Ana içeriğe atla

Andy Rubin ve Android İşletim Sistemi

Şu anda vücudumuza yapışıkmış gibi her yere taşıdığımız telefonların oldukça büyük bir kısmı Android işletim sistemiyle çalışmaktadır. Hani o sevimli robot simgesine sahip ve büyük bir olasılık şu an bu yazıyı okuduğunuz telefonun canına can katan sistemden bahsediyorum. Peki hiç bu sistemi ortaya çıkaran kişi kimdir ve nasıl bir insandır merak ettiniz mi ? Evet tabii ki Android sistemi Google tarafından piyasaya sürüldü bunu herkes bilir ama herkesin aklına gelmeyen Google’ın insanlardan oluşan bir şirket olduğu. Bunu Google yapmış dediğiniz zaman insan faktörü devreden çıkıyor ancak unutmamamız gereken gerçek şudur ki her türlü gelişimin ardında en az bir yada birkaç insanın hayalgücü ve çabası bulunmaktadır.

İşte Google firmasının pek çok başarılı ürünü gibi ( Google’ı çok övüyorum ki arama sitelerinde benim yazılarımı falan başa koysun) minik yeşil robot simgeli işletim sistemi de Andy Rubin isimli bir beyefendi tarafından icat edildi. Andy Rubin bilişim sektörünü bilenler için yabancı bir isim değil çünkü tam 29 yıldır Silikon Vadisi denen ve Amerikanın sürekli hayatımıza bir takım yenilikler püskürttüğü acaip mekanda çalışıyor. Bu piyasasadaki kişiler tarafından teknik anlamda bir deha,becerikli bir işadamı ve enerjik bir lider olarak tanınmakta. ( zaten bu üç özellik sizde varsa önünüz açık hemen yazıyı okumayı bırakın ve bir şeyler icat edin) Andy Rubin abimizin en büyük özelliği sürekli bir şeyler” icat edip üretmeye çalışması.” Mesela Google firmasının devasa kampüsünde 44 numaralı binada bulunan Android departmanındaki ofisinde bir arabayı bile kaldıracak dev bir robot kol bulunuyor ve boş zamanlarında icat ettiği bir sistem sayesinde bu kola telefonundan mesaj gönderdiği zaman robotik kol o devasa halinden beklenmeyecek bir incelikle bir bardak kahve doldurup masasına ikram ediyor. ( Siz boş zamanınızda top patlatmaya devam edin arkadaşım bak elin adamı kendisine kahve servisi yapan robot kol yapıyor) .

Bu arada Rubinin başka bir hobiside tamamen uzaktan kumandayla çalışan son derece sofistike bir maket helikopteri Google firmasının bahçesinde uçurmak ve aralarda yere çakmak.

Andy Rubinin evide çok şaşırtıcı. Ev baştan aşağı bir çoğunu Japonyadan getirdiği robotlarla dolu ve evinin kapısında bile kendi icat ettiği bir göz tarama sistemi var. Eğer gözünüzün yapısı evin veritabanında bulunuyorsa kapıyı açıp girebiliyorsunuz eğer yoksa zili çalmak zorundasınız. ( Bu tür sistemler ortaya çıkmadan çok önce Rubin bu tip bir şeyi tasarlayıp evinin kapısına monte etmiş) Evinde çaldığınız zil bile çok ilginç. Zile bastığınız zaman bir robot kol tokmakla bir çana vuruyor. (Adamın zili bile robot yani)

Bu kadar robot ve makine meraklısı bir adamın bulduğu işletim sistemine “robot” logosu koyması çok ilginç değil, ilginç olan bu adamın insanlara tamamen açık bir işletim sistemini telefonlar için hayal etmeye ikibinli yılların başında başlaması. Düşünün biz o dönemler telefonda yılan oyunu oynarken adam bugün elimizde olan telefonları düşünüyormuş.

