Ana içeriğe atla

EL YAZISINDAN VAZGEÇİLEMEZ




Bilgisayar ve akıllı telefonların hayatımızda giderek daha çok yer tutmasıyla elektronik klavyeler kağıt kalemin ve inci gibi el yazısının yerini almaya başladı.

Şu an özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarda giderek artan bir şekilde okuldaki zorunlu el yazısı derslerine isyan ve ailelerle bir takım medya organlarında "ne gerek var bu devirde el yazısına"
mırıltıları gözlenmeye başlandı.

El yazısına ne gerek var sorusuna cevabım şu olacaktır.Yapılan bilimsel araştırmalara göre yazarken elini kullanan ve düşüncelerini kağıda döken çocukların beyninde oldukça özel bölgeler ve nöro-zincirler kullanılmaktadır.Bu kullanılan beyin bölgeleri geliştikçe çocuklarda okuduğunu anlama,hayal kurabilme ve yaratıcılık gelişmektedir. Oldukça önemli bir yan kazanım da el yazısı kullanan çocukların daha sakinleştikleri ve hiperaktif bir takım tepkilerin azaldığının gözlenmiş olmasıdır.

Kısacası nacizane tavsiyem eğer okuduğunu anlayan ve yaratıcı yeni nesiller istiyorsak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin okullardaki zorunlu el yazısı dersinden kesinlikle vazgeçilmemelidir. Anne babalara tavsiyem de çocuklarının kalem ve kağıtla arkadaş olması için ellerinden geleni yapmalarıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir