahve içmekten vazgeçmesi değildi. 1970'li yıllarda meşrubat firmaları aşırı kahve tüketiminin insanlarda kalp hastalıklarına ve engelli çocuğunuz olmasına sebep olacağını ima eden gizli bir kampanya başlattılar çünkü hedefleri kahve pazarının yerini kendilerinin almasıydı. Her gün gazetelere televizyonlara türlü "uzmanı" çıkartıp kahve içmeyi türlü deliller göstererek kötülediler. İnsanlar doğal olarak bu kadar etkin bir kampanya sonucunda kahve içmeyi bırakıp meşrubata sarıldı. Bugün gelinen sonuç aşırı meşrubat tüketimi yüzünden şeker ve obezitenin had safhada olmasıdır.

4) 1915 senesinde bayanlarda kolu açık kıyafetler moda olmaya başladı. takiben Harper's Bazaar dergisinde ilk defa bayanların kol ve koltukaltı bölgesindeki istenmeyen kıllardan kurtulmasının bu yeni moda için ne kadar önemli olduğu konusunda resimler ve yazılar yayınlanmaya başlandı ve koskoca bir sektörün temelleri böylece atılmış oldu. İkinci dünya savaşı sonrasında bayanlarda kısa etek modasının yayılmaya başlamasıyla benzer makale,ürün ve reklamlar bu sefer güzel ve pürüzsüz bacaklara sahip bayanlar üzerine konumlandırıldı. Kısacası moda ürünlerini şekillendirenler bunun yan sektörlerini de bir güzel oluşturdular. Ne kadar başarılı olduklarını anlamak için herhangi bir güzellik merkezine giderek satılan ürün ve hizmetlere bakmanız yeterlidir.

Kısacası Marketing yani pazarlama dediğimiz olguda Algı Yönetimi uygulamaları ciddi yer tutmaktadır ve bu konuda alınacak bir eğitim ürün ve hizmetlerinizin pazarlanmasında hiç de fena olmayan bir yatırım olacaktır. (Etik kurallar dahilinde tabii)

Sevgilerimle

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.

PSİKOLOJİK İKNA TAKTİKLERİ VE ALGI YÖNETİMİ.
İkna nedir diye düşündüğünüz zaman herkesin aklına farklı şeyler gelir. Kimi insan için ikna demek her gün gördüğü reklamlar kimisi içinde iş yerinde sorumluluğu altındaki personelini ikna etmek için kullandığı taktiklerdir. 
İkna herkesin hayatında farklı bir yere sahiptir ve her insan için farklı bir anlama gelebilir ancak şu bir gerçektir ki ikna dediğimiz unsur hepimizin günlük hayatında son derece önemli bir faktördür. Siyaset, hukuk, medya, haberler ve reklamcılık gibi bir çok alan tamamen ikna psikolojisinin alanına girer. 
İş yaşamı dediğimiz şey de esasında ikna etmek veya ikna edilmek üzerine kurulmuş bir yapıdır.
Tüm bu alanlarda diğer insanları ikna etmenin gereklerini yerinde uygulayanlar başarılı olurken bunu önemsemeyenler başarısız olur.
İnsanların bir kısmı ikna taktiklerine karşı bağışıklıkları olduğunu zanneder ve bu “doğal yetenekleri” sayesinde kendilerini her tür “ikna girişimine” karşı koruyabileceklerine veya her durumda…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…