Ana içeriğe atla

Plajda tüfekli muhafızlar algısı





Sevgili dostlar,

Zamanımın büyük kısmı sosyal medyada ne tür algı operasyonları yapılmaktadır incelemekle geçiyor ve her gün kimi çok amatörce, kimisi de oldukça zekice işler görüyorum.

İşte dün Sosyal Medyada dönen çalışmalardan bir tanesi

Buna göre Almanlar Tunus sahillerinde çekilmiş bir resmi "işte bakın sayın Avrupalı kardeşlerim,o çok bayıldığınız Türk plajlarının hali budur,makineli tüfekli muhafızlar sahillerde geziyor,siz aklınızı peynirle ekmeğe katık mı yaptınız hala Türkiye'ye gideceğim diyorsunuz.Akıllı olun zaten Türklerle papaz olduk gidin tatilinizi vurulmayacağınız bir yerde yapın" alt mesajıyla piyasaya sürmüşler.

Tabi eğer bu olay bu şekildeyse Almanlara hiç yakıştıramadım.Bu kullanılan teknik çok eski bir tekniktir.Buna göre bir yerlerden alakasız bir resim bulur ve altına kendi çıkarınıza bir hikaye ekleyip insanların önüne atarsınız.

Ancak bu elli sene öncenin tekniğidir.O dönemler insanların bu resimler gerçek midir değil midir kontrol etme şansları yoktu, gazetede ne çıkmışsa doğrudur algısı da vardı.

Ancak şimdi öyle mi ? Gördüğünüz her resmi google hazretlerinde aratıp bir kaç saniyede o resim nerelerde kullanılmış şıppanak anlıyorsunuz.Yani böyle devirde böyle operasyon biraz acayip olmuş.

Bu durum için bazı çevrelerde şu benzetme kullanılır. Eskiden geyik avlayan avcıların elinde tüfek vardı ve geyiğin çok fazla yapacak bir şeyi yoktu.Şimdiyse geyiklerin elinde koca sniper tüfekleri var ve eskisi kadar kolay av değiller.

Yani artık insanların elinde Internet gibi müthiş bir silah var. Aklı olup kullanana büyük avantaj sağlar.Bakınız eskiden benim size bu yazıyı ulaştırabilmemin ihtimali binde bir bile değildi. Nerede öyle gazete dergi sayfaları size açılacak. (Hoş şimdi de öyle ama fark etmez zaten şu anda bir çok gazetenin günlük tirajından fazla insana ulaşabiliyorum. Internet sağ olsun)

Yalnız bir ihtimal daha olabilir ve eğer yapılmışsa çok zekice olur. Aslında Almanlar böyle bir şey yapmamıştır ama birileri iki resmi de kendileri piyasaya sürüp kepçeyi Almanların kafasına geçirmiştir. Algı içinde Algı üretme işidir ki bu da çok akıllıca olur.Tabi bunu kim yapar onu da siz tahmin edin.

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com
www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…