Ana içeriğe atla
Futbol uzmanı Sosyolog David Goldblatt bir röportajda "Türkiye'de sosyal ve kültürel kendini ifade kanalları kapalı olduğu için insanlar her tür duygusunu ancak stadyumlarda dile getirebiliyor" demiş. Çok da doğru demiş. İnsanımız evde ailesine, okulda hocasına , işte müdürüne ve normal yaşamında yöneticilere içinden geldiğince eleştiri getirip düşüncelerini ifade edemiyor. Çünkü baskı görmekten ve başının belaya girmesinden korkuyor. Türlü düşünce ve duygularını içlerinde tutan insanlar zamanla basınçtan patlamak üzere olan dev düdüklü tencerelere dönüşür. Bu sebeple küçücük bir sebepten dolayı eşini ve çocuğunu döver, sokakta bir hiç uğruna çıkan kavgalarda yumruklar,bıçaklar ve mermiler konuşur. Sosyal medyada herkes hiç tanımadığı insanlara küfürler sıralar ve esasında eğlenmek için gidilmesi gereken futbol tribünleri her tür aşırılığın ve şiddetin sahnesi haline gelir. İnsanların kendilerini özgürce ifade etmesinden korkup onları yasaklamayın. Gerçekte korkmanız gereken içlerinde ateş fırtınaları koptuğu halde dışarıdan sessiz sedasız gözüken patlamaya hazır insanlardır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir