Ana içeriğe atla

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.


Sevgili Dostum,

Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 

Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.

Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 

Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.

Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.

1) Her zaman haklı olmaya çalışmaktan vazgeç. 

Hayatı çok fazla kontrol edemezsin bırak bazen de seni haksız bilsinler çünkü sürekli haklı ve doğru gözükmeye çalışarak oluşturduğun stres vücudunu asit gibi kemiriyor.

2) Etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeç.

Sen elinden geleni yap ve sonra sakince yaşamına devam et. Bilardo oyununda vuruşunu yaptıktan sonra sinir stres içinde küfrederek topu kontrol edemezsin. En iyi atışını yap ve oyunun keyfini çıkar.

3) Başkalarını sürekli suçlamaktan vazgeç.

Sabahtan akşama kadar aileni,başka insanları,ülkeni ve medyada izleyip üzerinde etki etme gücün olmayan binlerce olayı suçlamak sana hiç bir şey kazandırmaz. Sürekli çevrelerini suçlamak ezik ve kaybeden insanların alışkanlığıdır. Başarılı insanlar sağı solu suçlamakla vakit kaybetmez ve yapmaları gerekeni sessizce yapmaya devam ederler. Yağmurun altında bulutlara küfür ederek ıslanacağına bir şemsiye edin ve yağmurun altında işine devam et.

4) Kendi kendini kötüleyip eziklenmekten vazgeç.

Her gün sürekli kendi kendine ne kadar beceriksiz,şanssız,bahtsız,salak ve aptal olduğunu tekrarlaman durumunu düzeltmeyeceği gibi saydığın sıfatları hak etmeni de sağlar. Kendine iyi davran,yetenek ve başarılarınla gurur duy. Üstesinden gelmen gereken bir engelle karşılaştığın zaman içinden "ben bunu aşamam" demek yerine "bu engeli aşacak gücüm olduğuna inanıyorum" dersen dünya yıkılmaz ve o engeli gerçekten aşacak gücü de bulursun.

5) Kendini kısıtlayan inançlarından vazgeç.

Dünyanın en zeki insanı bile kendinin "kalın kafalı" olduğuna inanır ve bunu sürekli tekrarlarsa gerçekten kalın kafalı bir insana dönüşür. Seni kısıtlayan kendi hakkındaki her tür inancını çöpe at ve seni büyüten inançlar oluşturup onlara sarıl. İnsanların başarısını belirleyen somut şartlar değil onların kendileri hakkındaki inançlarıdır.

6) Her şeyi eleştirmekten vazgeç

Her şeyi eleştirmen senin akıllı olduğunu falan göstermez. Tam tersine kendileri hiç bir şey üretmeden etraflarında bir şeyler yapmaya çalışan insanları acımasızca eleştirenler su katılmamış salaklardır. Bunlar hem korkak hem de tembel oldukları için hayatta bir taşı bir taşın üstüne koymayı bile beceremezler ancak iş eleştiriye gelince her şeyin uzmanı kesilirler. Bu tip insanlardan sakın olma ve bu tip insanları mümkünse çevrenden uzaklaştır.

7) Başkalarını etkilemeye uğraşmaktan vazgeç

Hayatını başkalarına iyi gözükeceğim ve onların beğenisini alacağım diye yaşama. Sen doğru bildiğini elinden gelen en iyi şekilde yapmaya çalış bu yeterli. Başkaların senin yaptıklarını beğenmesi,alkışlaması veya tebrik etmesi umrunda olmasın. Eğer yaptıkların seni mutlu ediyorsa başkalarının seni şakşaklaması veya yermesi çok da önemli değildir. İşin ilginci insanları etkilemeye çalıştıkça önemsiz olur ama bunun tam tersini yaparsan değere binersin.

8) Değişime direnmekten vazgeç.

Dünya her an değişir ve sen istesen de istemesen de buna ayak uydurursun. Bunu isteyerek ve bilinçli yaparsan lüks ve rahat "değişim treninin" içinde güzel bir yolculuk yaparsın. Eğer değişime direnirsen aynı "değişim treni" seni altına alır ve sürükleye sürükleye kan revan içinde götürür.Değişime direnmek ve hep beton gibi aynı kalmak meziyet değil aptallıktır bunu bil.

9) İnsanları yargılamaktan ve etiketlemekten vazgeç.

Başka insanlar hakkında hiç bir bilgin olmadığı halde sırf kafandaki bir kaç şablona güvenip onları daha ağızlarını bile açmadan yaftalamak sana mutluluk getirmez. Başka bir insan sırf senin gibi düşünüp inanmıyor diye kötü bir insan olmak zorunda değildir,belki de işin gerçeği sen onun yanında çok değersiz bile olabilirsin.İnsanlarla konuş,onları dinle ve anlamaya çalış.

10) Korkularının seni yönetmesine izin vermekten vazgeç.

Sürekli korkarak bir köşeye sıkışmış fare gibi titreye titreye yaşamdan kaçmayı bırak artık.Korkuların sadece kafanda gelecekle alakalı kurduğun senaryolardan ve görüntülerden ibaret. Kafanda kurduğun korkunç hayallerin seni yönetmesine bir son ver. Her türlü korkunun üzerine gidebilecek cesaret sende var,sadece bunu kabul etmek istemiyorsun.

