Ana içeriğe atla

Haçlı Satrancı


2009 senesinde İtalyanın Floransa şehrinde deri ürünleri satan bir mağazada çektiğim bu resim aslında bugün yaşadığımız bir çok olayı anlatır niteliktedir.

Resimde gördüğünüz satranç tahtasının piyonları Haçlı Savaşlarından ilham alınarak tasarlanmıştır. Gördüğünüz gibi normalde siyah satranç taşlarının (Siyah kara kötü algısı) olduğu bölümde Haçlıları püskürten Selahaddin Eyyübi ve askerleri resmedilmiştir

Onların karşısındaki beyaz taşlarsa Haçlı askerleri ama herhangi bir Haçlı askeri değil beyaz üniforma üzerindeki kırmızı haçlarıyla Tapınak Şövalyeleri (ki dünya tarihinde çevirdikleri fesatlar ve Müslüman düşmanlıklarıyla ünlüdürler) bulunmaktadır.

Kısacası sevgili dostlar bu satranç takımının vermek istediği algı iyilik ve güzelliğin temsilcisi (beyaz) tapınak şövalyeleri kötülüğün temsilcisi (siyah) Müslümanlara karşıdır.

Haçlı seferlerinin üstünden yüz yıllar geçse bile bu imgeler Batının bilinç altında canlılığını korumaktadır ve sıradan bir mağazanın içinde bile karşınıza çıkabilmektedirler.

Bu satranç takımını bir metafor olarak düşünürsek aynı savaş bugün dünya arenası denen satranç tahtasında oynanmaya devam etmektedir ve taraflar esas olarak aynıdır.Bugün ülkemiz üzerinde oynanan oyunların temel sebebi Müslüman oyuncuların giderek güçlenmesini ve özellikle Türkiye'nin oyundaki diğer Müslüman oyuncuların "ŞAHI" pozisyonuna gelmesini önlemektir.

15 Temmuz darbe girişimi Müslümanların tarafında olduğu sanılan satranç taşlarından birinin aslında Tapınak Şövalyelerinin tarafında olduğunun anlaşılması ve ŞAH'ı içerden devirmeye niyetlenmesiydi.

Hayatta hiç bir detay rastgele değildir. Her konuyu ciddiyetle ele alıp düşünmemiz lazımdır çünkü ancak düşünürsek varız.

Sevgilerimle

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZARA İŞİNİN ALTINDAKİ FARE YENİĞİ

Önce haberimize bir bakalım.

http://www.hurriyet.com.tr/unlu-markanin-elbisesinden-fare-cikti-40280304

Efendim habere göre Amerikada ünlü bir markadan kendine elbise alan Amerikalı hanım kızımız kendini bir kaşıntı alınca elbiseyi kontrol etmiş ve şok geçirip bayılmış çünkü efendim elbisenin astarından minik ve ölü bir fareciğin pençeleri gözüküyormuş.Tabi hemen kıyameti koparmış ve ünlü firmayı dava etmiş. Firmada panik olmuş ve durumu inceleyeceklerini söylemiş.

Dikkat ederseniz haberde firma kimdir,nedir hiçbir bilgi yok.Haberdeki resimdeki marka kısmı da itinayla kapatılmış.

Şimdi işin daha bir detayı için size aynı olayı anlatan yabancı bir haber link'i veriyorum

http://gothamist.com/2016/11/14/zara_rat_dress_lawsuit.php

Bu verdiğim linkteki haber olayı daha da açıklığa kavuşturuyor ve bahsedilen firmanın hanımların ülkemizde de çok sevdiği Zaranın Amerika bayisi olduğunu anlıyoruz.

Şimdi benim takıldığım esas nokta firma değil, paylaştığım resimden de görebileceğiniz gibi söz konus…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…