Ana içeriğe atla

KİTAP TAVSİYESİ : İKTİDAR (Robert Greene)





2000 yılında bu kitabı ilk elime aldığım zaman müthiş derecede keyif aldığımı ve 622 sayfalık kitabı ara vermeden üç defa üst üste okuduğumu hatırlıyorum. O zamandan bu zamana da aralarda elime alır altını çizdiğim yerleri tekrar okurum.

Amerika'da ve Türkiye'de basıldığı günden bu yana defalarca baskı yapmış olması da kitabın başarısının ispatı. 

Kitabın yazarı Robert Greene bu ilk kitabından sonra başka kitaplarda yazdı (ki hepsini alıp okudum) ama bu ilk kitabının yeri bambaşkadır.

Kitap bir kişisel gelişim kitabından çok aslında gerçekçi bir akıl verme kitabı olarak dizayn edilmiş.

Tüm dünyadaki büyük tarihi şahsiyetlerin başından geçen olaylardan örnekler verilerek Güç Sahibi olmak için gerekenler belli kurallara ayrılmış.

Okuduğunuz her kuralda kendi hayatınızdan da örnekler getirebiliyorsunuz yani hiç bir şekilde gerçekten kopuk kurallar değil.

Kitabın realist olması yani insan yaratılışına ve tarihine gerçekçi gözlerle bakması bir kısım okuru rahatsız edebilir ama ne yazık ki gerçek dünyada bir kısım pembe hayallerin yeri yoktur.

İnsanlar güç için yalan söyler,aldatır,arkadan vurur,kin tutar,hapseder,yaralar ve öldürür.

İnsan gerçekliğinden kopuk bir takım saçma sapan uydurmasyonlara dayalı "kişisel gelişim" kitaplarının aksine bu kitap size gerçek hayatta kullanabileceğiniz gerçek fikirler vermektedir.

Kitap eylemci insanlara yöneliktir. Yani aman düşünüp çok kuvvetli pembe hayaller kurarsam istediğim her şey olur,hayalimdeki evin resmini buzdolabının üzerine yapıştırır ve her gün ağzımı açıp tatlı tatlı o resme bakarsam kısa sürede evim olur veya hiç bir şey yapmadan tüm gün oturup dileklerle istersem bana verilir diyenler için olan bir kitap değil. Bu arkadaşları daha pembe ve hayalci kitaplara alabiliriz.

Kısacası hayatta daha fazla güç ve etkinlik kazanmak isteyenlere ve bunun için gereğini yapmaya da hazır olanlara faydalı olacağını düşündüğüm ve şiddetle tavsiye ettiğim bir kitaptır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…