Ana içeriğe atla

OLUMLU ALGI YÖNETİMİ



Algı Yönetimi her ne kadar olumsuz bir olguymuş gibi sunulmaya çalışılsa da yerinde kullanıldığında insanların faydasına olabilecek önemli bir araçtır.

Mesela şimdi vereceğim kamu spotu harika bir çalışma

https://www.youtube.com/watch?v=bsaBfhtmxtQ

"Ünlüleri ağlatan kamu spotu" şeklinde Internet ortamında da büyük yer bulmuş bu çalışma gerçekten iyi niyetli ve olumlu kullanıldığı zaman Algı Yönetimin ne kadar faydalı olduğunu göstermekte.

Burada kullanılan tekniğe gelirsek.

"Şok etkisiyle duygu yarat - oluşan duygusu izleyiciye yansıt ve duygusal duruma sok - aracı olarak toplumca sevilen sempatik kişileri kullanarak etkiyi arttır - tüm duygu durumunu dikkat çekilmek istenen yöne çevir - Farkındalık arttır"

Şeklinde özetleyebiliriz.

Kısacası bu çalışmada trafikteki kazalarda her sene kaybettiğimiz binlerce insanımızın sadece bir istatistik olmadıkları ve her birinin kendi hayatlarını yaşayan bizler gibi insanlar oldukları gerçeği son derece çarpıcı bir şekilde sunulmuş.

Ünlü yüzlerin de ani ve beklenmedik bir hamleyle duygusal şoka sokularak gerçek duygularını kameraya yansıtmalarının sağlanması da çok akıllıca.

Duygu bulaşıcıdır ve insanlar karşılarında duygusal duruma giren bir insanın durumuna o anda empati gösterebilirler hele bu "ünlü" dediğimiz yani onların zaten önceden sempati duydukları bir kişiyse duygusal etkilenmeleri katlanır.

Yasaklar hiç bir zaman çok etkin şekilde işe yaramaz fakat insanları dikkatli olmaları gereken konuda ilgili duygusal duruma sokabilirseniz istediğiniz eylemi gerçekleştirmeleri çok daha mümkündür. Algı Yönetimi uygulamalarıyla bir çok olumlu eylemi insanları sıkmadan ve kendi istekleriyle yaptırmak olasıdır.

Sonuç olarak harika bir çalışma diyorum ve kimin emeği geçmişse teşekkür ederim.

Aydın Serdar Kuru
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …