Ana içeriğe atla

Biyolojik Savaş

BİYOLOJİK SAVAŞ.

1) Salmonella bakteri türü 2500 bakteri soyundan oluşur ve bunun 1400’den fazlası insanlar için zehirlidir. 

2) Biyolojik Savaş amacıyla Salmonella bakterisi ya havaya zerreler halinde sıkılarak veya yiyecek içecek maddelerine bulaştırılarak kullanılır.

3) Salmonella bakterisinin biyolojik savaş doğrultusunda kullanılmasının en büyük avantajı normal gıda zehirlenmelerinden ayırt edilmesinin mümkün olmamasıdır. Bu sayede saldırıyı yapan odak kendini mümkün olduğunca gizli tutabilir.

4) Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında Fransız ordusu biyolojik savaş programı, İkinci Dünya Savaşında Japon Ordusunun 731.Birim adı verilen biyolojik savaş birlikleri ve Güney Afrikanın “Project Coast-Kıyı Projesi” adıyla gizlediği biyolojik infiltrasyon birimleri Salmonella bakterisinin biyolojik silah olarak kullanılma şekillerini araştırmıştır. 

5) Terör örgütleri içinde Salmonella bakterisinden üretilen silahlar diğerlerine göre daha ucuz ve ulaşılabilirdir. Örneğin 1984 senesinde Amerika’nın Oregon eyaletine bağlı Antelope şehrinde örgütlenmiş Rajneesh isimli fanatik bir tarikat bölgedeki yerel seçimlerde kendi adaylarının kazanabilmesi için rakip seçmenlerin sık gittiği restoranlardaki salata büfelerini Salmonella bakterisiyle zehirlemiş ve yüzlerce insan hastanelik olmuştur.

6) Amerikan ordusunun İkinci Dünya savaşı öncesinde biyolojik ve kimyasal silahları kendi askerleri özellikle zenci askerler üzerinde denediği yıllar sonra ortaya çıkarılan FBI raporlarından anlaşılmıştır. Zehirlenen askerler üzerinde denenen bakterilerden bir tanesi de Salmonella bakterisidir. O dönem askerlik yapan zenci askerler savaş çıkmadan önceki eğitim dönemlerinde bazı birliklerde üst üste gıda zehirlenmeleri yaşandığını ve Amerikanın savaşa girmesinden sonra bu zehirlenmelerin bıçak gibi kesildiğini anlatmaktadırlar. 

7) 2015 senesinin Ramazan ayında Musul’da iftar sofrasına oturan 145 DAEŞ militanının tamamı zehirlenmiş ve 45 militan ölmüştür. 

8) Orduların en hassas kısmı mideleridir. Savaşlarda büyük kayıplar verip hezimete uğrayan orduların tarihine baktığımızda, yenilginin en büyük sebebinin iyi beslenemeyen askerlerin tutuldukları hastalıklar sonucunda savaş güçlerini yavaş yavaş kaybetmesi olduğunu görürüz. Bu sebeple orduların lojistik ve yemekle alakalı birlikleri düşman odaklar tarafından öncelikli olarak hedef alınır ve düşman ordunun levazım ve lojistik sistemine zarar vermek özellikle beslenme döngüsünü bozmaya çalışılır. 

9) Askeri deha Napolyon Bonapart yüzlerce yıl önce bir ordunun ayaklarıyla değil midesiyle yürüyüşe geçebileceğini söylemiştir. Bu söz halen doğrudur.

Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…