Ana içeriğe atla

GRATİSİN AĞAÇ OLAN ERKEKLERİ




Gratis firmasının son reklam filmini ilgiyle izledim.İsteyenler reklamı bu linkten izleyebilirler

https://www.youtube.com/watch?v=U2nyeGOeaTY

Reklam temel olarak bayan müşteriye hitap eden Gratis dükkanının kapısı önünde ellerinde alış veriş torbaları sıkılarak bekleyen erkekler teması üzerine kurulmuş. Bayanlardan biraz tepki de almış anladığım kadarıyla.

Kadın ve Erkek müşterilerin karar verme süreci ve alışveriş alışkanlıkları konusunda verdiğim eğitimlerde aslında tam da bu konuyu işlemiştim reklam denk geldi.

Kısaca belirtmem gerekirse erkeklerle bayanların beyinsel yapılanmaları arasında fark var. Erkekler genel olarak mantık ve somut kararlar içeren sol beyini kullanırken bayanlar beyinlerinin duygusallık,yaratıcılık ve soyut düşünceler içeren sağ beyinlerini de kullanıyorlar. Bakınız "de" dedim yani bayanlar beyinlerinin her iki tarafını da eşit şekilde kullanıyorlar. (evet bu biz erkekler için pek iyi haber değil) ..Tabi burada beynin sol ve sağ kısmı derken çok kabaca tarif ediyorum gerçekte o kadar net ayrımlar yok.

Bu sebeple Alışveriş erkeklerin çoğunluğu için yerine getirilmesi gereken bir görev. Yani bir erkek için formül şöyle bir şey..

Ayakkabım eskidi - ayakkabılara bak - hangisi alacağına çabuk karar ver - Satın al şeklinde

Bayanlar içinse alışverişin kendisi heyacanlı ve zevkli bir keşif yolculuğu çünkü onlar alışverişten duygusal olarak da büyük zevk alıyorlar.

Mesela İngiltere'de 2000 denek üzerine yapılan bir araştırmada erkek tüketicilerin ortalama 27 dakikada alışverişten sıkıldığı ve hele açlarsa bu sürenin daha aza indiğini ortaya koymuşlar.

Yani bayanlar 27 dakikadan sonra yanınızdaki erkeğe "nasıl canım sıkılmadın değil mi " diye bir soru sorar ve çok neşeli bir şekilde "yoo ne sıkılması" falan gibi bir cevap alırsanız büyük ihtimal iyi bir aktörler karşı karşıyasınız diyebilirim.

Aynı araştırmada erkeklerin alışverişe kolay ikna etmenin yolunun mutlaka alışveriş sonuna yemek,kahve ve sinema gibi bir ödül eklemeniz gerektiği. AVM denen yerlerin mimarisinde bir ton oyun salonu,cafe ve sinema olmasının sebebi sıkılan erkeklere bahane yaratmak kısacası.

Bayanlara ise bu şekil bahaneler gerekmiyor çünkü zaten onlar için alışverişin kendisi bir zevk.

Kısacası sevgili dostlar reklam güzel bir gerçeğe parmak basmış Ama reklam olarak hedeflediği amaç ne pek anlamadım.Erkekleri mi ikna etmeye çalışmışlar o pek belli değil.

Tabi bayan ve erkek zihinsel yapılanmalarını bilmek müşteri kitlesinin nasıl ve ne şekilde karar vereceğini anlamaları şirketler için büyük büyük önem taşımakta.

Kadın ve Erkek satın alma kararlarını nasıl verir bilirseniz satışlarınızı arttırmak kolaylaşır ve doğru zamanda doğru hareketi yaparak ummadığınız ölçüde kar artışları elde edebilirsiniz.

Bu konuda sizin düşüncelerinizi merak ediyorum. Bu konuda kendi alışveriş tecrübeleriniz nelerdir ?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…