Açık işletim sistemi ne demek biraz bilgi vereyim. Bir sistemin insanlara açık olması yani “open system” olması şu demektir. Mesela siz bir Windowsun ya da Iphone işletim sisteminin kaynak kodlarını kafanıza göre kullanamazsınız ve bunu yaparsanız kendinizi mahkemede bulursunuz. Ancak Android ve Linux gibi açık sistemlerde eline her bilgisayar geçiren ve kafası biraz programlamaya basan birileri bu işletim sistemleri için çeşitli programlar yazabilir ve bunları gerekirse satabilir. Bu da insanlardaki yaratıcılığı müthiş körükleyen bir unsurdur (bazen ortaya felaket programlar çıkmasına da sebep olabiliyor tabii)

Andy Rubin tamamen bedava ve açık bir işletim sistemini telefonlara koymayı ve bu sistemler için üretecekleri hizmetlerden para kazanmayı düşünmüş ama tahmin ederseniz ki bu fikriyle çeşitli şirketlere gittiği zaman yüzüne gülmüşler ve hatta bazıları gülmeyi bırakın görüşmemişler bile. Burada Andy Rubinin İnatçılık ve kararlılık özellikleri başrolü oynamış. Rubin sık sık kendisine gelen tepkilere sakince karşılık vermiş hatta o insanları da bir çeşit işletim sistemi olarak görüp o anki yapılarının kendi vizyonerliğini algılamaya yetmediğini düşünmüş. Burada başarının bir özelliği daha ortaya çıkıyor. “Reddedilmekle başa çıkmak ve aldığınız olumsuz eleştirileri kişisel algılamamak.”

2003 senesinde Andy Rubin kendisine para vermeleri Android açık işletim sistemine bir şans tanımaları için finans şirketleri ve büyük firmalarla görüşmeler yaptığı zaman en yakın arkadaşları bile bunun bir işe yaramayacağını, kimsenin bedava ve halka açık bir işletim sistemine yatırım yapmacağını ve bu çabalarının “okyanusu kaynatmaya çalışmak” gibi boşa bir debelenme olduğunu söylemişler.

Filmi biraz ileri sararsak 2014 senesinde yani geçen sene 1 MİLYAR adetten fazla Android işlemcili telefon satıldığını görüyoruz. Yani 2003 senesinde Andy Rubine bu iş olmaz diyenler oldukça fena çuvallamışlar. Burada başarılı olmak için başka bir ipucu daha bulduk. “Sizi eleştirenler ve bu iş olmaz kardeşim diye gelecek kehaneti yapanlara kulak asmamak.”

Rubinin hayat hikâyesine baktığımız zaman ilginç bir dönüm noktaları görüyoruz. Rubin New Yorkda bulunan Utica College üniversitesinden mezun olduktan sonra bir sene boyunca Carl Zeiss Microscopy isimli firmada Ar-Ge bölümünde mühendis olarak çalışıyor. Daha sonra İsviçreye giderek robotik makineler üreten bir firmada biraz çalışıyor ama bu işler kendisini tabii ki biraz sıkıyor.

Kafayı dinlemek için Cayman adalarında tatile çıkan Rubin orada Bill Caswell adında bir adamla tanışıyor. Bill Caswell o aralar oldukça sıkıntılı çünkü kız arkadaşı yaptıkları bir kavga sonrası onu sahilde yaşadıkları evden kovarak sokağa atmış. Andy Rubin daha yeni tanıştığı Bill Caswell isimli bu adama evini açarak beraber kalmayı teklif ediyor. İşin ilginç kısmıysa bundan sonrası. Bill Caswell Apple firmasında çalışan bir mühendis ve Andy Rubinin Apple firmasına alınmasını sağlayarak kendisine yapılan iyiliğin karşılığını veriyor.

Kısacası Andy Rubinin Android işletim sistemini icat etmesini sağlayan tecrübe ve alt yapıyı edindiği Apple firmasının kapıları kız arkadaşı tarafından sokağa atılan bir Apple mühendisine yaptığı yardım sonucu açılıyor. İşte size bir başarı ipucu daha “İnsanlara mümkün olduğunca yardımcı olmaya çalışın çünkü kimin size ne gibi kapılar açacağını bilemezsiniz”

Rubin Apple firmasında 1989-1992 yıllarında yazılım mühendisi olarak çalışıyor ve robotlara olan ilgisi orada da hemen dikkat çekiyor ve diğer arkadaşları kendisine bir lakap takıyorlar.

Lakap son derece şaşırtıcı çünkü Rubine Apple firmasında takılan lakap “Android”.

