Ana içeriğe atla

Öğrenci Yurdu Yangın Faciası ve Algı Yönetimi


Adana'daki Yurt faciası hepimizi üzdü. Ancak beni daha fazla üzen böyle bir facianın haberini verirken bile negatif Algı Yönetimi teknikleri uygulayan bazı medya kuruluşlarımız.
İşte size Cumhuriyet Gazetesinden bir örnek.
(Cumhuriyet dedim diye hemen işte yandaş falan diye sinirlenmeden sakince okuyun)
1) Başlık "YURTTA FACİA". Burada normalde "Öğrenci Yurdunda Facia" olarak kullanılması gereken başlık bu şekilde kullanılarak YURT=ÜLKE kelime oyunu yapılmıştır ve çift anlamlı mekanizma kullanılarak insanların kafasında "Ülke Yangın yeri ve Ülkemiz Facia İçinde" anlamı üretilmeye çalışılmıştır.
2) Haberin içeriğine baktığımız zaman şu şekilde bir cümle mevcut
"Yurt binasının Süleymancılar Cemaatine ait olduğu iddia edildi".
Burada gene anlam kaydırması yapılmaktadır. İddia eden kimdir ve ayrıca bir öğrenci yurdunun bir Cemaat yapılanmasına bağlı insanlar tarafından işletiliyor olmasının yangın faciasıyla ne gibi mantıksal bir alakası vardır ?
Bu soruları sorduğunuz zaman buradaki kaydırmayı açıkça görebiliyorsunuz.
Yani burada Yangın+Ölüm+İhmal = Süleymancılar Cemaati hatta oradan Ak Parti denklemi kurulmaktadır. Çünkü zihin bu bağlantıları otomatik kurar.
3) Bu cümlenin hemen arkasından kullanılan
"Yangın sonrası olay yerine Çevik Kuvvet yollandı" cümlesi de aslında haberle veya yangınla hiç bir önemli bağı olmayan bir durumdur.
Olağanüstü bir durumun yaşandığı yerlere itfaiyede gider,poliste gider burada sıra dışı ve haberlik bir durum yoktur.
Bu cümlenin kullanılma sebebi Çevik Kuvvet teriminin insanlarımızın bilinçaltında "göstericileri dağıtan polis gücü" olarak yerleşmiş bulunması ve buradan da "Süleymancılara ait olan yangın yerine belki de onların sorumlu olduğu bir yangına tepki gösterecek vatandaşları önlemek için Çevik Kuvvet gönderildi" yankısal anlamına varılmak istenmesidir.
Çünkü bir yangın haberinde "Olay yerine Çevik Kuvvet gönderildi" cümlesi önemli ve buraya yazılması gereken bir durum değildir.
Kısaca söylemem gerekirse.
Bir gazete muhalif olabilir.Bir gazete başka bir alanda hukuki sorunlarda yaşıyor olabilir. Ancak hiç bir şey 11 kız öğrenci ve 1 öğretmenin cayır cayır yandığı bir facianın haberinden bile muhalefet çıkarma ve haberin yarattığı duygusal etkiyi kendi çıkarına kullanma hakkını vermez.
Şimdi büyük ihtimal bu yazıma bile "Sen nasıl bizim gazetemize iftira atarasın re re roo" diye saldıracaklar olacaktır.
Lütfen biraz akıl ve vicdan diyorum şimdiden.Muhalif olmayın demiyorum tabii ki olun bir ülkede adam gibi muhalefet çok önemlidir ama muhalefet bu şekilde Algı Yönetimi tekniklerini böylesi acıklı bir olayda kendi siyasi görüşü lehine kullanmaya çalışarak olamaz ve olmaması gerekir.

Aydın Serdar Kuru

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir