Ana içeriğe atla

Posta Puluyla Algı Yönetimi


Algı yönetiminin ilginç örneklerinden bir tanesi.

1944 senesinde İkinci Dünya savaşında Almanlara karşı mücadele eden o zamanın Amerikan istihbaratı OSS yani şimdiki CIA'nin babası olur kendileri son derece ilginç bir operasyon dizayn etti.

Buna göre Almanyada en çok kullanılan ve üstünde Führer Adolf Hitlerin yakışıklı bir profil resmi olan pulun aynısını bastılar yalnız tek farkla ki Hitlerin yüzünün yarısı çürümüş ve kafatası ortaya çıkmış üstelik postanın altında da "Mahvolmuş İmparatorluk" yazıyor
(Bu Almancada karışık bir kelime umarım doğru tutturmuşuzdur farklı bir anlamı varsa Almancası iyi olan arkadaşlar yorum kısmına yazabilir)

Sonra bu pulları üzerinde gerçek insanların gerçek adresleri olan binlerce zarfın üzerine üşenmeden yapıştırdılar. Burada amaç bu zarflar evlerine ulaşan Alman sivillerin moralini bozmak ve "bak biz sizin postanıza kadar geldik daha ne direniyorsunuz bitti bu iş" mesajı vermekti.

İyide bu kadar zarfı Almanyaya postalayacak halleri yoktu yani zarfları Alman posta servisine nasıl sokacaklardı.

OSS bunun da çaresini buldu. Buna göre Amerikan uçakları gidip kendilerine havaya uçuracak bir posta treni buluyorlar ve treni delik deşik ediyorlardı. Tabi vagonlarda taşınan bir ton mektup çuvalı da sağa sola savruluyordu. Savaş uçakları işlerini bitirdikten hemen sonra kargo uçakları geliyor ve tren enkazının üstüne içinde bu pullar yapıştırılmış mektuplar olan mektup çuvallarını havadan atıyorlardı.

Kaza sonrası gelen Almanlarda bu havadan atılmış çuvalları diğer posta çuvallarının içine katarak normal posta servisinin içine sokmuş oluyorlardı.

Almanlar bu işe uyanana kadar yüz binlerce kuru kafası çıkmış Hitler resimli pul hedeflerine ulaştı. OSS güzel bir gol atmıştı.

Her zaman derim sevgili dostlar savaş ve mücadele bilek gücünden ziyade zihin gücüyle alakalıdır.Kafasını kullanmayanın bileği ne kadar kuvvetli olursa olsun o bilekle kendini dövdürürler ve karşısında oturup Patlamış Mısır yerler.

Ha bu arada Patlamış Mısır demişken OSS'nin bahsettiğim bu operasyonunun ismi "Operation Cornflakes" yani Patlamış Mısır Operasyonudur.

Sevgilerimle
www.serdarkuru.com
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…