11) Bahane üretmekten vazgeç.

Yapamam ve edemem dediğin bir çok şeyin bahaneden başka bir şey olmadığını kabullen. Bir şeyi yapmayı gerçekten isteyen bir insan o şeyi yapacak yolları ve imkanları mutlaka bulur. Bir şeyi yapamıyorsan bu tembelliğinden ve korkaklığından ürettiğin sahte bahanelerin sonucudur. En sevdiğin dizinin koca sezonunu bir günde izlerken gözün hiç yorulmaz ama iki satır kitap oku desek ya gözün yorulur ya başın ağrır. Son model bir telefona dört bin lirayı gözü kapalı sayarsın ancak hayatını değiştirebilecek bir eğitime gel desek iki yüz lira vermek sana fazla gelir. Hadi ordan..

12) Her şeyden şikayet etmekten vazgeç.

Koca bir şikayet kültürünün içine doğdun haklısın. Etrafında hiç bir şey yapmaya çalışmayan ama her şeyden şikayet eden koca koca insanlarla büyüdün ama onlara uymak zorunda değilsin. Dünya senin etrafında dönmüyor ve tabi ki zorluklar olacak,burası cennet falan değil. İnsanların seni anlamadığından şikayet edeceğine,kendimi nasıl daha iyi anlatırım diye kafanı yor. Önüne konan yemeği beğenmiyorsan kalk kendin daha iyisini yap.Kısacası bebek gibi ağlayıp şikayet etmen hiç bir sorununu çözmez çünkü ancak harekete geçen insanlar kazanır bu hayatta.

13) Geçmişe tutunmaktan vazgeç.

Geçmiş geçmişte kaldı. Kafandaki görüntülerden başka bir şey değil. Sürekli benim başıma bunlar geldi,şöyle haksızlığa uğradım böyle başarısız oldum gibisinden söylediğin geçmiş türküleri kimsenin umurunda değil. Şu ana ve geleceğe odaklan. Maçın ilk yarısı yediği iki golü sürekli düşünen takım ikinci yarı beş gol daha yer. Ancak ilk yarıyı unutup sahaya sanki maça yeni başlıyormuş gibi çıkan takım o maçı kendisi beş gol atarak kazanabilir.

14) Bir şeylere çok bağlanmaktan vazgeç.

Dedim ya her şey değişir,biter ve yeniden başlar. Mala,makama ve insanlara çok bağlanma. Bunu yapamazsan hayatının üzüntüler ve hayal kırıklıklarıyla geçeceği kesindir. Güzel bir dondurmayı yedikten sonra o dondurmanın arkasından ağlamak nasıl bir saçmalıksa bu dünyadaki geçici şeylere de çok bağlanmak aynı şeydir.

15) Başkalarının beklentilerine göre yaşamaktan vazgeç.

Etrafındaki herkes sana nasihat verir (bak ben bile veriyorum). Herkesi mutlu etmeye çalışıp onların beklentilerine göre hayatını yaşamaya çalışırsan mahvolursun. Bir atın dizginlerini elli kişi tutar ve hepsi de ayrı yönlere çekmeye çalışırsa o at ölür. Hayatta kendini bil,değerlerini farket ve kendi hedeflerin doğrultusunda doğru olduğuna inandığın şekilde yaşa. İşte sana mutluluğun en kısa formülü.

Umuyorum burada saydığım maddelerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı başarırsın.Daha mutlu ve kendine ait tatminkar bir hayat yolundaki çabalarında sana başarılar dilerim.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
Eğitmen-Koç (ACC)-Yazar.
www.serdarkuru.com
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZARA İŞİNİN ALTINDAKİ FARE YENİĞİ

Önce haberimize bir bakalım.

http://www.hurriyet.com.tr/unlu-markanin-elbisesinden-fare-cikti-40280304

Efendim habere göre Amerikada ünlü bir markadan kendine elbise alan Amerikalı hanım kızımız kendini bir kaşıntı alınca elbiseyi kontrol etmiş ve şok geçirip bayılmış çünkü efendim elbisenin astarından minik ve ölü bir fareciğin pençeleri gözüküyormuş.Tabi hemen kıyameti koparmış ve ünlü firmayı dava etmiş. Firmada panik olmuş ve durumu inceleyeceklerini söylemiş.

Dikkat ederseniz haberde firma kimdir,nedir hiçbir bilgi yok.Haberdeki resimdeki marka kısmı da itinayla kapatılmış.

Şimdi işin daha bir detayı için size aynı olayı anlatan yabancı bir haber link'i veriyorum

http://gothamist.com/2016/11/14/zara_rat_dress_lawsuit.php

Bu verdiğim linkteki haber olayı daha da açıklığa kavuşturuyor ve bahsedilen firmanın hanımların ülkemizde de çok sevdiği Zaranın Amerika bayisi olduğunu anlıyoruz.

Şimdi benim takıldığım esas nokta firma değil, paylaştığım resimden de görebileceğiniz gibi söz konus…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…