Ana içeriğe atla

ZARA İŞİNİN ALTINDAKİ FARE YENİĞİ



Önce haberimize bir bakalım.

http://www.hurriyet.com.tr/unlu-markanin-elbisesinden-fare-cikti-40280304

Efendim habere göre Amerikada ünlü bir markadan kendine elbise alan Amerikalı hanım kızımız kendini bir kaşıntı alınca elbiseyi kontrol etmiş ve şok geçirip bayılmış çünkü efendim elbisenin astarından minik ve ölü bir fareciğin pençeleri gözüküyormuş.Tabi hemen kıyameti koparmış ve ünlü firmayı dava etmiş. Firmada panik olmuş ve durumu inceleyeceklerini söylemiş.

Dikkat ederseniz haberde firma kimdir,nedir hiçbir bilgi yok.Haberdeki resimdeki marka kısmı da itinayla kapatılmış.

Şimdi işin daha bir detayı için size aynı olayı anlatan yabancı bir haber link'i veriyorum

http://gothamist.com/2016/11/14/zara_rat_dress_lawsuit.php

Bu verdiğim linkteki haber olayı daha da açıklığa kavuşturuyor ve bahsedilen firmanın hanımların ülkemizde de çok sevdiği Zaranın Amerika bayisi olduğunu anlıyoruz.

Şimdi benim takıldığım esas nokta firma değil, paylaştığım resimden de görebileceğiniz gibi söz konusu içine fare kaçmış elbisenin etiketinde koca bir "Made in Turkey" yazması. Her ne kadar ülkemizde bu resim bu şekilde kullanılmıyorsada tüm dünya bu etiketi ve fareciğin pençesini şu anda aynı karede görüyor.

İşte sevgili dostlar Algı Yönetiminin başladığı an tam da bu andır. Negatif imajlar hedefteki marka veya ülkeyle aynı çerçeve içinde kullanılır ve insanların bilinçaltına o "Made in Turkey" yazısı ve içinden fare pençesi çıkan elbisenin imajı kazınır.

Bu olayda bir Algı Yönetimi olmaması ve gerçekten bir farenin her nasılsa o elbisenin içine girerek onlarca kontrol ve ütülerden geçip nedense hiç farkedilmeden Türkiyedeki fabrikadan taa Amerikalara kadar gitmesi ihtimali tabii ki vardır ama bence bu çok düşük bir ihtimal. Bu olayın özellikle kurgulanmış olma olasılığı bana çok daha kuvvetli ve mantıklı gözükmekte.

Dikkatimi çeken bir diğer ilginç noktada bu fareli elbiseyi satın alıp daha sonrada olayı patlatan Amerikalı kızcağızın kimliğidir.
Bahsi geçen hanımın ismi Cailey Fiesel önce bir Linkedin profiline bakın.

https://www.linkedin.com/in/cailey-fiesel-0a0aab6a

Şimdi dikkat ederseniz güzel ve bakımlı bir bayan ancak şöyle bir özgeçmişini incelerseniz orada "Creative Artist" - "Multimedia" ve "Sosyal Medya" geçmişi ve becerileri göreceksiniz. Yani Cailey kızımız her ne hikmetse reklamcılık ve sosyal medya işlerinin tam göbeğinde. Olayın kurgu olabileceği ihtimalini arttıran detaylardan biriside bu.

Peki gerçekte ne oluyor derseniz fikrim şudur.

İhtimal 1 : Gerçekten minik bir fare Türkiyede elbisenin astarının arasına girdi ve bir çok kontrolden ve işlemden farkedilmeden geçerek taa Amerikada güzel bayan Cailey hanımın bacağına kadar ulaştı. Düşük olsa da bu bir ihtimal

İhtimal 2 : Birileri özellikle Amerikan ve dünya pazarında İspanyol kökenli Zara'ya ciddi bir kazık atmak istiyor. (Bizim firmalarımızı da uyarmak isterim bu şekil basit Algı operasyonlarıyla milyon dolarlık kazıkları çok rahat yersiniz ama nedense ben bu firmalara gelin sizin ilgili personelinizi bu tür saldırılara karşı eğiteyim dediğim zaman bin dereden su getirilir ve pintilik yapılır sonra da böyle bir kazık yenince oturulur ağlanır.)

İhtimal 3 : Bu işin hedefinde çok kapsamlı bir Algı Yönetimi saldırısıyla Türk Tekstili olabilir. Bu tip saldırılarda önce dikkat çekici bir olayla insanların algısı bir yere yönlendirilir ve daha sonra istenilen mesaj olayın içinden çıkartılarak sunulur.

Eğer durum böyleyse saldırı şu an daha başlangıç aşamalarında diyebiliriz çünkü ilk olarak insanlara içinden fare çıkan elbiseyi konuşturacaklar ama hemen ardından elbisenin geldiği yerin Türkiye olduğu teması ön plana sürülerek "Fareli elbise - Türk tekstili" imajı yaratılmaya çalışılacak ve bir farenin özellikle hanımlarda yaratacağı tüm olumsuz duygulara zihinlerde Türk tekstili üzerine yüklenecektir.

Böyle saldırıları engellemenin en temel yolu saldırı daha başlangıç aşamasındayken deşifre etmektir. İşte eğer böyle bir durum varsa şu anda ediyorum. (Tabi bu paylaşımım ne kadar fazla insanımız tarafından paylaşılırsa o kadar iyi olacaktır) eğer bu işin başında rakibin ne yapacağını anladığımızı ortaya koyabilirsek ikinci aşamaya geçmezler ve bu olay basit bir haber olarak gündemden bir kaç günde kayar gider.

Şu an benim konu hakkında gördüğüm budur umarım basit bir magazin haberidir ve çabuk gündemden düşer ama Türk tekstiline dolayısıyla ekonomisine yönelik bir saldırının ilk ayağını oluşturuyorsa acil önlemler almamız gereklidir.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru.
www.serdarkuru.com

Yorumlar

  1. Merhaba Serdar Bey,
    Yazınız için teşekkürler. Ben KSU Tekstil Mühendisliği Bölümünde çalışmakta olan bir akademisyenim. Kanımca başımıza gelen sizin 3.ihtimal olarak bahsettiğiniz Türk Tekstiline yönelik bir algı operasyonunun yapıldığıdır. Size BBC'de çıkmış yine ülkemiz tekstiline yönelik bir haber linki gönderiyorum. http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37748847

    Selamlarımla
    Yasemin Korkmaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Yasemin hanım inceleyeceğim. Sevgilerimle

      Sil
  2. Tekstil sektörüyle alakalı son bir ayda çıkan diğer bir habere de dikkat çekmek gerek.

    Child refugees in Turkey making clothes for UK shops
    http://www.bbc.com/news/business-37716463

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkürler. Sevgilerimle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …