Ana içeriğe atla

KABİLECİLİK BELASI.



Kabile üyesi olmak ne rahattır bilir misin ?

Düşünmene gerek yoktur çünkü zaten ne yapacağın ve nasıl yapacağın senin yerine düşünülmüştür.

Kabilenin reisi,lideri ve şefi senin yerine her şeyi düşünür.

Senin tek yapacağın kabile reisine övgüler yağdırmak ve sana söylenen her şeyi düşünmeden yapmaktır.

Kabileler eskide kaldı ben nereden bulacağım şimdi katılacak böyle güzel bir kabile demeyin.

Ülkemizde her tür kabile hizmetinize hazırdır.

Etnik kabileler vardır ve daha doğduğundan itibaren senin diğer tüm insanlardan üstün olduğunu söyler.

İdeolojik kabileler vardır hatta bunların bazıları çok ilerici,çağdaş falan geçinir ama en ilkel orman kabilesinden farkları yoktur. Hele bir kabilenin ideolojisine ters düş seni diri diri yerler.

Dinsel kabileler vardır. Bunların hepsinin başında kendini Allah yerine koyan,sözleri sanki Allahın ayetiymiş gibi dinlenen kabile şefleri vardır. Bunlar sana ayaklarını yıkadıkları abdest suyunu bile içirirler hatta ellerine fırsat geçerse sana masum insanların üzerine bomba atmanı bile söylerler.

Siyasi kabileler vardır. Başkanları hiç bir zaman başarısız olmaz,onlar her şeyin doğrusunu bilirler. Senin kabilenin şefinin yaptığı her zaman doğru, diğer kabile şeflerinin yaptığı her zaman yanlıştır.

Her türlü kabileye üyeliğin temel şartı körü körüne bir itaatle kabile reisini sürekli alkışlaman ve övmendir.

İnandığını söylediğin İslam dininin her gün "kıldığını" iddia ettiğin namazında "Övme ve Övülmenin her türlüsü Alemlerin Rabbi Allaha mahsustur" cümlesini papağan gibi sürekli tekrar etmene rağmen her gün kendi kabile liderini sürekli över ve onun hatasız olduğunu iddia edersin.

Çünkü aslında sen sadece kabilenin sana öğrettiği kadar inanırsın.

Kabilecilik öyle bir hipnozdur ki Allahın peygamberi sana şimdi gelse ve onun peygamber olduğunu içten içe anlasan bile eğer kendi kabilenden değilse onu kabullenemezsin.

O sebeple Hz.Muhammed'in peygamberliğini inkar edenlerin bir çoğu onun söylediklerini yanlış buldukları için değil kendi kabilelerinden önde gelen bir insan olmadığı için bunu yapıyorlardı.

Diyorlardı ki :

“Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!”
(Zuhruf suresi 31.Ayet)

Hadi bakalım şimdi herkese kendi "yenilmez" ve "ulu"  kabilesinde mutlu mesut hayatlar dilerim.

Bakalım Allahın karşısına çıktığınız zaman kabileniz sizi ne kadar savunabilecek.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…