Ana içeriğe atla

MODERN ŞEYH





Sevgili dostlar,

Toplumun belli bir kesimini oluşturan yüksek eğitimli, iyi gelirli ve yüzü daha çok Batıya dönük camiada modern şeyhlerin sayısı giderek artmaktadır. Tabii şeyh dediğim zaman bildiğimiz anlamda klasik ve İslami bir şeyh kavramından bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim “şeyhler” Kişisel Gelişim, New Age ve Koçluk alanlarında cirit adan kendinden menkul şeyhlerdir. Kendilerine farklı isimler ve sıfatlar taksalarda büyük oranda rant içeren bu sektörde insanlara sahte umutlar ve uydurmasyon sistemler satarak çok güzel paralar kazanmakta ve etraflarından büyük sevgi ve saygı görmektedirler. Bu başarılarının ardında yatan bir takım prensipleri gelin beraber inceleyelim ve “modern şeyh” olmak isterseniz bir faydamız olsun sizlere.

1) Bu işte tipiniz ve imajınız çok önemlidir. Ya ciddi anlamda iyi giyinen klas ve bakımlı bir imajınız olacak ya da zeki, entelektüel ve mümkünse gözlüklü bir duruşunuz (gözünüz bozuk değilse düz cam gözlükler takın). Akademisyen veya Mühendis imajı vermek içinde kareli gömlekler, Smart Casual kıyafetler çok önemlidir. Kısacası zeki ve uzman gözükmeniz lazım çünkü insanların büyük kısmı dış görünüşten etkilenir ve kitapları kapaklarına göre seçerler.

2) Konuşma biçiminizi de ayarlayın. Eğer klas bir imaj vereceksiniz iyi bir diksiyon dersi almanızı öneririm. Yok entelektüel bir şeyh imajınız olacaksa kullandığınız kelimelerin içine bol bol bilimsel terimler, İngilizce, Fransızca ve Almanca gibi yabancı dillerden laflar ekleyin. Unutmayın ne kadar karmaşık ve anlamsız konuşursanız insanlar sizin daha akıllı ve derin olduğunuzu farz eder. Uzun seneler yurt dışında “gerçeği” aradığınızı falan ima ederseniz iyi olur. Amerika da birkaç sene geçirmek her modern şeyh adayı için olmazsa olmaz farzlardandır.

3) Mutlaka yazdığınız bir kitabınız olsun. Ne kadar kalın olursa o kadar iyidir. Bu kitapta tamamen kendinize özgün bir şeyler uydurmayı da unutmayın. İzlemeniz gereken ana tema şudur “Siz çok akıllısınız, dünyanın tüm gizemlerini çözdünüz ve sırlarınızı kitabınız ve kurslarınız sayesinde insanlara satıyorsunuz. “ Sizden önce kimsenin bulamadığı yepyeni bir fikir bulduğunuzu ileri sürün. Bu yeni uydurmasyonunuza da mutlaka hedef kitlenizin hoşlanacağı kelimeleri kullanarak bir isim verin. Mesela yüksek eğitimli ve teknoloji düşkünü bir kitleniz varsa Format, Maksimum, Sistem, Entegre gibi bilimsel kelimeler kullanın. Mesela hemen bir tane uyduruyorum. “Maksimum Format Entegre Sistemi”. Bulduğunuz ismi de hemen harflerle kısaltın mesela MFES diyebilirsiniz. Hedef kitleniz buna bayılacaktır. MFES workshop veya MFES grubu falan kulağa çok hoş gelir ve dağıtacağınız kağıt diplomalarda çok güzel durur. Dünyanın tüm karmaşasını ve insan dediğimiz varlığın öngörülemez ruh halini bu uydurduğunuz şeyle çözdüğünüzü ve formüle dönüştürdüğünüzü sık sık belirtin. Hedef kitleniz mühendisler buna bayılacaktır hele bir de kendiniz de mühendis ya da yazılımcı falansanız yaşadınız.

4) Hedef kitleniz ne kadar realist olursa olsun kurduğunuz sistemin bir hikayesi de olmalı. Mesela “depresyon geçirdiğim bir dönemimde bir anda bilgisayarımın prizine bakarak aydınlandım ve tüm sistemi çözdüm” diyebilirsiniz veya “yağmurlu bir günde araba sürerken bir anda içimden gelen bir ses bana Maksimum Format dedi” falan dersiniz. İnsanlar böyle ruhani uyanış hikayelerine bayılır. Korkmayın atıp tutun mutlaka size inanacak birileri çıkacaktır çünkü anlattıklarınız tam da onların duymak istedikleri şeylerdir.

