Ana içeriğe atla

ISRARIN YIKAMAYACAĞI DUVAR YOKTUR.




Sevgili dostlar,

Tüm başarılı insanların en temel özelliği bazen inat hatta saplantıya kaçabilecek kadar ısrarcı olmalarıdır. Bunlar en basit işlerinde bile müthiş ısrarcılık gösterebilirler. Zaten genel olarak insanların küçük meselelere olan tutumlarından büyük meselelere olan bakışlarını anlayabilirsiniz.

Israrcı ve azimli olmayan ve karşısına çıkan ilk sıkıntıda teslim bayrağını dalgalandıran insanların başarılı olmaları pek kolay değildir. “Tuttuğun her neyse öyle kibarca bir ucundan tutmayacaksın ve gerekirse o tuttuğunu koparacaksın” felsefesi doğru bir felsefedir.

1) Cesaret olmadan hiçbir yetenek ve bilginin değeri yoktur. Bir bilgi veya değer ancak eyleme dökülürse işe yarar, dünyanın en büyük fikirlerine bile sahip olsanız, evinizin köşesinde oturmaya devam eder ve o fikirleri eyleme dökmezseniz hiçbir işe yaramazlar. Kısacası eyleme dönüştürülmeyen şeylerin hiçbir önemi yoktur ve eyleme geçmek için cesaret gerekir.

2) Başarının temeli türlü yenilgilerden yılmayıp fırtınaya karşı yürümeye devam etmek ve her yediğiniz yumruktan sonra düştüğünüz yerden ayağa kalkmayı becerebilmektir. Çıktığınız yolda insanların çoğunluğu size muhalefet edecek, cesaretinizi kırmaya çalışacak, yüzünüze karşı veya arkanızdan sizinle alay edecek hatta öfkeyle üzerinize saldıracaklardır. Bunların hepsini normal ve doğal karşılayın. Eğer başarı yolculuğu kolay olsaydı herkes başarılı olurdu ama belli başarı zirvelerine çıkmayı başarırsanız oraların çok tenha olduğunu görürsünüz.

3) Şöyle bir etrafınıza baktığınız zaman zeki, eğitimli ama başarısız bir çok insan görürsünüz çünkü ısrar ve cesaretle desteklenmeyen zeka ve eğitim, benzini olmayan araba gibidir. Araba son model ve çok hızlı bile olsa, onu ateşleyip harekete geçirecek yakıta sahip değilse olduğu yerde yavaş yavaş çürür.

4) Önünüze çıkan hiçbir engel kibar ve yumuşak itişlerle yıkılmaz. Karşınızdaki engel her neyse ona tüm gücünüzle vuracaksınız ve en ufak bir sallanma belirtisi görmeseniz dahi ısrarla vurmaya devam edeceksiniz. Eğer sabırla ve ısrarla aynı yere vurmaya devam ederseniz engelin önce yavaş yavaş sallandığını ardından da yerle bir olduğunu görebilirsiniz. Birçok insan önlerine çıkan engeli şöyle bir ucundan itekleyip hiçbir hareket göremeyince “olmaz bu iş” diyerek kös kös geldikleri yere geri dönerler. Bu insanlardan olmayın.

5) Yaptığınız düzenli hareketler ve alışkanlıklarınız çok önemlidir. Hedefiniz doğrultusunda kendinizi eğitmeyi ve bu yolda size destek olabilecek insanlara fikirlerinizi anlatmayı ısrarlı bir alışkanlık hale getirirseniz önünüze birçok kapı açılacaktır. Ama sizin alışkanlığınız her akşam saatlerce internette komik videolar izlemek veya size hiç faydası olmayan insanlarla saatlerce hiçbir anlamı olmayan muhabbetler yapmaksa olduğunuz yere çakılır kalırsınız.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…