Ana içeriğe atla

ACAİP İŞLER.



Ülke mi acaipleşti biz mi yaşlanmaya başladık,bilmiyorum arkadaş.

15 Temmuzda kendini tankların ve bombaların önüne atan insanların hayat hikayelerini anlatan kitabı 9 kupona gazete hediyesi olarak alabiliyoruz.Şehitlerin hayatından gazete tirajı çıkarmak kimin aklına gelir,anlamıyorum arkadaş.

Kendi canı pahasına darbeci generalin kafasına sıkan kahraman Astsubayın ismini "konforlu yaşamın yeni adresi" sloganıyla inşaat sitesine vermek hangi akla hizmettir,kafam almıyor arkadaş.

Sanayileşmek istiyoruz bunun için maden lazım,maden toprağın altında çıkarmak lazım,ancak çıkarırsak madenin üstündeki ağaç ve nehir yok olacak,hem ağaca hem de madene aynı anda sahip olamıyoruz. Ne yapacağız,fikrin var mı arkadaş ?

Avrupa Birliğine girmek istiyoruz ama bir yandan da "Haçlı bunlar" diyoruz ve onlarda gerçekten Haçlı sıfatının hakkını verecek işler yapıyorlar,sonra Parlementolarında toplaşıp "biz aramızda Türkiyeyi istemiyoruz defolup gitsinler" kararı çıkarıyorlar,biz de "Bu karar bizi etkilemez,ağlata ağlata gireceğiz onların arasına" diyoruz.

Koyu Galatasaraylı bir adamın Fenerbahçe Spor Klübüne kayıt yaptırmaya çalışması ve maçlarda Fenerbahçe stadından kombine bilet alarak maçlara gidip binlerce Fenerbahçe taraftarının arasında avazı çıktığı kadar "En büyük Cimbom" diye bağırması gibiyiz.Komik değil mi arkadaş ?

Son olarak da neden tüm insanlar için geçerli olan biyolojik kurallar siyasetçiler için geçerli değildir problemi var.

Mesela şu aralar yeni parti kurma hazırlıkları içinde olduğu söylenen ve neredeyse 1970'li yıllardan beri siyasetin içinde,koltukların üstünde,meydanların ortasında ve ekranların camında olanlar nasıl "Türkiyenin Yeni Umudu" oluyorlar,  anlayabildin mi arkadaş ?

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…