5) Kitabınızda ve eğitimlerinizde bol bol teknolojik sunumlar, tablolar, istatistikler kullanın. Kendi kafanızdan simülasyonlar ve rakamlar uydurun. Dünyayı birkaç formülle çözdüğünüz imajını verin. Sunumlarınız ne kadar bol rakamlı, tablolu ve teknik çizimli olursa o kadar bilimsel olduğunuz sanılacaktır.

6) Bu arada yeni kurduğunuz yani uydurduğunuz sistemle diğer bazı psikolojik ekolleri veya sizden önce uydurulup kabul görmüş teknikleri birleştirin. Mesela deyin ki “MFES sistemimiz dünyaca ünlü Psikanaliz, NLP, EFT metotları incelenerek geliştirilmiştir” gibi bir şey atabilirsiniz. Ya da You Tube üzerinden dünyaca ünlü bir antropoloğun konuşmasını izleyip daha sonra şunu söyleyebilirsiniz büyük bir iç rahatlığıyla “MFES sistemimiz dünyaca ünlü antropolog Robert Nakamura’nın çalışmalarından da ilham almıştır ve kendisiyle yoğun bir workshop süreci geçirilmiştir”. Korkmayın atın tutun, insanların ne kadar fazlasının size inanacağına siz bile şaşıracaksınız.

7) En önemli mesele dinlere karşı mesafeli bir tutum içinde olmanızdır. Açıktan dini eleştirmeyin ama Allah veya Tanrı gibi kelimeleri de mümkün olduğunca kullanmayın. Bazı kesimlerde ne kadar dinsiz olursanız o kadar akıllı gözükürsünüz. Hele sizi takip edenler arasında dini inancı güçlü olanlar varsa bunları zaman içinde dışlayın çünkü tehlike yaratabilirler. Unutmayın sizin dininiz kurduğunuz sistem ve bu dinin tek peygamberi de sizsiniz. Dünyadaki her şeyi açıkladığınız Sistem konusunda size birisi çıkar da “iyi de kardeşim bu bahsettiğin Sistemi yaratan kim” falan diye sorarsa ya işi gargaraya getirin ya da o kişiyi çevrenizden uzaklaştırın.

8)Kitaplarınız sattıkça, İnternet siteniz ve sosyal medya araçlarınız tıklandıkça ve eğitimleriniz fazlalaştıkça müritleriniz de artacaktır. Bu müritler sizi gözlerinde büyüttükçe büyütecekler ve çok garip bir şekilde kendilerinin sürekli karşı olduklarını söyledikleri eski tip Şeyh takımından çok daha fazla saygıyı size göstereceklerdir. Tabii sizin sürekli yenisini uydurduğunuz eğitimlere de birçok para bayılacaklardır. Bu arada eğitimleri sürekli geliştirmeniz ve kademeli hale getirmeniz gerekir. Mesela MFES eğitimi deyip geçmeyin. MFES Seviye 1. Eğitimi veya MFES üst düzey uzman eğitimi falan gibi yeni eğitimler uydurun. Bu eğitimlerin bazılarına herkesi almayın mesela “bizim MFES ultra eğitimimize sadece üst düzey psikologlar ve bilim insanları katılabilir” deyin. Böyle bir eğitimi hiç vermemiş olsanız bile insanlar sizin ne müthiş bilgilere sahip olduğunuzu düşüneceklerdir.

9)Son olarak müritlerinize büyük amaçlar aşılamanız lazımdır. Mesela tüm Türkiye’yi hatta Dünyayı değiştirmeyi hedefleyen okul, dernek ve vakıf projeleri ortaya atın. Amerika’ya ve Avrupa’ya tatile gittiğiniz zaman sanki oralara uydurduğunuz sistemi tanıtmak ve üst düzey entelektüellere ders vermek için gittiğinizi söyleyin. İnsanlar kendilerinden daha büyük amaçları olan oluşumlara daha büyük ilgi gösterir ve kesenin ağzını açarlar bunu sakın unutmayın.

Evet modern bir şeyh olmak için genel olarak uymak zorunda olunan kurallar basitçe bunlardır. Daha geniş bilgi için yakın zamanda açacağım “Maksimum Liderlik ve Şeyhlik Eğitimlerime” katılabilirsiniz. Fiyatı da şimdiden söyleyeyim: Bir günlük yoğunlaştırılmış eğitimimiz 10 bin liradır, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemezsiniz artık. (Şaka şaka şimdi bunu ciddiye alıp bana eğitim için başvuranlar olur neme lazım ŞAKA diyeyim de başım belaya girmesin)

Sevgilerimle
Aydın Serdar Kuru
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…