Ana içeriğe atla
Türkiyede Überin yasaklanması gündeme gelirken Apple firması Volkswagen firmasıyla sürücüsüz araç üretimin yazılımını oluşturma konusunda anlaşmaya vardı. Bu çok yakın zamanda trafikte içinde sürücü olmayan araçlara şahit olacağımızı gösteriyor. Bu trafik ve taşımacılıkla ilgili tüm alışkanlıklarımızı değiştirecek bir gelişme. Dünya bu yönde giderken bizim eskiye tutunan ve onu korumaya çalışan bir tavır içinde olmamız son derece yanlıştır. İnsanlar fayda gördükleri gelişmeleri hayatlarına katar fayda görmediklerini umursamazlar. Eğer Türkiye'de "taksici" dediğimiz sektör çalışanları insanlara güzel hizmet verebilseydi zaten bugün Über diye bir dertleri olmayacaktı. Piyasada değişimlerle rekabet edemeyen ve teknoloji karşısında geçerliliklerini yitiren grupları devlet korumasına almak ülkeyi ileri götürecek bir tavır değildir. Arzuhalciler ve elle kitap yazanlar işsiz kalmasın diye matbaayı ülkeye sokmamaya benzer. Sonuçta o matbaa yine gelir ama siz onlarca yılı kaybedersiniz. Teknolojik gelişimle savaşmayın ve direnmeye uğraşmayın. Tam tersine onu kucaklayın ve güç kazanmak için nasıl kullanabileceğinizi düşünün.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir