Ana içeriğe atla

GÜLEN VE WASHİNGTON MİLYARDERİ.



Sevgili dostlar her ne kadar bu haftam oldukça yoğun ve yorucu geçse de gözlerimi gündemden pek ayıramadım ve dış basını izlemeye devam ettim. Gördüğüme göre gün geçmiyor ki ülkemiz aleyhine bir yalan ve saldırı kampanyası dış basında yer almasın. Herhalde Batılı ülkelerle sıcak savaş içerisinde olsak ancak bu kadar yaralayıcı propaganda yaparlardı. Şimdi gelelim en son yedikleri naneye.

1) ABD’nin en çok okunan haber sitelerinden biri olan Politico sitesinin Avrupa odaklı yayın yapan bölümünde FETÖ elebaşı Gülenle alakalı bir röportaj yer aldı. Röportajın orijinali burada

http://www.politico.eu/article/fethullah-gulen-full-interview-politico-turkey-coup-erdogan/

2) Baştanbaşa Güleni haksızlığa uğramış kendi halinde “barışçı” bir din adamı gibi göstermeye çalışan gollük pas sorularla dizayn edilmiş röportaj Türkiye’de yankı buldu. Hala okumadıysanız buyurun Yeni Şafağın haberi:

http://www.yenisafak.com/dunya/teroristbasi-gulenden-obamaya-cagri-erdogani-devir-yoksa-2530048

3) Öncelikle dikkat etmenizi istediğim husus röportajdaki algı yönetimi unsurları. Röportajın orijinal sayfasında kullanılan resme dikkat ederseniz FETÖ nedir Gülen kimdir bilmeyen bir insanı etkileyecek bir imaj çizilmiş. Modern bir kütüphanede arkasında bir ton süslü yaldızlı kitap bulunan “modern” görünüşlü ve “şık” takım elbiseli yaşlı bir adamcağız elinde kitap poz veriyor. Bu imaj bir terör liderinin değil entelektüel bir düşünce adamının imajıdır. Yani röportaj daha başlamadan okuyucunun zihnine bir ön atış yapılmakta. Görsel yönlendirme atışından hemen sonra gelen röportaj başlığında Gülen için kullanılan ilk sıfat “reclusive Muslim cleric” yani böyle elini ayağını hayattan çekmiş kendi halinde bir Müslüman din adamı anlamındadır (Yersen tabi)

4) Kısacası bu bahsettiğimiz röportaj tamamen dizayn edilmiş ve amacı FETÖ elebaşı Güleni dünya kamuoyu önünde aklamak için oluşturulmuş bir propaganda materyalidir. Peki, ama neden? Bu propagandayı yapan Politico denen haber sitesinin bu işten çıkarı ne? Araştırmacılıkta doğru soruyu sorarsanız doğru cevaba ulaşma şansınız da vardır.

5) Röportajı yapan Politico muhabiri Nahal Toosi isimli bir kadıncağız. Kendisi uzun süre AP haber ajansında Pakistan ve Afganistan merkezli dış haberler yapmış. Bu işi o kadar iyi becermiş ki Usame bin Ladin Amerikan askerleri tarafından öldürüldükten sonra kendisinin öldürüldüğü evin bulunduğu Pakistan’ın Abbottabad şehrine giren ilk yabancı gazetecilerden. Şimdi burada biraz duralım. Pakistan ve Afganistan’da gazeteci demek Amerikan ordusu ve özellikle CIA tarafından onaylanan seçilmiş ve bağlantılı gazeteciler demektir. Hele Usame bin Ladin fanatikleriyle dolu bir şehre Ladin öldürüldükten hemen sonra girebilmek CIA’nin son derece iyi koruduğu ve bölgeden haber geçmesine izin verilen bir gazeteci demektir. Yani neymiş Gülenle röportaj yapan kadın muhabir CIA’nin sevdiği “gazetecilerdenmiş”.

Bu “sevimli” gazeteci hakkında bilgi için. Bakınız:
http://www.politico.com/states/staff/nahal-toosi

6) Gelelim şimdi “sevimli” gazeteci bayan Nahalın patronuna. Politico haber sitesinin sahibi Robert L. Allbritton isimli genç bir milyarder. Kendisi hem medya alanında büyük yatırımlara sahip hem de Perpetual Capital Partners isimli dev bir finans kuruluşunun patronu. Yani patron hem medya patronu hem de banker.

