Ana içeriğe atla

İZMİRLİLERE KENDİLERİ İÇİN YILIN EN ÖNEMLİ TEKLİFİ.



Değerli İzmirli kardeşim,

Bu yazı tamamen sana özel. Eğer İzmirde oturuyorsan veya çok yakınlardaysan yazıyı tamamen üstüne alınabilirsin.

Sevgili dostum, 2017 senesine birkaç günümüz kaldı ve yeni bir yıl geliyor. Aynen 2016 senesinde ve önceki tüm yılbaşılarında olduğu gibi bu yılbaşı da gelecek ve geçecek.

Eğer önceki yılbaşlarını doğru bir tutum ve düşünceyle geçirmiş,her sene bir öncekinden daha fazla gelişim göstermişsen harikasın ve aynen devam et.

Ancak her senen bir öncekiyle aynı hatta daha beteri sürekli bir geri gidiş halindeysen problemin var demektir.

İşte bu problemin çözümü olarak benim de eğitmeni olduğum İzmir Gelişim Akademisi İzmir’in göbeğinde seni bekliyor.

Yani aman çok uzakmış şimdi oralara nasıl gidilir diye bir sorunun yok.

Peki ne yapıyorsunuz dersen. Her sene insanların hayatlarına dokunuyor ve onların gelişimlerine ve hayatlarında fark yaratmalarına yardımcı oluyoruz.

Hayatlarını istedikleri yaşam doğrultusunda dönüştürme hedefiyle adım atan bir çok insanın arasına 2017 senesinde sen de katılabilirsin.

Bak, şu anda bu paylaşım önüne düştüyse bu ister inan, ister inanma kesinlikle bir tesadüf değil çünkü hayatta tesadüflere pek yer yoktur.

Şu anda önünde bir fırsat var. Bazı insan vardır fırsatın kokusunu kilometrelerce öteden alır, bazısı ise o fırsat tepesine düşse farkına varmaz. Sen hangi gruba giriyorsun iyi düşün.

Şimdi yapacağın şey çok basit.

Aşağıda verdiğim linke tıkla. Sitemizi şöyle bir alıcı gözle incele.

http://www.izmirgelisimakademisi.com/

Orada hepsi de birbirinden ilginç ve hayatına büyük katkı sağlayacak bir çok eğitim göreceksin.Aralarında tüm Türkiye’de sadece iki eğitim kurumunda bulabileceğin ve bizzat benim tarafımdan verilen Algı Yönetimi eğitimi de vardır.

Önceki katılımcılardan aldığım geri bildirimlere dayanarak bu eğitim sonrası kendine ve dünyaya bakışının tamamen değişeceğini söyleyebilirim.

Buraya kadar dediklerimi yaptıysan harika çünkü hayat eylemi ödüllendirir o siteye girip bakman bile bir eylemdir. Şimdi bir eylem için daha kendini zorlamanı istiyorum.

Biliyorum çok yoğunsun, ülkenin ve piyasanın durumu moralini bozuyor, eğitimin ve bilginin çok da etkili olacağına inanmıyorsun, öğrenilmiş çaresizliklerin içinden sürekli “bırak,boş işler bunlar” diye sana bağırıyor. Bunları biliyorum çünkü zamanında bende aynı süreçlerden geçtim.

Tüm bunlara rağmen bir nefes al ve sitenin iletişim kısmına girerek İzmir Gelişim Akademisine ister mail yoluyla ister telefon yoluyla ulaş ve bir randevu al.

Hatta bak üşenirsin diye gözünün önüne koyuyorum.


1441 Sokak No:2 Çetindağ Apt.
Kat:2 Daire:10 Alsancak / İZMİR
Telefon: +90 232 422 59 44
Email: info@izmirgelisimakademisi.com

Randevunu aldıktan sonra ofisimizi ziyaret et çayımızı kahvemizi alalım ve hayatından konuşalım, hedeflerinden konuşalım, kariyerinden ve işinden konuşalım.

Mutlaka sana yardımcı olacak bir hizmetimiz vardır. En kötüsü güzel bir kahve içmiş olursun.

İşte 2017 senesinin en iyi teklifini şu an sana yaptım canım kardeşim. Artık karar senin.

İzmir Gelişim Akademisinde çok kullandığımız bir söz vardır. Gandi’nin bir sözüdür.
“Dünyanın değişmesini istiyorsan önce kendini değiştir” der Gandi.

Yani dünyadan, ülkenden ve en önemlisi hayatından şikayetçiysen bunun çözümü önce kendini değiştirmenden geçiyor. Lütfen şunun farkına var. Hiçbir zaman nefret ettiğin bir hayatı yaşamak zorunda değilsin.

Eyleme geç ve artık hareketlen. İşte önünde fırsat.
2017 senesinde ya eyleme geçip hedeflerin ve hayallerin doğrultusunda bir adım atacaksın yada her yılbaşı olduğu gibi eğlenip,sevinip sonra eski rutin hayatına geri döneceksin. Karar her zaman olduğu gibi senin ve bir insan gerçekten isterse aşamayacağı hiçbir engel yoktur.

Not: (Biz İzmirli değiliz ne yapacağız şimdi diyenlere de cevabım sizede senenin teklifini kısa bir zaman içinde yapacağım.)

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com
https://www.facebook.com/algiyonetimi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…