Rubin bir süre sonra Apple firmasından ayrılıyor ve birkaç başka yerde çalıştıktan sonra kendi firmasını kuruyor. (Firmanın ismi de çok garip, “Danger” yani tehlike. İnsan düşünmeden edemiyor acaba Rubin bu ismi koyarken ayrıldığı Apple firmasına bir nazire falan mı yapmıştı.)

Rubin kendi firmasını kurduktan sonra akıllı telefonlar için açık bir işletim sistemi geliştirme çabalarına hız veriyor ve bu çalışmaları Google firması kurucusu Larry Page’in dikkatini çekiyor.

Burada bir ara not açalım Google firmasının bugünkü büyük başarısının ardında zaten Google kurucularının normalde başkalarının dikkat bile etmeyeceği şeylere önem vererek bunlardan başarılı projeler çıkarması yatmakta. O dönemde kimse Rubinin açık kaynaklı cep telefonu sistemine dikkat etmezken Larry Page’in şahin gözleri olayı hemen farkediyor ve Google harekete geçiyor. ( Her yerin resmini çekip millete Google Earth adı altında istedikleri şehrin sokaklarında sanal olarak dolaşma fikri bile aslında ilk bakışta çılgınca ama Google becerdi ve biz şimdi çok doğal bir şeymiş gibi kendi evimizin sokağında dolaşan kediyi Google Earth üzerinden görebiliyoruz).

Görüşmeler görüşmeleri takip ediyor ve Google Rubini,firmasını ve minik robot logolu Android programını elli milyon dolara midesine indiriyor ve Rubine Google kampüsünde harika bir bina veriyorlar. ( Rubinin bu arada yıllardır peşinde koştuğu fikri sayesinde daha tek bir program bile satmadan milyoner olduğunu anlamışsınızdır herhalde)

İşte size bir başka başarı ipucu. “Ne olursa olsun ve fikriniz başkaları tarafından ne kadar uçuk bulunursa bulunsun vazgeçmeyin çünkü bir gün kapınızı Google (fırsat) çalabilir.”

Android ve Rubin resmi olarak Google’ın bir parçası olsalarda kafa yapısı olarak kendilerini ayrı tutuyorlar ve Google’da buna karışmıyor. Mesela Android’in bulunduğu bina diğer Google binalarından oldukça farklı çünkü kapısında Galactica dizisinden bir “Cyclon” robotu nöbet tutmakta ve tüm bina ağzına kadar robotik cihazlarla dolu.

Rubin bağımsızlığını sonuna kadar koruyor ve kendi operasyonlarını kendisi yönetiyor. Hatta Android için yazdıkları kodları bile son ana kadar Google mühendislerine göstermiyorlar. Demek neymiş “nerede olursanız olun ve durumunuz ne olursa olsun şahsiyetinizi ve duruşunuzu korumak” başarının yapıtaşlarından biriymiş.

Android sistemi piyasaya çıkmadan önce bir şokla daha karşılaşıyor. Steve Jobs ve Iphone. Rubinin eski patronunun yaptığı bu sürpriz herkesin moralini bozuyor çünkü IOS sistemi çıtayı oldukça yükseltiyor. Rubinin gene morali bozulmuyor çünkü ilginç bir şekilde Iphone’un başarısı diğer şirketleri Android işletim sistemine yönlendiriyor. Kısacası “karşılaştığınız büyük zorluklar ve krizler karşısında moralinizi hemen bozmayın çünkü aslında tam sizin beklediğiniz fırsatı yaratacak gelişmelere yol açabilirler”

Şu ana gelirsek bir zamanlar Andy Rubin’in kafasındaki bir hayal olan Android sistemi artık sizin elinizdeki telefonlarda bulunacak kadar somutlaşmış ve başarıya ulaşmış durumda. Andy Rubin ise Googledan ve Androidden ayrılıp çoktan başka limanlara yelken açtı bile. Yeni projeleri arasında en büyük ilgi alanı olan “robot teknolojisi” olduğu söylenmekte. Kimbilir belki birkaç on yıla Rubinin yaptığı minik bir ev robotu şu an gidip dolaptan kendimin almak zorunda olduğu bir bardak kolayı masama getiriyor olabilir.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Faydalanılan kaynaklar:

http://www.businessinsider.com/how-android-was-created-2015-3

http://dazeinfo.com/2014/06/22/happy-bday-andy-rubin-google-inc-android-inc-googl-making-smart-affordable/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…