Ana içeriğe atla

Günün Algı Analizi (İşe alım mülakatını bekleyen insanlar )

Günün Algı Analizi (İşe alım mülakatını bekleyen insanlar )

İşe alım mülakatlarında ne kadar bilgili ve tecrübeli olursanız olun sizinle görüşecek insanlar hakkınızdaki fikirlerini aslında ilk dakikalar içinde verirler ve bu ilk algıları sizin hakkınızdaki kararlarında etkili olur. (Tabi kimse bunu kabullenmek istemez)

Görüntünüzü ve algınızı yöneterek olduğunuzdan daha etkili görünebileceğiniz gibi bunları yönetmeyi beceremeyerek olduğunuzdan daha etkisiz bir görüntü de verebilirsiniz.

Yani eğer kötü bir algı oluşturuyorsanız, diplomalarınızın da, tecrübenizin de iş görüşmelerinde zerre kıymeti yoktur, çünkü bir kere hakkınızda olumsuz bir yargı oluştuğu anda ağzınızla değil kuş, jet uçağı tutsanız iş işten geçmiştir.

Bir işe alım mülakatı görüşmeyi yapacağınız kişinin odasında değil, görüşmeyi yapacağınız firmanın kapısından girer girmez başlar. Bu sebeple her ortamda dışarıya karşı verdiğiniz sinyallere dikkat etmeniz ve algınızı kontrol etmeniz gereklidir.

Mesela resimde iş görüşmesi için sırasını bekleyen bir grup insanı görüyoruz. Bekleme odasındaki bir kameradan profesyonel ve gözlem yeteneği kuvvetli birinin alacağı ilk algılar şunlar olabilir. (Evet mülakat aslında çoktan başladı)

1) Soldan birinci sıradaki sarı dosyalı kadın: Kırmızıya çalan saçları, beyaz ceket ve yakasız siyah elbisesiyle zoraki bir imaj vermekte. Kendine özgü bir yaşam ve giyim şekli olabilir. İş görüşmesinde bile kendisine farklı bir hava vermeye çalışmış ve standart dışı bir giyim şekli seçmiş. Bakışları dışarıya bakıyor ve kendisini grubun dışında tutmaya çalışıyor. Seçtiği dosya renginin sarı olması da genel imajını tamamlıyor. Eğlenceye, rahatlığa düşkün ve kendi doğrularına önem veren bir bayan havası var. Dosyayı tutuş şeklinden kendini oldukça stresli hissettiği ve dosyayı aynen bir kalkan gibi kullanarak kendisini şu anda hiç hoşlanmadığı ortamdan soyutlamaya çalıştığı gözlenmekte. Bireysel ve yaratıcı işlerde çalışabilir ancak kurumsal ve hiyerarşik ortamlarda işi zor.

2) Soldan ikinci sıradaki adam: Griye yakın takım elbise ve mor kravat eşliğindeki saatiyle beraber ciddi ve kurumsal giyinerek iyi bir imaj vermeye çalışmış. Ancak sanki o takım elbiseyi sadece bu tip görüşmelerde giyiyormuş havası var çünkü içinde rahat durmuyor. Saç şekli ve hafif sakalı bize çok daha başka bir hikaye anlatmakta. Daha rahat bir çalışma ortamından gelerek bu tür bir kurumsal firmaya ilk defa başvuruyor havası var. Özellikle dağınık modelli saç şekli ve sakalları uyum sorunları yaşayacağını göstermekte. Takım elbise ve saati giymeyi akıl etmesi ama saç ve sakalından vazgeçememiş olması kendisinin bile görüşmeden olumlu bir sonuç alacağını düşünmüyor olduğunu göstermekte. Ellerini ve ayaklarını bitiştirerek kendini korumaya almaya çalışması da yoğun stres ve tedirginlik yaşadığının belirtisi.
Çok tercih edilmemesi gereken bir arkadaş.

