Ana içeriğe atla

iphone 7


Apple iPhone serisinin son yıldızı iPhone 7'yi bugün görücüye çıkartıyormuş. Telefon delilerinde müthiş bir heyecan var ki hiç sormayın. Şöyle hafifmiş böyle hızlıymış. (Daha önceki model tanıtımlarında söylenen lafların aynısı)

Ben çok elektronikten telefondan anlamam elimdeki külüstür iPhone 5 sağ olsun her işime yetiyor.

Ancak Algı Yönetiminden anlarım ve Algı Yönetiminde "ihtiyaç algısı yaratma" diye bir metot vardır.

Mesela ben Apple olsam ve elimde teknolojik imkan olsa yeni model hakkındaki dedikodu ve şayia zincirlerini modeli piyasaya sürmeden bir sene önce başlatırım. Modelin çıkmasına beş ay kalada şu anki telefonlarda kullanılan işletim sistemlerine bir güncelleme gönderirim. Güncelleme içine de minicik ufak bir program ekleyerek bu güncellemeyi yükleyen tüm telefonların aniden yavaşlamasını, yazı yazarken saçmalamasını,kendi kendine donmasını ve internete bağlanmada sorunlar çıkarmasını sağlarım.

Burada incelik sorunların hemen güncelleme yüklendikten sonra çıkmamasını sağlamak ve insanların sorunu telefonda bulmasına dikkat etmektir.

Bir süre sonra insanlar "benim telefonda çok eskidi kaldırmıyor hiç bir şeyi acaba şu yeni çıkan iPhone 7'yi pahalı mahalı alsak mı bu elimdeki beni çok sinir ediyor" konulu sohbetlere başladı mı olay bitmiş demektir. Gelsin yeni iPhone 7 önünde kuyruklar. Sonra aynı prosedürü iki sene sonra iPhone 8 için tekrar edersin..

Neyse gördüğünüz gibi telefondan ve teknolojiden hiç anlamıyorum canım sıkıldı biraz beyin cimnastiği yapayım dedim. Hiç olur mu böyle şey koca Apple firması ve Steve Jobsun manevi mirasçıları böyle acaiplikleri yapar mı..hem yapsa bile hemen ortaya çıkar.....değil mi ??

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…