Ana içeriğe atla


Türkiye'nin köklü Sivil Toplum Kuruluşlarından Birlik Vakfı İzmir Şubesince düzenlenen "Yeni Eksen Arayışı : Şangay İşbirliği Örgütü" toplantısına katılma fırsatım oldu.
Türkiye Cumhuriyetinin 54. Hükümeti döneminde Devlet Bakanı olarak görev yapmış Prof.Dr.Sabri Tekir'in son günlerde oldukça tartışılan bu konu hakkında dinleyicilere yönelik yaptığı sunumdan oldukça faydalandığımı söyleyebilirim.
Kendisi hem Şangay İşbirliği Örgütünün tarihçesi hemde dünya jeopolitiği üzerindeki olası etkileri üzerinde son derece ilginç bilgiler verdi.Özellikle Şangay İşbirliği Örgütü ve NATO karşıtlığı denkleminde yaptığı askeri-stratejik analizin bazı konuları farklı bir açıdan görebilmemi sağladığını söyleyebilirim.
Kendi üniversite öğrenciliğim sıralarında da bazı konferanslarına katıldığım Prof.Dr.Sabri Tekir hocamızı aradan yıllar geçmesine rağmen halen son derece özgün,analitik bir bakış açısına sahip ve enerjik görmek beni sevindirdi. Bence özellikle dış politika üzerindeki analizlerine medyamızda çok daha fazla yer verilmeli.
Son derece samimi bir ortamda geçen seminere başta Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cüneyt Hoşcoşkun olmak üzere son derece ilgili ve seçkin bir dinleyici grubunun katılımı da gözlemlerim arasında.
İzmir'in son derece ihtiyacı olan bu türden kaliteli konferans ve seminlerlerden birisini düzenlediği için Birlik Vakfı İzmir Şubesine teşekkür etmek isterim.
Birlik Vakfı hakkında geniş bilgi için : www.birlikvakfi.org.tr
Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…