3) Soldan üçüncü sıradaki kadın: Ceket ve etekli takım artı beyaz gömlek tam bir kurumsal imaj veriyor. Saç ve makyaj şeklide uygun. Kurumsal tecrübeye sahip olduğu anlaşılmakta. Tüm bayanlar gibi mini etek giydiği için bacak bacak üstüne atması bir stres sembolü değil giyim tarzı yüzünden oluşan doğal bir durum. Bu tabi oradaki tüm bayanlar için öyle. Ancak dosyasını hemen yanındaki kadın adaya döndürerek sanki bir kalkanmış gibi tutması ve dudaklarını sıkarak onun elindeki özgeçmişini okumaya çalışması, büyük bir tehdit hissi aldığını ve onu kendisine rakip olarak gördüğünü göstermekte. Rakip olarak görmekle kalmamış ondan tedirginlikte hissetmiş. Bu iyi bir işaret değil çünkü profesyonel görünümüne rağmen kolay tedirginleşen ve belki de saldırganlaşabilen bir yapısı olabilir. Kişisel hislerini takım arkadaşlarına yansıtarak huzursuzluk çıkarma potansiyeli de var. Diğerlerine göre fena değil ama ihtiyatla mülakat yapılması ve saldırganlık seviyesinin ölçülmesi lazım. Problemli.

4) Soldan dördüncü kadın. Giyim tarzı, saç-makyaj şekli ve elindeki beyaz dosyasına kadar genel imajı son derece kurumsal ve profesyonel. Fiziksel olarak güzel bir bayan olması da etkisini arttırıyor. Sakin bir şekilde kafasını dik tutarak karşıya bakıyor olması kendine güvenin ve rahatlığın işareti. Çok ciddi kurumsal tecrübesi olabilir. Grup içinde kuvvetli bir aday imajı vermekte. Tabi bu ifadesiz ve sakin görünen yüzün altında çok duygusal bir kişilik saklıyor olabilir. Mülakat sırasında sinirlendirmeye ve stres altına sokmaya çalışarak gözlemek akıllıca olacaktır. Sakin yüz ifadesi gerçek mi, yoksa sahte mi mutlaka anlaşılmalı.

5) Soldan beşinci ve sıranın en sonundaki erkek: Saç şekli, siyah takım elbise, beyaz gömlek ve siyah kravat birleşimi son derece güçlü ve resmi bir imaj vermekte. Askeri veya devlet hizmeti geçmişinin göstergesi olabilir. Takım elbise içindeki rahatlığı,üniforma giymeye alışmış bir insanın rahatlığı gibi görünüyor. Köşeli yüz yapısı vücudunda yüksek derecede testesteron olduğunu gösteriyor, ayak tabanını yanındakilere göstererek ve oldukça yer kaplayarak oturması da gene agresiflik belirtisi. Gözlerini önüne dikerek kendini soyutlaması gruptan rahatsız olduğunu göstermekte ve büyük ihtimal kendini onlardan daha üstün görüyor. Potansiyel bir lider ve yönetici adayı olabilir ancak saldırgan dürtülerini mülakat esnasında kendisini rahatsız edecek sorular sorarak ve gözleyerek test etmek lazım. Eğer kendini kontrol edebiliyorsa grup içindeki en kuvvetli aday.

Hemen yanındaki bayanla birlikte şimdiden diğerlerine göre en güçlü imajı veriyorlar ancak  ikisinin de test edilmeleri lazım.

Dikkat ettiyseniz bu grubu gözleyen kişi daha bu insanlarla tek bir kelime etmedi ve özgeçmişlerini okumadı ancak daha şimdiden üç kişi onun kafasında elendi bile. Geri kalan iki kişide içeriye sadece özgeçmişleri okunmak için değil özellikle stres altında verecekleri tepkiler gözlenmek için çağrılacak.

Tabi burada verdiğim senaryo olabilecek senaryolardan sadece bir tanesidir. Burada son derece basitleştirerek kişisel olarak dışarıya verdiğiniz algıların hakkınızda ne kadar belirleyici olabileceğini göstermek istedim. Kısacası kendi algılarına ve başkalarının onu algılama şekline hakim olabilen her alanda büyük üstünlük sağlayacaktır.


Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…