Ana içeriğe atla

FİLM TAVSİYESİ : BARAJ PATLATICILARI



İngiliz Ordusu tarafından bütçesi karşılanan 1955 yapımı çok ilginç bir filmdir.

İkinci Dünya Savaşında 617.özel filo komutanı Guy Gibson'un anılarından uyarlanmıştır.

İkinci Dünya savaşında İngilizler savaşın süresini kısaltmak için Alman barajlarına hava saldırıları planladı ancak ellerindeki bombalar bu işi yapabilecek kapasitede değildi.

Ta ki bir İngiliz bilim adamı barajları tahrip edebilecek bir bomba tasarlayana kadar. İşte o zaman 617.filo kuruldu ve Alman barajlarını patlatmaya başladılar. Bu filonun saldırıları Almayanın yenilgisinde önemli rol oynamıştır.

İşte İngiliz ordusu da bu operasyonun filme çekilmesine destek olmuş tabi bir de zaman Soğuk Savaş zamanı ve Sovyetlere biraz höt çekmek lazım üstelik kendi halkına moral verme meselesi de var.

Filmde kullanılan özel bombaların şekli orjinalinden bilerek farklıdır çünkü bu özel baraj patlatan bombalar o zamanlar halen İngiliz Hava Kuvvetleri envanterindeydi ve gizli bilgi statüsündeydi. Tabi bombaların düşerken yaptıkları özel bir geri salınım hareketi de filmdeki bombalama sahnelerinden silinmiştir.

Birde ilginç bir bilgi daha vereyim. Yıldız savaşları -Star Wars film serisini ortaya çıkaran ünlü yönetmen George Lucas bu filmin hayranıdır ve o filmin birincisinde Ölüm Yıldızı'na saldırıp yok eden uzay gemilerinin saldırı sahnesi biraz bu filmden esinlenmedir derler.

Kısacası bilgisayar oyunundan hallice filmlerden sıkıldıysanız tavsiye ederim.Tabi Ülkeler ve Ordular en güzel propagandayı filmlerle yaparlar bunu da umarım bizlerde gün gelir öğreniriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…