Allbritton’u merak ettiyseniz buyurunhttp://www.politico.com/staff/robert-l-allbritton

Sahibi olduğu finans kurumunun sitesi de budurhttp://www.perpetualcapitalpartners.com/about/

Finans kurumunun sitesinin baştan aşağı Amerikan başkentinin simgeleriyle dolu olmasına dikkat edin.

7) Hem medya hem de para gücünü kontrol eden Allbrittonun kendisi gibi medya ve para gücüne bayılan FETÖ elebaşı Gülene arka çıkması normaldir çünkü Allbritton ailesi genel olarak darbecilere bayılan bir aile. Albritton efendinin esas parası kendi alın terinden değil babasının servetinden gelmektedir ve artık bu dünyada olmayan babası Joe L. Allbritton esas ilgi çekici karakterdir.

8) Baba Allbritton İkinci Dünya savaşı sıralarında Amerikan Deniz Kuvvetlerinde bulunduktan sonra emlak alım satım işine girmiş parayı vurup özellikle Amerikan başkenti Washington’da büyük gayrimenkuller almış ve televizyon, gazete gibi alanlara yatırımlar yapmıştır. Bu dönemlerde özelikle Amerika’nın Cumhuriyetçi partisiyle derin ilişkiler içinde olmuş ve Washington’da son derece etkili bir insan haline gelmiştir. Başkent Washington’da olup da Allbrittonun tanımadığı etkili bir insan yok gibidir. Amerika’nın eski Cumhuriyetçi başkanları Reagan ve baba George Bush ile de çok yakın ilişkileri bulunmaktaydı. Kısacası Gülenle röportaj yapan medya sitesinin kurucusu ve şu anki patronunun babası Amerikan politik sisteminin en güçlü adamlarındandı.

9) Güney Amerika ülkesi Şili’de demokrasiyle gelmiş hükümeti CIA yardımıyla deviren ve sonrasında on binlerce insanı katleden General Pinoşede baba Allbrittonun en favori dostlarındandı. General Pinoşenin Şili’den çaldığı milyonlarca dolar Allbritton ailesinin sahibi bulunduğu Riggs bankasının müşfik gizli hesaplarında tutuluyordu. Bu Riggs bankasının bir başka özelliği de yönetim kurulu başkanının Amerikan Başkanı George Bush’un öz be öz kardeşi Jonathan J. Bush olmasıydı. Kısacası darbeci generalin çaldığı paralar “emin” ellerdeydi.

10) Baba Allbrittonun darbeci parası severliğine bir başka örnekte altında büyük petrol rezervleri olan Afrikanın Ekvator Ginesi ülkesinin başına 1979 yılında gene bir CIA darbesiyle gelen ve ülkesinde kesmedik adam bırakmayan diktatör Mbasago’nun hem devlet hesapları hem de kendi özel hesaplarının gene Riggs bankasında bulunmasıdır. Bu fakir ülkeden çalınan bir milyar dolardan fazla para, baba Allbrittonun bankasında tıkır tıkır faiz kazanmaktadır. Baba Allbrittonun ilişkilerini konu alan güzel bir makale için bakınız :

https://newrepublic.com/article/111093/joe-allbritton-what-those-glowing-obits-didnt-tell-you

Çok uzatmadan toparlıyorum. Görünen resim şudur.
FETÖ örgütü lideri Güleni “hakkı yenmiş barışçıl bir din adamı” gibi gösteren ve Türkiye ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir ton hakaret ve tehdide yer verilen ve muhtemelen CIA bağlantılı bir muhabirin gollük sorularıyla ortaya çıkartılan röportajın yayınlandığı medya organının ölmüş kurucusu ve oğlu Amerikan derin devleti, CIA ve türlü darbecilerle çıkar ve para ilişkileri olan insanlardır.

Bu röportaj ve bağlantıları bile Türkiye üzerinde kimlerin ne oyunlar oynadığını çok iyi ispatlamaktadır. Bu konuyu araştırırken benim aklıma gelen ise şu olmuştur. Acaba oğul Allbrittonun finans kurumunda FETÖ’nün topladığı milyon dolarlık himmet paralarını içeren hesaplar bulunuyor mu ve FETÖ darbesi başarılı olsaydı Allbritton ailesi Gülen’ e daha önce Pinoşeye ve başka darbecilere verdikleri gibi bir finans hizmeti verecek miydi?

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …