Ana içeriğe atla

ZENGİN KERVANIN FAKİR BEKÇİLERİ.


Rusya’nın altı petrol ve doğalgaz dolu.

Dünyaya satılabilmesi için güvenli bir limandan Akdeniz’e indirilmesi lazım.

Yolun üzerinde Türkiye var.

Kazakistan, Azerbaycan gibi Türk devletlerinin altı petrol ve doğalgaz dolu.

Dünyaya satılabilmesi için güvenli bir limandan Akdeniz’e indirilmesi lazım.

Yolun üzerinde Türkiye var.

Arap Şeyhliklerinin altı petrol ve doğalgaz dolu.

Dünyaya satılabilmesi için güvenli bir limandan Akdeniz’e çıkarılması lazım.

Yolun üzerinde Türkiye var.

Kıbrıs adasının etrafındaki denizin altı milyonlarca metreküp doğalgazla kaynıyor.

Çıkartılıp satılması lazım.

Kıbrıs adasının üzerinde Türkiye var.

Fişe takılan her yeni akıllı telefon, tuşuna basılan her klima ve eve kurulan her doğalgaz kombisiyle

Dünya insanlarının enerji açlığı artıyor.

Toprak altındaki bu zenginliklerin bir an önce onlara akıtılması lazım.

Ancak akıtılması şart olan yerlerde Türkiye var.

Türkiye minik bir ülke ve bizlerde az bir insan topluluğu olsaydık hiç sorun değildi.

En fazla hepimiz som altından yataklarda yatıp, son model uçaklar alır ve aldığımız paraları itinayla geri verirdik.

Ancak Türkiye farklı…

Seksen milyon çoğunluğu genç ve üretken nüfus.

Milyonlarca eğitimli genç. Sokaklarımız diplomalı işsizlerle kaynıyor.

Eskiden sadece savaşmasını ve yönetmesini bilen şimdi uluslararası ticareti de öğrenmiş bir millet.

Kendi tankını, topunu ve savaş uçağını yavaştan yapmaya başlamış bir ordu.

Böyle bir ülkenin üzerinden geçmesi zorunlu enerji hatlarından verilecek komisyonlar ve enerji paylarıyla koca bir süper güce dönüşmesi mümkündür.

Hepimizin cebi para gördüğü zaman düşmanlıklarımız ve kavgalarımız da büyük oranda biter.

Bu sebeple bir an önce Türkiye’nin ufaltılması lazımdır.

Enerji hatlarının geçeceği ve denize çıkacağı bölgenin Türkiye’den kopartılması gerekir.

PKK meselesi dediğimiz budur.

Geride kalan insanlarında bu bölünmeye direnememesi için birbirlerine düşman edilmeleri lazımdır.

İslamcı – Laikçi – FETÖCÜ – Solcu – Sağcı meseleleri de budur.

Dikkat edin.

Eğer kısa bir zaman içinde bizi ufaltamazlarsa, o enerji hatlarını üzerimizden geçirmekten başka çareleri kalmamıştır çünkü kendi insanlarına dönüp size verecek enerji ve elektrik kalmadı diyemezler.

İşte bu çaresizlikleri yüzünden FETÖ’ye emir verilmiş ve tepemize savaş uçaklarından bombalar atılmıştır.

Başka bir ülke ve başka bir millet olsaydık belki başarmışlardı.

Ancak başaramadılar.

Yalnız rahatlamayın.

Başarısız olmaları yeniden denemeyecekleri anlamına gelmez.

Dünyada hiçbir ülkeye ve millete böylesine bir zenginliği kolay kolay yedirmezler.

Bunu hak etmemiz ve zengin kervanın fakir bekçileri olmayacağımızı ispatlamamız lazımdır.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…