Ana içeriğe atla

BİR KOÇ ADAYI OLARAK GÜLSE BİRSEL




Sıcak gündem sebebiyle yılbaşından bir gün önce Gülse Birsel hanımın yazdığı bir köşe yazısı gözümden kaçmış ama sağ olsun değerli bir dostum dikkatimi çekti ve okumak fırsatını buldum.

Yazı burada:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/gulse-birsel/yeni-yilin-ilk-terapisi-benden-40323193

Yazıdan anladığım kadarıyla değerli Gülse hanım Koçluk mesleğine girmeye niyetlenmiş ve çok başarılı olacağına da eminim, ancak yazısında dikkatimi çeken birkaç konuda kendisine ek bilgi vermek isterim.

Yazısından aldığım alıntılar ve cevaplarım şöyledir.

1) “Aşağıda bedava yaşam koçluğu önerilerimi bulacaksınız.”

CEVAP: Gülse hanım,koçlar insanlara “öneri” vermezler sadece güçlü sorularla kendi hayatları hakkındaki önemli kararları vermelerine yardımcı olurlar.

2) “Bence şahane bir yaşam koçu olabilirdim. Yaşam koçlarının çoğundan ayıptır söylemesi daha zenginim. Daha ünlüyüm.”

CEVAP: Gülse hanım,koç olmak için zengin ve ünlü olmak gibi bir ön şart yoktur. Teknik bir olaydır.

3) “Ve daha da güzeli, benim önerilerim bedava.”

CEVAP: Koçluk yasal olarak tanımlanmış bir meslektir ve her meslek mensubu gibi koçlarında emeklerinin karşılığında para kazanmalarında utanılacak bir durum yoktur. Sizde çok iyi bir oyuncu, yazar, senarist, sunucusunuz ve bu meslekleriniz karşılığında ücret almanızda hem de çok iyi ücretler almanızda bir sorun görmüyorum.

Koçlukla alakalı cevaplarım bu kadar. Ama yazıda bana sorunlu gelen iki fikir daha gördüm ve onlar konusunda da düşüncelerim şunlardır.

4) “Kendinizi rüzgara bırakın, akıntıya karşı yüzmeyin.”

CEVAP: Umarım sıkça bindiğiniz uçakların pilotlarına bu “koçluk tavsiyesini” vermiyorsunuzdur çünkü bir uçağın kendisini rüzgara bırakması aynen insan yaşamında olduğu gibi pek iyi sonuçlar vermez.

5) “Suriye’deki savaş veya Türkiye’deki tehlikeli yapılanmalarla ilgili tasalanıyorsunuz. Çok normal. Peki, tasalanmanız neye yarayacak? Her şeyi devletten beklememek lazım ama bazı şeyleri de devletten beklemek lazım! Ben bekliyorum mesela. Devlet bunları çözsün!”

CEVAP : Gülse hanım ülkemiz alevler içinde yanarken bunu görmezden gelip elimizi taşın altına sokmamak bu ülkenin imkanlarıyla okumuş, eğitim görmüş ve bu ülkenin insanlarının ilgisiyle şöhret olup güzel paralar kazanmaya başlamış kişilere yakışmaz . Ben bu ülkenin az buçuk okumuş ve eli kalem tutan bir vatandaşı olarak böyle düşünüyorum ve bu konuda da bilen bilir gücümün yettiğini yapmaya çalışıyorum ama bu tamamen kendi fikrimdir sizi tabii ki bağlamaz.

Sonuç olarak.

Gülse Birsel gibi bu ülkenin aydınlarından diyebileceğimiz ve gene oldukça eğitimli kesime hitap edip Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birisinde köşe sahibi değerli bir hanımefendinin özellikle Koçluk konusunda bu şekilde yanlış bilgilere sahip olması ve algı karmaşası yaşaması birazda Türkiye’deki resmi koçluk kuruluşlarının kabahatidir.

Mesela ben Türkiye’de şu an faaliyette olan en büyük iki koçluk federasyonu olan ICF ve AC yöneticilerinden biri olsaydım çok gecikmeden Gülse hanımdan güzel bir sohbet için randevu alır ve kendisini ziyaret ettikten sonra okuması için birkaç kaliteli koçluk kitabını da kendisine hediye ederdim.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…